Bebek canlı mı doğdu, ölü mü?

banner37

“Yasadışı kürtaj” davasında, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesi olan Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Coşkun Yorulmaz, iddia makamının sorularını yanıtladı

Bebek canlı mı doğdu, ölü mü?
banner8

Elmas TOKAY

Halk arasında “Kürtaj davası” adıyla da bilinen, Ada Hospital’da bazı hamileliklerin yasa dışı olarak sonlandırılmasıyla ilgili 6 sanıklı davaya devam edilirken, Girne Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dünkü celsede, 34 haftalık bebeğin canlı doğup-doğmadığı üzerinde duruldu.

Sanık Fahri Karagözlü’nün müdafaası için ilk tanık olarak İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Coşkun Yorulmaz, iddia makamının sorularını yanıtladı. Dünkü celsede iddia makamının 34 haftalık bebeğin canlı doğup-doğmadığı yönündeki soruları dikkat çekiciydi.

Prof. Dr. Abdullah Coşkun Yorulmaz da iddia makamının daha önce şahadet veren diğer adli tıp uzmanları gibi bebeğin ölü veya canlı doğduğu yönünde net bir cevap vermedi. 34 haftalık bebeğin fotoğraflarına bakan Yorulmaz, bu bebeğin ölü doğduğundan tam emin olmadığını söyledi. Ancak, Yorulmaz, profofol maddesinin canlı bebeğe geçtiğine dair çok sayıda bilimsel yayın olduğunu belirterek, ölümden sonra da bebeğe geçebileceğine dair spesifik net bir bilimsel yayın olmadığını ifade etti. İddia makamının yarım kalan sorgulamasına, 19 Ocak 2017 Perşembe günü devam edilecek.

34 haftalık bebeğin görüntüleri mahkemede

Fatma Şenol’un başkanlığında Yargıç Murat Soytaç ve Yargıç Seren Bensen’den oluşan Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin baktığı davada dün 34 haftalık bebeğin görüntüleri mahkeme salonunda gösterildi. İddia makamı adına davayı yürüten Kıdemli Savcı Erdinç Akyener, sanık Fahri Karagözlü’nün müdafaası için ilk tanık olarak İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesi olan Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Coşkun Yorulmaz’ı sorgulamaya başladı. Akyener, öncelikle tanık Yorulmaz’ın, adli tıp tarafından verilen raporu üzerine hazırladığı ve mahkemeye emare olarak sunulan kanaat raporunun hazırlanışıyla ilgili sorular sordu.      Akyener, Prof. Yorulmaz’ın bu raporu, yeterli belgeler, deliller ve fotoğraflar temin etmeden hazırladığını iddia etti. Yorulmaz ise elinde bu raporun hazırlayacak yeterli materyali bulduğunu kaydetti.

banner134
Ölü bebek hızla alınmalı

Davanını dünkü celsesinde 34 haftalık ve diğer fetüslerin olduğu fotoğraflar mahkemedeki ekranda gösterildi. Prof. Dr.Yorulmaz, bebeğin çürüme süresiyle ilgili yöneltilen soruları yanıtlarken, çürümenin oluşumuyla ve gelişmeleriyle ilgili bilgiler verdi. Ölü bebek tespit edildiği zaman hızla alınması gerektiğine dikkat çeken Yorulmaz, ister sezaryen ister riskli durumlar olsun, anneye her şekilde tahlil yapılması gerektiğini belirtti. Adli tıp raporları ve bebeğin otopsi görüntülerini inceleyen Yorulmaz, “Eğer bu bebek anne karnında öldüyse 12 saatten daha fazla bir sürenin geçmediğini belirtti.

Profofolla ilgili görüş

Prof. Yorulmaz, Kıdemli Savcı Akyener’in, profofol maddesiyle ilgili sorusu üzerine, profofol maddesinin canlı bebeğe geçtiğine dair çok sayıda bilimsel yayın olduğunu, ölümden sonra ise bebeğe geçebileceğine dair spesifik bir bilimsel yayın bulunmadığını belirtti.

Yine bir soru üzerine Yorulmaz, bebeğin göbek bağına iğne yapılabileceğine, göbeğinden her türlü ilaç ve kan verilebileceğine dikkat çekti.

Nefes alan bebek pembe olur

Canlı doğan bir bebeğin nefes alması takdirde o bebeğin pembe olduğuna, öldüğü zaman ise morarmaların başladığına değinen Yorulmaz, bir bebeğin 24 haftadan sonra net yaşayabileceğine işaret etti.

34 haftalık bebeğin fotoğraflarına bakan Yorulmaz, bu bebeğin ölü doğup-doğmadığından tam olarak emin olmadığını söyledi. Prof Yorulmaz, bir doktorun hastayla ilgili tüm bilgileri kayıt etmesi gerektiğine de dikkat çekti.

Güncelleme Tarihi: 18 Ocak 2017, 09:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75