Arkadaş katili, suçlarını kabul etti

banner37

DAÜ’de kaldığı yurt odasında,  oda arkadaşı Tevfik Uzunoluk’u defalarca bıçakla yaraladıktan sonra boğazını keserek katleden Tevfik Utku Polat’ın davası görüşülmeye başlandı. Kan donduran cinayet davasıyla ilgili olguları mahkemeye aktaran Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz, Tevfik Utku Polat aleyhine getirilen “taammüden adam öldürme” suçuyla ilgili takipsizlik dosyasını mahkemeye sundu. Bunun üzerine, mahkeme, Tevfik Utku Polat’ı bu davadan serbest bıraktı. Tevfik Utku Polat, “adam öldürme”, “ciddi darp” ve “kanunsuz bıçak taşıma” suçlarından itham edildi…

Arkadaş katili, suçlarını kabul etti
banner99

Sedef BOŞNAK

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde(DAÜ) 2015 yılında Alfam Yurdu C Blok’ta 263 numaralı odasında yaşanan ve insanın kanını donduran cinayetle ilgili dava dün, Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülmeye başlandı. Tevfik Utku Polat, aleyhindeki ithamların tümünü kabul etti.

Bahse konu yurt odasında kız arkadaşıyla vakit geçirmek istediği için, odadan çıkmasını istediği arkadaşı

iç mimarlık birinci sınıf öğrencisi Aydınlı 19 yaşındaki Tevfik Uzunoluk’u isteğini reddettiği gerekçesiyle, sinirlenip, elleriyle boğazını sıkıp, yumruk vurup darp ettikten sonra, bir marketten satın aldığı ağız uzunluğu 18, toplam uzunluğu 31 santim olan tahta saplı bıçakla 23 kez yaralayan ve vahşice boğazını keserek öldüren Tevfik Utku Polat, mahkemeye çıkarıldı, Polat “adam öldürme”, “ciddi darp” ve “kanunsuz bıçak taşıma” suçlarından itham edildi.

Duruşma süresince başı yeren kalkmayan sanık Tevfik Utku Polat, aleyhindeki ithamların tümünü kabul etti.

Başkan Melek Esendağlı, Yargıç Murat Soytaç ve Yargıç Seran Bensen’den oluşan Gazimağusa Ağır Ceza

Mahkemesi’nin baktığı davada,  İddia Makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz, sanık Tevfik Utku Polat ve sanık adına Avukat İbrahim Demirtaş hazır bulundu.

“İlaçlarını düzenli kullanmadı”

Kan donduran cinayet davasıyla ilgili olguları mahkemeye aktaran Kıdemli Savcı İldeniz, öncelikle, Tevfik Utku Polat aleyhine getirilen “taammüden adam öldürme” suçuyla ilgili takipsizlik dosyasını mahkemeye sundu.

Bunun üzerine, mahkeme, Tevfik Utku Polat’ı bu davadan serbest bıraktı.

Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz, sanığın, Kuzey Kıbrıs’a ilk kez, 6 Ağustos 2014’te, DAÜ’ye tahsil görmek için gelip kayıt işlemlerini yaptırdığını ardından ülkesine döndüğünü,  7 Ekim 2014’te ise öğrenim görmek için ülkeye geri döndüğünü söyledi.

Mustafa İldeniz, sanığın, 19 Ocak 2015’te, Türkiye’de kişilik bozukluğu ile ilgili gördüğü tedavinin devamı için, DAÜ Sağlık Merkezi’nde Doktor Mehmet Yağlı tarafından tedavi görülmeye başladığını anımsatarak, sanığın, kullanması gereken birtakım ilaçları düzenli kullanmadığından söz etti.

banner134
Sinirlenir ve olanlar olur!

Kontrollerine gitmeyen sanığın tedavisinin yarım kaldığına vurgu yapan Mustafa İldeniz, sanığın, 7 Temmuz 2015’te olayın yaşandığı yurt odasına yerleştiğini söyledi ve şunları ekledi:

“31 Temmuz 2015’temaktul, DAÜ’ye kaydını yaptırmış ve sanık ile oda arkadaşı olmuştur. Sanık, 2015 yılı ekim ayı içerisinde, kendi bölümünde öğrenim gören E.D.M. isimli şahısla tanışarak, arkadaşlık kurdu. Sanık, 2015 Kasım ayı içerinde, doktorunun kendisine verdiği ilaçları, kendisine aşırı uyku verdiği gerekçesiyle bırakmış ve bu durum sanığı etkilemeye başlamıştır.

