Akacan’ın ‘talimat’ verdiği açıkça belli

banner37

Erhan Başay ile Zeki Asımoğlu’nun darp edilmesi olayının faili olarak Girne Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan işadamı Bulut Akacan ve korumalarının davasında iddia makamı dün meselenin tahkikat memuru olan Hüseyin Soyel’i tanık kürsüsüne çıkardı:

banner87
Akacan’ın ‘talimat’ verdiği açıkça belli
banner99

MAHKEMEYE 5 YENİ EMARE SUNULDU… Sanık Bulut Akacan, Orçun Özorçun ve Vasıf Kurbanov’un Girne’de faaliyet gösteren ‘Foodforfit’ isimli restoranda Erhan Başay ve Zeki Asımoğlu’na yönelik ‘yasa dışı saldırıda’ bulunma suçlarından itham edildiği davada, dün iddia makamı meselenin tahkikatını yürüten polis memuru Hüseyin Soyel’i tanık kürsüsüne çağırdı ve sanıklara getirilen ‘yazılı dava tebliğleri’, sanık Bulut Akacan’ın ‘gönüllü ifadesi’ ve ‘olay yeri fotoğrafları’ olmak üzere mahkemeye 5 yeni emare sundu. Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyeti ise duruşmayı kaldığı yerden devam edilmek üzere 10 Ekim tarihine tehir etti.

“AKACAN ‘VUR’ DESE VURACAKLAR, ‘KIR’ DESE KIRACAKLARDI”… Tanık kürsüsüne çıkan Hüseyin Soyel, 7 Ocak gününde yaşananlarla ilgili yürüttüğü soruşturmayı mahkemeye aktardı. Kamera görüntülerinde sanık Bulut Akacan’ın korumalarına ‘talimat’ verdiğinin açıkça belli olduğuna işaret eden Soyel, “Sanık Bulut Akacan, sanık Orçun Özorçun’a eliyle ‘dur bekle’ diyor ve sanıkta onu dinliyor. Ayrıca, Akacan sanık Vasıf Kurbanov’un aradan çekilmesi için omzuna temas etti. Bu hareketle de bir teşvikin olduğu görülüyor. Yani Akacan ‘vur’ dese vuracaklar, ‘kır’ dese kıracaklardı. Akacan daha sonra sözlü olarak ‘vur’ demese bile vücut diliyle ‘vur emrini’ veriyor” diye konuştu.

AVUKAT’TAN BASINA ‘SANSÜR’ GİRİŞİMİ… İşadamı Bulut Akacan ve korumalarının davasının dünkü celsesinde, sanık Vasıf Kurbanov’un avukatı İlker Sertbay, duruşmaya başlamadan önce bazı basın yayın organlarının ‘kasıtlı’ bir şekilde yayın yaptığını ve bunu her gün manşetlerine taşıdığını iddia etti. Avukat İlker Sertbay, muhabirlerin mahkeme zabıtlarını kendileri bile almazken, onların bu şekilde haber yaptığını öne sürerek, mahkemeden ‘kasıtlı’ yayın yapan gazetelerin yayınlarının durdurulmasını talep etti. Ancak Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, muhabirlerin haberleri kendi notlarıyla yaptığına dikkat çekerek, bu talebi reddetti.

Girne’de 7 Ocak 2019 tarihinde alacak-verecek meselesi nedeniyle Erhan Başay’ın yemek yediği restoranda çıkan kavgada Erhan Başay ile Zeki Asımoğlu’nun darp edilmesi olayının faili olarak yargılanan işadamı Bulut Akacan ve korumalarının davasında duruşmalar sürüyor.

Sanıklara, ‘vahim zarar’, ‘yaralama’ ve ‘darp’ suçlarından toplam 6 dava getirilirken, duruşmaya iddia makamının tanıklarının dinlenmesiyle devam edildi.

