Acilen nüfus sayımı yapmalıyız…

Şimdi soruyorum: Kıbrıs’ta komşularımızdan siyasi eşitlik istiyoruz değil mi? Bence de son derece haklı ve doğru bir talep. Zaten hangi siyasi görüşten, hangi olası çözüm yönteminden yana olursa olsun buna itirazı olan birisi yok herhalde.

Cumhurbaşkanı seçimleri ile nüfus sayımı…

Peki o halde ikinci soruya geçelim: Biz kimin için istiyoruz bu eşitliği? Kıbrıslı Türkler için değil mi? Bu da doğru. Buraya kadar hiçbir sorun yok. Sorun bu aşamadan sonra başlıyor… Nasıl mı? Şöyle izah edeyim:

Malumunuz Nisan 2020’de Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıyoruz. Olası adaylık durumlarına önce soldan baktığımda en başta mevcut cumhurbaşkanı potansiyel aday. CTPde bir cumhurbaşkanı adayı çıkarıyor.  Belki solun bir adayı daha olabilir.

Sağa geçtiğimizde; hükümetin büyük ortağı UBP’nin bir cumhurbaşkanı adayı olacak. Sonra DP de bir aday gösterecek. Muhtemelen YDP de ilk turda bir aday çıkarır.

Bir de liberal diyebileceğimiz hükümetin küçük ortağı HP’nin de bir cumhurbaşkanı adayıyla yarışa katılacağını düşünürsek şimdiden yedi adayı bulduk.

Bu adaylar arasında cumhurbaşkanı makamından başbakana, başbakan yardımcısına ve dışişleri bakanına kadar güçlü figürler olacak.

Beynelminel Camia ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri…

İşte bu noktada pek kıymetli devlet büyüklerimize sormak istiyorum… KKTC’nin nüfusunu bilmeden yapılacak bu seçim son derece sıkıntılı değil mi? Nüfusu tam olarak bilinmeyen, seçmen listeleri güncellenmeyen bir toplumda demokratik ve şeffaf bir seçim yapmak mümkün müdür?

Nüfusumuzu bilmeden yapılacak bir seçim uluslararası alanda tanınırlığa ve kabul edilebilirliğe sahip tek kurumumuz olan Kıbrıs Türk Liderliği makamını beynelminel camia açısından sıkıntılı bir duruma düşürmez mi?

Seçimden sonra son derece önemli ve kritik bir sürece gireceğimize göre nüfus sayısını bilmeden yapılacak bir seçimle bu makamın meşruiyetine neden kendi elimizle bomba yerleştiriyoruz? Bu rizikolu durumla ilgiliyukarıda saydığımız olası adaylar neden herhangi bir adım atmıyorlar?

Öyle ki adaylar arasında bugünkü hükümetin iki ortağının da cumhurbaşkanı namzeti göstereceği aşikarken bu tartışmaya göz göre göre neden seyirci kalınıyor?

Siyasi istismar konusu yaptırmayalım…

Şurası kesin ki; Kuzey Kıbrıs’ta uluslararası alanda kabul edilen tek seçimimize şaibe düşürmeye kimsenin hakkı yoktur. Bu duruma dur demek her şeyden önce vatansever olan herkesin acil görevi olmalıdır.

Bu konu siyasi istismar konusu edilmeyecek kadar ciddi ve kritiktir. Siyasiler yarın karar verse ciddi ve güvenilir bir nüfus sayımı yapıp seçime güncel ve doğru nüfus sayımızla gitmek en doğru olandır.

Nüfus konusu biz de hep tahminler, söylentiler üzerinden şekillenir oldu. 1974 sonrası nüfusumuz 120 bin iken bugün de facto nüfusun 470 ile 490 bin arasında olduğu ciddi biçimde konuşuluyor.