Kasım ayının ikinci haftası içerisinde, sanık, kız arkadaşına,  kendisinin iyi biri olmadığını belirterek ayrılmak istediğini belirtmiştir ve görüşme talep etmiştir. 21 Kasım 2015’te de, sanık ve babasının telefon ile konuştuğu esnada, watsap isimli sosyal paylaşım sitesinden mesajlaştıkları sırada, sanık, babasına, kendisinin iyi olmadığını, ilaçlarını içmediğini söyleyerek görüşmek istediğini beyan etmiştir. Fakat ilk önce kız arkadaşı tarafından bu görüşme talebi reddedilir. Bu mesajlaşmanın yapıldığı sırada ve öncesinde, sanık, E.D.M. kendisi ve arkadaşının önceden ‘uzuneşek’ isimli oyun oynadığı sırada çektiği videoyu izlemiş ve buna sinir olmuştur. Ayni tarihte sanık, maktule, kız arkadaşını odaya çağırdığını ve odadan çıkıp çıkamayacağını sorduğu zaman maktul, sanığın talebini reddetmiştir.

Yaşadığı bu duruma çok sinirlenen sanık, yurt odasından çıkar ve okul dışındaki markete yaya olarak gider. Sanık, marketten satılan ve meselenin suç aleti olan, ağız uzunluğu 18, toplam uzunluğu 31santim olan üzerinde Bayram yazılı tahta saplı ucu sivri bıçak ile plastik sarı saplı ağzı tırtırlı bıçağı satın alır. Satın aldığı 2 bıçağı tasarrufuna alan sanık, tekrardan yurt odasına döner. Sanık, odadan çıkmadığı için maktulle tartışmaya başlar. Bu tartışma esnasında, önce maktulün boğazını sıkıp yumruklar. Ve bilahare, kanunsuz olarak tasarrufunda bulundurduğu tahta saplı bıçakla, maktule, 23 kez bıçak darbesi yapıp, maktulün, nihayetinde boğazını kesip, maktulün hayatına son verir. Sanık daha sonra, maktulün kanlar içerisinde kalan görüntüsünden rahatsız olup, maktulün üzerine çeşitli kıyafetleri örtüp, cinayet işlediği bıçağı da maktulün yanına bırakır. Daha sonra kıyafetlerini değiştirip elini yüzünü yıkadıktan sonra, giyinip, odadan çıkıp, kız arkadaşının kaldığı yurda gider. Sanık burada, kız arkadaşıyla buluşur ve olanları anlatır. Ve oradan ayrılarak, ATM’den para çektikten sonra, Gazimağusa Polis Müdürlüğü’ne gider. 23,55’te Merkez Karakolu’nda görevli polis memuru Enver Olgan ve Erdinç Kırmızı’ya, “Cinayet işledim” diyerek itirafta bulunur. Sanığın bu beyanı üzerine polis memurları, sanığı,  meselenin soruşturmasını yapmakla görevlendirilen Müfettiş Muavini Halil Seven’e, teslim eder.”

Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz, “Cinayet işledim. Okul arkadaşımı öldürdüm. Odamda, bıçakla” diyen sanığın,  Müfettiş Muavini Halil Seven’e, kaldığı odanın anahtarını vererek, “Kız arkadaşım yüzünden, ilaçlarımı bir aydır kullanmıyorum. İki saat önce Tevfik Uzunoluk’u odamda öldürdüm. Bıçak yanındadır” ifadelerini kullanıp ağlamaya başladığını da belirtti.

Sanığın beyanının teyidini yapmak maksadıyla olay yerine giden Halil Seven’in, bahse konu odada, maktulü tespit ettikten sonra, gerekli görevlendirmeleri yaparak, x olduğu tespit edilen Tevfik Uzunoluk’u hastane morguna sevk edildiğini anlatan kıdemli savcı, sanığın gönüllü ifade vererek olanları anlattığını kaydetti.

Gözler bu davada

Konu davayla ilgili mahkemeye toplam 49 emare ibraz eden Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz, ülkede olduğu süre içerisinde herhangi bir adli vakaya karışmayan sabıkasız sanığın, 17 Aralık 2015’ten beridir, mahkeme

emriyle, hükümsüz tutuklu olarak Merkezi Cezaevi’nde tutulduğunu anımsattı.

Mustafa İldeniz’in ardından söz alan Avukat İbrahim Demirtaş, sanık lehine mahkemeye hafifletici nedenleri aktarmak için, mahkemeden bir haftalık süre talep etti.

Mahkeme, davayı, kaldığı yeren dinlemek üzere, 20 Mart 2017 tarihine tehir etti.

 

Güncelleme Tarihi: 14 Mart 2017, 10:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75