Dünkü celsede iddia makamı meselenin tahkikat sorumlusu olan polis memuru Hüseyin Soyel’i tanık kürsüsüne çağırdı ve sanıklara getirilen ‘yazılı dava tebliğleri’, sanık Bulut Akacan’ın ‘gönüllü ifadesi’ ve ‘olay yeri fotoğrafları’ olmak üzere mahkemeye 5 yeni emare sundu.

Tanık kürsüsüne çıkan Hüseyin Soyel, 7 Ocak gününde yaşananlarla ilgili yürüttüğü soruşturmayı mahkemeye aktardı.

Soyel, sanık Bulut Akacan’ın olay gününde sanık Orçun Özorçun’a ‘el işareti’ yaparak Erhan Başay’ın aşağıya inmesini sağladığını, sanık Vasıf Kurbanov’u ise tahrik ederek Zeki Asımoğlu’na 4 yumruk atmasına neden olduğuna dikkat çekti.

Kamera görüntülerinde sanık Bulut Akacan’ın korumalarına ‘talimat’ verdiğinin açıkça belli olduğuna işaret eden Soyel, “Sanık Bulut Akacan, sanık Orçun Özorçun’a eliyle ‘dur bekle’ diyor ve sanıkta onu dinliyor. Ayrıca Akacan sanık Vasıf Kurbanov’un aradan çekilmesi için omzuna temas etti. Bu hareketle de bir teşvikin olduğu görülüyor. Zaten sanık Akacan’ın bu olaya girmesindeki sebep, arkasında korumalarının olduğunu bilmesidir. Çünkü sanık ‘ben bu olaya girersem korumalarım benimle birlikte hareket edecek’ diye biliyor. Çünkü korumalar Akacan’ın gözünün içine bakıyor. Yani Akacan ‘vur’ dese vuracaklar, ‘kır’ dese kıracaklardı. Akacan daha sonra sözlü olarak ‘vur’ demese bile vücut diliyle ‘vur emrini’ veriyor” diye konuştu.

Avukat’tan sansür girişimi

Duruşmaya başlamadan önce sanık Vasıf Kurbanov’un avukatı İlker Sertbay, bazı basın yayın organlarının ‘kasıtlı’ bir şekilde yayın yaptığını ve bunu her gün manşetlerine taşıdığını iddia etti.

Sertbay, muhabirlerin mahkeme zabıtlarını kendileri bile almazken, onların bu şekilde haber yaptığını öne sürerek, mahkemeden ‘kasıtlı’ yayın yapan gazetelerin yayınlarının durdurulmasını talep etti.

Ancak mahkeme, muhabirlerin haberleri kendi notlarıyla yaptığına dikkat çekerek, bu talebi reddetti.

Girne Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Füsun Cemaller, Kıdemli Yargıç Rauf Kürşad ve Yargıç Mine Ozankaya’nın huzurunda görüşülen dünkü celsede, İddia Makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Mustafa Atakara, sanık Bulut Akacan’ın avukatları Kıvanç Rıza ile Mustafa Asena, sanık Orçun Özorçun’un avukatı Doğa Zeki ve sanık Vasıf Kurbanov’un avukatı İlker Sertbay hazır bulundu.

Soyel: Asımoğlu’nu kanlar içinde bulduk

İddia makamı davanın dünkü celsesinde tanık kürsüsüne Girne Polis Müdürlüğü’ne bağlı Adli Şube’de görev yapan polis memuru Hüseyin Soyel’i çağırdı.

Soyel, 13 yıldır polis olduğunu ve meselenin tahkikatını kendisinin yürüttüğünü belirterek, 7 Ocak gününde yaşananlarla ilgili yürüttüğü soruşturmanın detaylarını mahkemeye aktardı.

7 Ocak günü, saat 14.05’te telefoniyen aldıkları bir bilgide, ‘Foodforfit’ isimli restoranın önünde bir ‘yaralama’ olayının yaşandığına yönelik ihbar aldıklarını belirterek, bunun üzerine hemen olay yerine intikal ettiklerine işaret etti.

