“Allah’ın takdiri, yapacak bir şey yok”

banner37

Girne’de yaya Veysel Can’a yönetimindeki araçla çarparak ölümüne neden olan Mahir Salman Söker yargılanıncaya kadar cezaevine gönderilirken, mahkemede yayanın aniden önüne atıldığını ve görmediğini söyledi

“Allah’ın takdiri, yapacak bir şey yok”
banner90
banner99

Girne’de Ecevit Caddesi üzerinde yaya Veysel Can’a yönetimindeki araçla çarparak ölümüne neden olan Mahir Salman Söker, yargılanıncaya kadar hükümsüz tutuklu olarak cezaevine gönderildi.

İddia makamı zanlının tutuklu yargılanmasını talep ederken, savunma itiraz etti. Bunun üzerinde saatler süren bir duruşma gerçekleştirildi. Savunma mahkemeye zanlıyı ve zanlıya kefil olacak 5 kişi dinletirken, kazada sürücünün değil yayanın suçlu olduğunu iddia etti.

Mahkemede tanık kürsüsüne çıkan zanlı Mahir Salman Söker, yayanın aniden önüne atıldığını ve görmediğini öne sürerek “Allah’ın takdiri, yapacak bir şey yok” dedi.

Girne Kaza Mahkemesi’nde görüşülen dünkü teminat duruşmasında, meselenin tahkikatını yürüten Girne Trafik Şubesi’nde görevli Polis Çavuşu Dilara İrdem yeminli şahadet vererek 21 Ocak akşamı Büyük Anadolu Otel’in önünde meydana gelen kazanın olgularını aktardı.

Zanlının ülkede çalışma izinli olduğunu, bir çocuğunun KKTC’de diğer üç çocuğunun ise Türkiye’de olduğunu, zaman zaman onları görmeye gittiğini kaydeden polis, zanlının gerekli dikkati göstermeyip ölümle sonuçlanan kazaya neden olduğunu, yargılanması halinde hapis cezası almasının yüksek ihtimal olduğunu belirterek cezaevine gönderilmesini talep etti.

Polis Çavuşu İrdem ayrıca, zanlı avukatının bir önceki duruşmada “aracın sensörleri var. Eğer yaya aniden yola çıkmasaydı, algılar otomatik fren devreye girerdi” iddiasına ilişkin de açıklama yaparak, araç uzmanıyla yapılan görüşmede söz konusu teknolojinin sadece araçları fark edecek bir yapıda olduğu ve yayaları algılamadığı bilgisini aldıklarına dikkat çekti.

Polis, yayanın yola çıkıp, 3 adım attıktan sonra aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdiğini ifade etti.

Kazanın meydana geldiği yolda uyarı levhalarının, aydınlatma ışıklarının mevcut olduğunu kaydeden polis, sürücünün yasal limit olan 50 km de seyretmesi halinde yayayı görebileceğini söyledi.

Polisin iddiaları üzerine zanlının avukatı Ünver Bedevi, kazanın gerçekleştiği tarihte hız limiti levhasının olmadığını, kazanın ardından konulduğunu iddia etti. Bedevi ayrıca kazadan sonra orta refüj içerisindeki ağaçların budandığını, otların temizlendiğini söyledi. Bedevi, kazanın olduğu tarihte söz konusu yerdeki aydınlatma lambalarının da çalışmadığını iddia etti.

Bedevi, müvekkilinin kullandığı aracın son teknoloji donanımlı bir araç olduğunu, yayanın aniden yola çıkması nedeniyle otomatik fren sisteminin devreye girmediğini öne sürerek, “Bu teknoloji hem araçları hem yayaları hem de kütleleri algılar. Araç ister 50 ile, ister 80 km ile gitsin yine de algılar” dedi.

Bedevi, kaza akşamı yolun karanlık olduğunu, yayanın aniden yola atladığını ifade ederek, “kim isterse olsun kaza yapmaktan kurtulamazdı” dedi.

Bedevi, tutuklu yargıya itiraz ederek, zanlının 5 yıldır ülkede çalışma izni ile bulunduğunu, yargıdan kaçmayacağını, kazanın oluşumunda yayanın kusuru olduğunu; yaya geçidinden geçmeyerek gayri yasal davrandığını, aniden yola atladığını, zanlının yargılanması halinde hapis cezası dahi alamayacağını, ortada aşırı sürat suçu bulunmadığını belirterek, tutuksuz yargı talep etti.

Bedevi, zanlıyı ve zanlıya kefil olabilecek 5 kişiyi tanık olarak mahkemeye dinletti.

Tanık kürsüsüne çıkan zanlı da, kaza akşamı havaalanına yolcu götürdüğünü ifade ederek, “5 yıldır şoförlük ve güvenlik işi yapıyorum. Kazanın meydana geldiği yerden defalarca geçtim. Kaza akşamı aniden önüme gölge gibi bir şey çıktı. Kurtarmaya çalıştım ancak başaramadım. Çarptım ve yaya ön camın üzerine düştü. Şoka girdim” dedi.

Zanlı tutuksuz yargılanması halinde yargılamadan kaçmayacağını da öne sürdü. Zanlı ayrıca kazanın meydana geldiği yolda 50 km levhasını da görmediğini söyledi. Zanlı ayrıca ışıklandırma olmadığını da belirtti. Zanlı “Allah’ın takdiri, yapacak bir şey yok” dedi.

Tanıkların dinlenmesinin ardından Yargıç Meltem Dündar, aktarılan tüm hususları değerlendirip, zanlının tutuklu yargılanmasına ve bu amaçla 1 ayı aşmayacak bir süre ile cezaevine gönderilmesine emir verdi.

(KAMALI HABER)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75