Burnunu, ağzını ve çenesini kaybetti

banner37

Gazimağusa’da hemşire olan eski sevgilisini av tüfeğiyle öldürdükten sonra intihara teşebbüs eden ve konuşma yeteneğini kaybeden Hayrettin Özcömert, çıkarıldığı mahkemede söylemek istediklerini kâğıda yazdı.

Burnunu, ağzını ve çenesini kaybetti
banner90
banner8

Sedef BOŞNAK

Gazimağusa’da hemşire olan eski sevgilisi 46 yaşındaki Halime Çetin’i, av tüfeğiyle öldürdükten sonra, polisi arayıp itirafta bulunarak, intihara teşebbüs eden Hayrettin Özcömert, dün, tedavi gördüğü hastaneden alınıp, geniş güvenlik önlemi altında ambulansla mahkemeye taşındı.

Yirmi iki gündür Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde tedavi gören Hayrettin Özcömert, tekerlekli sandalyeyle, kalaşnikoflu polislerin güvenliği ve hemşire gözetiminde, Gazimağusa Kaza Mahkemesi Ceza Davaları Yargıcı Gökan Asafoğulları’nın huzuruna çıkarıldı.

Mahkemenin söz vermesi üzerine, eski sevgilisini öldürdükten sonra aynı tüfekle yüzüne iki el ateş ederek, konuşma ve koku alma yeteneğini yitiren, bakıma muhtaç cinayet zanlısı, söylemek istediklerini bir kâğıda yazdı.

Polis memuru Cengiz Bertiz, yazılanları okudu:

“Sadece sağlığıma kavuşmak istiyorum. Boğazımdan besleniyorum. Doktor ve hemşire yardımıyla, serumla sıvı mama veriyorlar.”

Cinayet zanlısı, daha sonra avukat tutacağını da bildirdi.

Pazartesine ertelendi

Savcılığın talebi, mahkemenin emriyle, duruşma, Plastik Cerrahı Adem Ademoğulları’nın, Hayrettin Özcömert’in tedavisi ve sağlık durumuna ilişkin geniş çapta bilgi verebilmesi için, pazartesi gününe ertelendi.

Buna bağlı olarak zanlının tedavi gördüğü hastanede tutuklu kalmasına emir verilirken, doktora da celp çıkarılması için direktif verildi.

Öte yandan, Hayrettin Özcömert’in ambulanstan indirildiği andan hastaneye götürüleceği ana kadar, gözyaşının dinmediği, ağrıları nedeniyle de zor anlar yaşadığı gözlemlendi.

“Çetin’in evini gözetliyordu”

Dünkü duruşmada, İddia Makamı Başsavcılık adına davayı yürüten Savcı Hasan Boşnak, meselenin tahkikat subayı olan Müfettiş Muavini Halil Seven’i tanık kürsüsüne çağırdı.

Halil Seven, zanlının, uzun süre birlikte yaşadığı Halime Çetin ile bir süre önce aralarında çıkan tartışmalar neticesinde ayrıldığını belirterek, zanlının, 5 Ekim 2017 tarihinden yaklaşık bir ay kadar önce, Halime Çetin’in kalmakta olduğu Beşevler Bölgesi’ndeki ikametgâhın arkasındaki yarım inşaata yerleşip, burada yaşadığını ve konu evi gözetlemeye başladığını anlattı.

Seven, zanlının, olaydan bir gün önce, bir adet çifte kırma Üzümlü marka av tüfeği satın aldığını ve bu tüfeği adına kaydettirdiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Zanlının beyanı ve ifadesine göre, zanlı, olay günü bir adet Avcı marka av tüfeği fişinki alıp, cinayet saati olan 21.25’ten 4-5 saat kadar önce, Halime Çetin’in kaldığı ikametgaha gidip konu silahı, evin içerisine yerleştirip, Halime Çetin’in eve gelmesini beklemiştir.

Aynı gün, Halime Çetin’in eve tanımadığı bir başka erkekle geldiğini görmesi üzerine, daha önceden yapmış olduğu planı doğrultusunda, Halime Çetin’in vücuduna, av tüfeğiyle 4 el ateş etmek suretiyle, adı edileni öldürmüştür.”