Olay yerine gittiklerinde restoranın ön kısmında Zeki Asımoğlu’nu kanlar içinde bulduklarını anlatan Soyel, yapılan soruşturmada Asımoğlu’nun darp edildiğini tespit ettiklerini belirtti.

Aynı gün Yağız Kol isimli bir polis memuruna olay yerinin kamera görüntülerini almasını için talimat verdiğini dile getiren Soyel, olay yerinin fotoğraflarının da çekildiğini söyledi.

Soyel, Zeki Asımoğlu’nun ambulansla Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’ne götürüldükten sonra doktor tarafından muayene edildiğini belirterek, aynı gün söz konusu doktorun hazırladığı raporu temin ettiğini dile getirdi.

“Asımoğlu sanıklardan şikayetçi oldu”

Aynı gün Erhan Başay’ın ifadesini de temin ettiğini belirten Soyel, akabinde her üç sanığı da mahkemeden aldığı derdest emri gereği tutukladığını ve bu sırada da sanık Bulut Akacan’ın ‘Ben vurmadım’, sanık Vasıf Kurbanov’un ‘Ben sadece bir kez vurdum’ ve sanık Orçun Özorçun’un ise ‘Ben sadece tuttum’ dediğini belirtti.

Zeki Asımoğlu’nun aynı gün Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne sevk edildiğini anlatan Soyel, Asımoğlu’nu tedavi eden doktordan da rapor temin ettiğini dile getirdi.

Sanıkların 8 Ocak’ta mahkeme huzuruna çıkarılarak aleyhlerinde 3 günlük tutukluluk emri alındığını belirten Soyel, sanık Bulut Akacan’ın aynı gün göğüs ağrısı şikayetiyle önce özel bir hastaneye, ardından da Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’ne sevk edildiğini söyledi.

9 Ocak günü, olay mahallindeki birçok görgü tanığından ifade temin ettiğini kaydeden Soyel, 10 Ocak tarihinde de Lefkoşa Hastanesi’ne giderek Asımoğlu’ndan ifade aldığını ve Asımoğlu’nun kendisine her üç sanıktan da şikayetçi olduğunu söylediğine işaret etti.

Soyel, aynı gün Kardiyoloji Bölümü’nde yatan sanık Bulut Akacan’ı da ziyaret ettiğini belirterek, ziyaret sırasında Akacan’ın kendisine “Ben olay neyse onu anlatacağım” dediğini ve bunun üzerine de sanığın gönüllü ifadesini temin ettiğini söyledi.

Avukat yazılı tebliğin emare sunulmasına karşı çıktı

Polis memuru Hüseyin Soyel, 14 Ocak tarihinde Vasıf Kurbanov’a yazılı dava tebliğ ettiğini belirtirken, sanık avukatı İlker Sertbay söz konusu tebliğin mahkemeye emare olarak sunulmasına itiraz etti.

Müvekkilinin aleyhine getirilen 1’inci davayı sadece ‘Zeki Asımoğlu’nu darp ettiğine inanarak’ kabul ettiğini, 2’nci davayı ise “Erhan Başay’ı darp ettin mi?” sorusuna ‘hayır’ yanıtını vererek kabul ettiğini öne süren Sertbay, müvekkilinin söz konusu tebliği ‘neye evet, neye hayır dediğini bilmeden’ kabul ettiğini savundu.

Ancak mahkeme, söz konusu tebliğin emare olarak sunulmasında herhangi bir sakıncanın olmadığına karar verdi.

Polis memuru Soyel, aynı gün sanık Orçun Özorçun’a, 15 Ocak’ta ise sanık Bulut Akacan’a yazılı dava tebliğ edildiğini, ancak her iki sanığın yazılı tebliği kabul etmediğini belirtti.

banner9

“Akacan el işareti yaptı; tahrik etti”

Polis memuru Hüseyin Soyel, sanık Bulut Akacan’ın verdiği gönüllü ifadenin teyit ve tekzibinde sanığın söylediği bazı şeylerin yanlış olduğunun belirlendiğine dikkat çekti.