Hatta güncel de facto nüfusun sayısı konusunda 14 Mart 2019 tarihinde üst düzey yetkililer(Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı) de aralarında yüzbinlerle ifade edebileceğimiz ciddi bir fark üzerinden anlaşmazlığa düştüğünü hatırlıyoruz.

Herhalde herkes farkındadır ki, “ciddi biçimde konuşuluyor” diye biten cümlenin kendisi bile tuhaf. Ama ülkenin siyasileribile nüfus sayısıyla ilgili açıklayıcı ve tatmin edici bir yanıt bulamıyorlar. Hakikat de bu!

Nüfus sayımı yapmanın maliyeti mi yoksa şaibenin utancı mı?

Nisan 2020 seçimlerinde yukarıda muhtemel adaylar arasından birisi kazanacak ve bu seçilen lider seçilmeden şaibeli duruma düşecek. Hiç abartmıyorum, bu nüfus meselesi seçimin bu koşullarda yapılmamasına, ertelenmesine yol açabilecek kadar acil bir konudur.

Bu meselenin hâlâ çözülmemiş olması mevcut Cumhurbaşkanından Başbakana ve diğer bakanlara kadar herkesi bağlıyor.

Kıbrıs Türklerinin dişinden tırnağından keserek ciddi bir bütçe harcanarak yapılacak seçimleredaha yapılmadan şaibe düşürülüyor.

Peki ne yapılabilir? Cevabı basit bir soru. Nüfusumuzu tüm detaylarıyla öğrenmemiz gerek. Burada kaç kişi bir arada yaşıyoruz, bunun ne kadarı seçmen konumunda ne kadar seçmenimiz kayıtlarda görünmesine karşın ülkede ikamet etmiyor?

Bu gibi soruların yanıtını bulmak, dolayısıyla mevcut duruma ilişkin acil önlem almak o koltuklarda oturan başta cumhurbaşkanı olmak üzere Başbakan, dışişleri bakanı, içişleri bakanı ve diğer tüm siyasilerin, muhalefetiyle iktidarıyla ortak sorumluluğundadır.

Lütfen bir yasa çıkarın, nüfus sayımı yapın ve güvenilir biçimde sonuçları açıklayın…

Bugünden tezi yok bu konuda adım atılmalıdır. Adım atılmaması; Cumhurbaşkanının, iktidarın ortaklarının, ana muhalefetin ve diğer muhalif partilerin nüfus sayımı yapılması konusunda seslerini çıkarmıyor olmaları bu şaibeye ortak oldukları anlamına gelir. Bu sorumluluktan kimse kaçamaz…

Yazının başında söylediğimiz gibi Kıbrıslı Türklerin uluslararası alandaki tek temsiliyet kurumu olan cumhurbaşkanlığı makamı için bu özveri gösterilmeli, nüfus sayımız güncel ve doğru biçimde sayılmalı ve bu uluslararası alanda paylaşılmalı.

Aynı şekilde devam edersek, Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs uyuşmazlık görüşmelerinde haklarını savunacak ve müzakere edecek olan liderin seçimi şaibeli olursa bunu kimseye anlatamayız.

O halde sayın yöneticilerimiz, siyasetçilerimiz… Lütfen oturun yasa çıkarın. Meclis’te karar alın ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini güncel ve doğru nüfus sayımı verileriyle yapın.

Yoksa öyle aday çıkmak veya seçim kazanmak marifet değil. Aklınızı başınıza alın…

Kıbrıslı Türklerin onuruyla daha fazla alay etmeyin… Siyasi eşitlik talep edecek makam için şaibeli bir nüfus sayısıyla seçim yapılmamalı…

Şayet uluslararası alanda ciddiye alınmak, hatta onun da ötesinde kendimiz için demokratik ve şeffaf bir seçim yapmak istiyorsak bunu yapmaya mecburuz.

Bugüne dek böyle gelmiş olabiliriz ama böyle gidemeyiz, artık kaçış yok.

YORUM EKLE

banner107

banner96

banner108