Adilane bir paylaşım ve oluşumla kollar sıvanır!

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, arkadaşlarıyla birlikte modern Türkiye Cumhuriyeti’ni kurana kadar ne badireler atlattığını dün bu sütunda özetle yazdık. Yedi düvele karşı çok zor şartlar altında verilen çetin mücadelenin başarıyla ve zaferle sonuçlanmasında, azim, inanç ve kararlılığın etkisi inkâr edilmez.

O mücadelede yılgınlık, yorgunluk yoktu. Savaşlardan bitkin bir halde olan Türk ulusunu yeniden ayağa kaldırmak ve kurtuluşa hazırlamak yürek isterdi. İşte Atatürk ve silah arkadaşları bir imkânsızı başarmıştı.    Yabancı otoriteler de, bu gerçeği her zaman kabul ve itiraf etmektedirler.

Kurtuluşa atılan adım 19 Mayıs 1919’da Atatürk’ün Samsun’a ayak basmasıyla başladığından bu tarihi yıldönümü “Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaktadır. Yüzüncü yıldönümünde Kıbrıs Türkü de Ata’sına bağlılığını bir kez daha gösterdi, O’nun ilkelerini, ideallerini, düşüncelerini benimsediğini yeniden kanıtladı.

Tarihi yıldönümünün ardından 19 Mayıs ruhunun yarattığı düşüncelerden hareketle kendi gündemimize dönecek olursak, ilk maddesinde hem de iri puntolarla iki kelimeden ibaret ‘Yeni hükümet’ yazısını görüyoruz.   Toplumun beklentisidir bu ve her şey yeni koalisyon hükümetinin oluşumuna odaklanmış durumdadır. Her iki partinin başkan ve yönetim kadrolarında bulunanlar da, zaman kaybının toplumun zararına olduğunun bilincindedirler.

Koalisyonu oluşturacak partilerin, (UBP-HP) ebette partisel çıkarlarını da dikkate almalarının bir hak olduğunu anlıyoruz. Günün sonunda elini taşın altına koyacak olanlar onlardır. Herkes de sorumluluk bilinci içinde görevinin başında yer alacaktır. Hafta sonu prensiplerde uzlaşıya varıldığına göre, hangi dairenin, hangi kurumun hangi bakanlığa bağlı olacağı konusu da önemli olabilir, ancak oluşuma engel teşkil etmemelidir.

En önemlisi toplum hizmet beklemektedir ve de hizmet anlayışında toplumsal çıkarlar en ön planda tutulmalıdır. Hükümeti kurma görev ve yetkisini Cumhurbaşkanından alan ve temaslarını sürdüren Ersin Tatar’ın babası, iyi saatte olsun Rüstem Tatar, geçirdiğimiz zor günleri en iyi bilenlerdendir. Dr. Küçük, Denktaş ve Örek’le mesaileri olmuş, düze çıkabilme adına ne tür fedakârlıklarda bulunulduğunu bizzat görmüş, yaşamıştır.

Geçmişe kıyasla her bakımdan daha iyi koşullarda olduğumuz bu dönemde, darboğazı aşarak, düze çıkma yolunda azimli ve kararlı adımlara ihtiyaç vardır. Zor bir görevdir, ama inançlı olduktan sonra başarmamak söz konusu değildir. Avuç içi kadar bir ülkede hükümet etmek hem zor hem de kolaydır. Yarım kalmış projeler, hizmetler el atmayı beklemektedir. Sorunları burada yine tekrarlayacak değiliz. Zaten tekrarlamakta da bir yarar görmüyoruz.

Üzerinde çok konuşulan, ancak bir türlü gerçekleştirilmeyen reformlar, ayrıca Türkiye ile imzalanması gereken ekonomik ve mali protokol sırada bekleyen konulardır. Daha nice sorunlar çözüm diye beklenti içindedir.

Bu nedenle daha fazla zaman kaybına tahammül yoktur. Yapılacak o kadar çok iş vardır ki, hükümeti kuracak olanların adeta zamanla yarışması gerekecektir. Adilane bir paylaşım ve oluşumla kolların sıvanmasını bekliyoruz.

***

 

“IQ0S YÜZDE 95 DAHA AZ ZARARLI”

Philip Morris International’ın, zararı azaltma potansiyeli taşıyan ürünü IGOS’un Kuzey Kıbrıs’ta yetişkin sigara tüketicilerinin yaşamını büyük ölçüde etkilediği ifade edildi. Bu sayının 20 bin dolayında olduğu belirtilirken, dünyada 45 ülkede yaklaşık 7.3 milyon yetişkin sigara tiryakisinin, sigarayı tamamen bırakıp, bu ürünü kullanmaya başladığı kaydedildi.

Geçen akşam konuya ilişkin düzenlenen basın sohbetinde bilgi veren Kaner Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Serhan Kaner, ürünün Kuzey Kıbrıs’ta ikinci yılına girdiğini söyledi ve özetle şunları dile getirdi:

“Tabii ki en iyisi sigaraya hiç başlamamaktır. İçiyorsanız da en iyisi bırakmaktır. Ama içmeye devam edecek yetişkinler içinse en iyi seçenek, sigaraya kıyasla daha az riski bir alternatife geçmeleridir. IQOS tütünü yakmayıp ısıtır. Böylelikle dumansız bir alternatif sunulur. Geçtiğimiz günlerde Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından kamu sağlığının korunması için uygun olduğu teyit edilerek, ABD’de satışına izin verilen IQOS’un, Adamızda binlerce kişinin hayatını değiştirdiğini görmekten çok mutluyuz. Kuzey Kıbrıs dumansız ada olma yolunda emin adımlarla ilerlerken, biz de yetkilileri buraya getirmek için uğraş vereceğiz.”

Basın sohbetinde çeşitli açıklamalarda bulunan ve soruları yanıtlayan yetkililer, İsviçre’de tasarlanan ürünün sigaradan farklı olarak tütünü yakmadan ısıttığını ve bu sayede sigaraya kıyasla yüzde 95 daha az zararlı kimyasal oluşturduğunu vurguladılar. Bu üründe bağımlılık yapan nikotin hariç, zararlı kimyasalların çok büyük ölçüde azaldığına dikkati çeken yetkililer, “daha az zararlı olmasına rağmen, tamamen risksiz değildir” dediler.

Yetkililerin konuya ilişkin verdikleri bilgileri özet olarak aktarmaya çalıştık. Sonuçta bize sorarsanız, en iyisi sigaraya hiç başlamamak, sigaradan uzak durmaktır.

 

YORUM EKLE