Soyel, sanığın söz konusu restoranın önünde Erhan Başay’la karşılıklı küfürleşmeye başladıklarını, ardından da bir arbede çıktığını söylediğini belirten Soyel, bu olayın arbede değil, ‘darp girişimi’ olduğunu söyledi.

Sanığın yerde yatan Asımoğlu’na kimin vurduğunu görmediği yönünde bir ifadede bulunduğunu dile getiren Soyel, böyle bir ihtimalin mümkün olmadığını ve sanığının bunu gördüğüne vurgu yaptı.

Soyel ayrıca, sanığın polisi ve ambulansı kendisinin aradığını ifade ettiğini belirterek, telefon dökümlerinde böyle bir bulguya rastlamadıklarına işaret etti.

Hüseyin Soyel, sanık Bulut Akacan’ın olay gününde sanık Orçun Özorçun’a ‘el işareti’ yaparak Erhan Başay’ın aşağıya inmesini sağladığını, sanık Vasıf Kurbanov’u ise tahrik ederek Zeki Asımoğlu’na 4 yumruk atmasını neden olduğuna dikkat çekti.

Avukatlar tanığı istintak etti

Savunma avukatları, 7 Ocak gününde yaşanan olayın tahkikatını yürüten polis memuru Hüseyin Soyel’i istintak etti.

Sanık Orçun Özorçun’un avukatı Doğa Zeki, tahkikat memurunun ‘hayal görmeye başladığını’ belirtirken, sanık Vasıf Kurbanov’un avukatı İlker Sertbay, iddia makamının tanığının olaya tamamen kendi yorumunu kattığını öne sürdü.

Sertbay, iddia makamının çağırdığı Hüseyin Soyel’in ‘yemin tahtında gerçeği söylemediğini’ de iddia etti.

Sanık Bulut Akacan’ın avukatı Kıvanç Rıza’nın müvekkilinin göğüs ağrısı nedeniyle gittiği özel hastaneye kimin götürdüğü sorusuna yanıt veren Hüseyin Soyel, “Kimin ne şekilde götürdüğünü bilmiyorum. Ben birini görevlendirmedim. Ayrıca bu durum benim tahkikatımı etkileyecek bir durum değildi” diye cevapladı.

Müvekkilinin olayıyla ilgili duruşmaları medyada çıkan yazılardan takip edip etmediğine yönelik soruyu da yanıtlayan Soyel, bazı gazetelerden olayı takip ettiğini belirtti.

“Akacan’ın elini masaya vurması ‘Ben geldim,

güçlü olan benim’ hakimiyetini gösteriyor”

Kıvanç Rıza, müvekkilinin özel hastaneye gitmesi konusunun medyada çok büyütüldüğünü, hatta suiistimal bile edildiğini iddia etmesi üzerine Soyel, “Bu beni ilgilendirmiyor. Beni tek ilgilendiren sanığın sağlık durumudur. Sanığın durumunun iyi olduğunu da öğrenmiştim” dedi.

Rıza, müvekkilinin Zeki Asımoğlu’na vurmamasına rağmen Asımoğlu’nun neden kendisinden şikayetçi olduğu sorusuna yanıt veren Soyel, bu işin ortak bir iş olmasından dolayı şikayetin yapıldığını belirtti.

Kıvanç Rıza’nın “Bu olay iddia edildiği gibi bir ortaklık işi değildir” demesi üzerine Soyel, sanıkların olay yerine geldikten sonraki davranışları ile hareketlerinin bunun aksini gösterdiğini söyledi.

Soyel, sanık Bulut Akacan’ın olay yerine selam vererek gelmediğini, elini masaya vurduğunu ve bu hareketin ‘Ben geldim, güçlü olan benim’ hakimiyetini gösterdiğini söyledi. Kıvanç Rıza ise söz konusu davranışın bu anlama gelmediğini savundu.

