Acil durum hastanesinin eksiklikleri giderilmelidir

   Geçtiğimiz mart ayından beri yapılması gündemde olan, yapımı yılan hikayesine dönen, o tarihten beridir bir türlü hayata geçemeyen, yapımı için devamlı tarih verilen, Pandemi hastanesi geçtiğimiz hafta itibarı ile resmi törenle açıldı. Hastanenin yapımını gerçekleşmesini sağlayan Türkiye devlet yetkililerine ve emeği geçenlere teşekkür ederiz. Hastanenin yapılmasından halk olarak çok memnun olduk.
   Acil Durum Hastanesinin, her türlü acil vakaya müdahale edilebilecek şekilde tam donanımlı bir hastane olması bekleniyor. Pandeminin sona ermesinden sonra, Acil Durum Hastanesi’nin, acil servis olarak veya acil durumlar için hizmet vereceği söyleniyor. Şu anda ise sadece PCR testleri yapılıyor.
   Acil Durum Hastanesi 100 yatak kapasiteli olacak, Hastanede, 64 tek kişilik oda, 48’e çıkabilecek şekilde 24 yoğun bakım yatağı, 12 acil servis yatağı yer alacak. Hastane de 6 ameliyathane, 1 tane MR, 1 tane bilgisayarlı tomografi, 2 tane ultrason, 2 tane röntgen cihazı, diyaliz üniteleri ve anjiyo sistemi bulunacak.
   Aldığımız bilgiye göre, hastanede çalışmaların sürdüğünü, bazı yerlerde inşaatların devam ettiğini, bazı odaların henüz düzenlenmediğini, ancak birkaç hafta içinde tam anlamıyla hizmete girmesinin planlandığını öğrendik.
   Sadece bina yapımı ve ekipman alımı ile hastane çalışamaz. Tam donanımlı çalışması için, gerekli doktor, hemşire, teknisyen ve diğer sağlık çalışanlarının da kadrolu olarak istihdam edilmesi şarttır. Özellikle anestezi doktoru ve tecrübeli yoğun bakım hemşiresi açığı ivedi olarak giderilmelidir.
   COVID 19 vakaları Dünyada, Türkiye’de ve Güney Kıbrıs’ta artmaktadır. Özellikle, sınır kapılarında testlerin düzenli yapılması ve karantina şartlarına muntazam uyulması vakaların artmasını engelleyecektir.
   Ülkemiz şu anda vaka sayısı bakımından endişe edilecek bir düzeyde değildir. Ancak tedbiri elden bırakmamak gerekmektedir. Aksi halde, vakaların artması, kapanmaları gündeme getirebilir. Bu da, zaten iyi durumda olmayan ekonomimizi daha da kötü duruma götürür.
   Havaların soğuması ve kış mevsimi ile birlikte, kapalı alanlar kullanılacağı için, gribal enfeksiyonlar da artabilecektir. Bu nedenle önümüzdeki aylara yönelik tedbirler şimdiden alınmalı, ihtiyaç duyulacak personel, ilaçlar ve ekipmanlar şimdiden tamamlanmalıdır.
   Yeni bir yöntem olan ev karantinasına yönelik, elektronik bileklik uygulaması denenmeye başlamıştır. Uygulamanın başarılı olması için, takip ve kontrol çok önemlidir. Karantinada olan kişilerin evlerine gidilerek kontrol edilmeleri, sistemin başarıya ulaşılmasına mutlaka katkı sağlayacaktır.
   Ev karantinasının başarı ile uygulanması, karantina merkezlerine devletin ödediği masraflarını da azaltacaktır. Ayrıca, insanlarımız da kendi evlerinde psikolojik olarak daha huzurlu olarak karantina sürelerini geçireceklerdir.
   Ülkemizde şu anda yoğun bakımda COVID 19 hastası bulunmaması ve tedavi gören hastaların durumlarının da iyi olması sevindiricidir. Ayrıca, hastanelerdeki solunum cihazı sayısının da, artarak 200 civarına ulaşması memnuniyet vericidir. Asıl önemli olan ise, yoğun bakım kapasitesinin de artmasıdır ve bunun içinde çalışılarak gerekli hazırlıklar yapılmalıdır.
   Grip aşısı konusuna da değinecek olursak, bu yıl dünya genelinde talepten dolayı grip aşısında sıkıntı olduğu söylenmektedir. Grip aşısı bu yıl Türkiye’de de az miktarda bulunmaktadır. Ülkemize Avrupa’dan bir miktar aşı gelmiştir ama yeterli değildir. Türkiye den de aşı gelmesi beklenmektedir.
   Sağlık Bakanlığı, Acil durum hastanesinin işleyişi ile ilgili bir çalışma yaparak gerekli organizasyonu tamamlayıp, bunu sağlık çalışanlarına duyurmalıdır. Bu konuda daha fazla gecikilmemelidir.
   Lefkoşa Devlet Hastanesinde, pandemi merkezine dönüştürülen birçok servis ve bölüm süratle eski haline getirilmelidir. Mademki, pandemi hastanesi tamamlandı, bu servisler de branş hizmetlerine ve hasta kabullerine esas yerlerinde başlamalıdır.
   Yoğun bakımda hastamız yok, vaka sayımız düşük diye rehavete kapılmamalı, Pandemi hastanemizi özellikle sağlık çalışanı, ekipman ve alt yapı olarak kış mevsimine ve oluşabilecek yoğun vaka olasılığına karşı mutlaka hazır tutmalıyız. 1 Temmuz sonrası yurt dışından açılmalar sonucundaki dönemi ders olarak görmeli, günde 40- 50 vaka ile yaşadığımız paniği unutmamalı ve hazırlıklarımızı kötü senaryolara göre planlamalıyız.
   Güney Kıbrıs, Türkiye ve Avrupa da yoğun şekilde vaka sayısı artmış ve tekrardan kapanmalar başlamıştır. Devlet yetkilileri, ülkeye girişler konusunda ve karantina uygulamalarından taviz vermemeli, vatandaşlar da gerekli virüs tedbirlerinden kaçınmamalı, kendilerini ve ailelerini korumalıdır. Sağlık sistemimizin, ekonomimizin ve halkımızın yoğun vakalara ve yeniden kapanmaya tahammülü yoktur.
  

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104