Kamera görüntüleri tekrardan izletildi

Savunma avukatlarının talebi üzerine 7 Ocak günü yaşanan olayla ilgili kamera görüntüleri tekrardan mahkemede izletildi.

Tahkikat memuru Hüseyin Soyel ise görüntülerin anlamını mahkeme huzurunda şu şekilde açıkladı:

“Kamera görüntülerinde sanık Vasıf Kurbanov ile Orçun Özorçun’un Zeki Asımoğlu ile Erhan Başay’ın oturduğu masanın başında oturmadığı görülüyor. Aksine masanın başında bekledikleri görülüyor. Burada bir samimiyetsizlik göstergesi vardır. Orçun ve Vasıf, Akacan’ın teşvikiyle Erhan Başay’ı boğazından sıkarak tuttu ve tokat attı. Sanık Bulut Akacan da Erhan’ın boğazından yakaladı. Vasıf ise Asımoğlu’nu olaya müdahale etmesin diye itekleyerek darp ediyor. Vasıf’ın burada Asımoğlu’nu iteklemesi darptır. Tüm bu hareketlerde sanıkların birlikte hareket ettiklerini gösteriyor.”

“Akacan, korumalarına talimat verdi”

Soyel, kamera görüntülerinde sanık Bulut Akacan’ın korumalarına ‘talimat’ verdiğinin açıkça belli olduğunu ifade etmesi üzerine Rıza, “Madem talimat verdi, bu nasıl oldu” diye sordu.

Hüseyin Soyel ise bu durumu şöyle izah etti:

“Sanık Bulut Akacan, sanık Orçun Özorçun’a eliyle ‘dur bekle’ diyor ve sanıkta onu dinliyor. Ayrıca Akacan, sanık Vasıf Kurbanov’un aradan çekilmesi için omzuna temas etti. Bu hareketle de bir teşvikin olduğu görülüyor. Zaten sanık Akacan’ın bu olaya girmesindeki sebep arkasında korumalarının olduğunu bilmesidir. Çünkü sanık ‘ben bu olaya girersem korumalarım benimle birlikte hareket edecek’ diye biliyor. Çünkü korumalar Akacan’ın gözünün içine bakıyor. Yani Akacan ‘vur’ dese vuracaklar, ‘kır’ dese kıracaklardı. Akacan daha sonra sözlü olarak ‘vur’ demese bile vücut diliyle ‘vur emrini’ veriyor.”

“Erhan tamamen kendini savunmaya çalıştı”

Savunma avukatlarının, Soyel’in kamera görüntülerini tamamen ‘yorumlayarak’ açıkladığını iddia etmesi üzerine Soyel, “Ben sadece gördüğümü söylüyorum” yanıtını verdi.

Sanık Bulut Akacan’ın avukatı Kıvanç Rıza’nın ilk başta Erhan Başay’ın müvekkiline tekme attığının kamera kayıtlarında görüldüğünü öne sürmesi üzerine Soyel, “Hayır, öyle bir şey yok. İlk hamleyi sanık Bulut Akacan yaptı. Erhan’ın vurma niyeti yoktu, o tamamen kendini savunmaya çalıştı” diye cevapladı.

Kıvanç Rıza’nın, Erhan Başay’ın müvekkiline vurduğuna yönelik yaptığı şikayetin akıbetinin ne olduğunu sorması üzerine Soyel, söz konusu şikayeti Başsavcılığa görüş vermesi için gönderdiğini belirtti.

Rıza, tanık polisin söz konusu belgeyi mahkemeye ibraz edebilmesi için süre tanınmasını talep etmesi üzerine Kıdemli Savcı Mustafa Atakara, Başsavcılığa mütalâaya verilen dilekçenin polise verilemeyeceğini söyledi. Atakara, savunma avukatlarının dilerlerse söz konusu belge için dilekçe vererek kendilerinin alabileceğini ifade etti.

Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyeti ise duruşmayı kaldığı yerden devam edilmek üzere 10 Ekim tarihine tehir etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96