“Cinayeti itiraf ettiği polise ‘intihar edeceğim’ dedi”

Tanık müfettiş muavini, zanlının, cinayet sonrası, tasarrufundaki telefonla, Gazimağusa Polis Müdürlüğü’nü aradığını belirterek, işlemiş olduğu cinayeti bizzat kendisine itiraf ederek, kendisini de öldüreceğini bildirdiğini anlattı.

banner134
Aldığı bilgi üzerine, olay yerine vasıl olduğunu anlatan müfettiş muavini, olay yerine vardığında, evin balkonu üzerinde Hayrettin Özcömert’i kanlar içerisinde yatır vaziyette, tüfeği Özcömert’in önünde, evin yatak odasında ise Halime Çetin’i yatakta cansız yatır vaziyette tespit ettiğini dile getirdi.

Müfettiş muavini, acilen 112’ye bilgi verdiklerini beyan ettikten sonra, Hayrettin Özcömert’in yaşadığının tespit edilmesi üzerine, Özcömert’in önce Gazimağusa Devlet Hastanesi’ne, ardından da Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne sevk edildiğini beyan etti.

Zanlının o günden bugüne değin tedavisinin halen devam ettiğine vurgu yapan müfettiş muavini, 23 Ekim 2017’de sağlık durumu iyiye giden, bilinci açılan, her şeyi anlayabilecek ve yazarak her şeyi anlatabilecek durumda olan zanlıya, doktorlarıyla görüşüp, 24 Ekim 2017’de, suçlarını izah ettiğini ifade etti.

Müfettiş muavini, “Zanlının izahına cevaben, suçlarını itiraf eder nitelikte ve polis memuru Engin Yıldız’a bir ifade vermek istediğini yazdığı A4 kâğıdı emare aldım. 25 Ekim 2017’de, zanlı, polis memuru Engin Yıldız’a suçlarını itiraf eder nitelikte bir gönüllü ifade vermiştir. Yaptığım tahkikatta, birçok ifade temin ettim. Zaptettiğim emarelerin birçoğunu, inceleme maksatlı çeşitli merci ve makamlara gönderdim” dedi.

“Ağır ceza gerektiren suçlar”

Tahkikatının, zanlının etki edebileceği kısmını tamamladığını beyan eden Halil Seven, meselenin Ceza Yasası’nın en ağır cezayı öngördüğü, taammüden adam öldürme ve adam öldürme gibi ciddi suçlar içerdiğine işaret ederek, zanlının, davalarında hazır olmasını sağlamak maksadıyla, 3 ayı geçmemek kaydıyla, merkezi cezaevine gönderilmesini talep etti.

Savcı Hasan Boşnak’ın soruları üzerine, tanık müfettiş muavini, şöyle dedi:

“Zanlının, cinayeti işlediği anı gören bir görgü tanığı tespit edemedik. Olayı bire bir gören tanık yok. Ancak, silah sesi duyup, zanlının, intihar ettiği sırada olayı gören tanık tespit ettik. Zanlı, kendi eliyle yazdığı bir gönüllü ifade verdi. Bu ifade olayı anlatır ve itiraf niteliğindedir. Zanlıya yazılı dava tebliğ ettim ve suçlarının tamamını kabul etti.”

“Tedavsi, 2 yıl sürecek”

Müfettiş Muavini Halil Seven, ayrıca, Savcı Hasan Boşnak’ın soruları üzerine, zanlının sağlık durumuyla ilgili ciddi açıklamalarda bulundu.

Halil Seven, zanlının sağlık durumuyla ilgili temin ettiği doktor raporları ve ifadelerine göre, hayati tehlikeyi atlatan zanlının, kendini vurması sonucu, çenesi, ağzı ve burnunu kaydettiğine vurgu yaptı.

Seven, zanlının hastanenin servisinde tedavi edilebilir durumda olduğunu belirttikten sonra, kaybettiği çene, burun ve ağzın, organ nakliyle, yeniden kazandırılma sürecinin, en az iki yıl olduğuna dikkat çekti.

Zanlının tedavisini Plastik Cerrahı Adem Ademoğulları’nın üstlendiğine değinen Halil Seven, şöyle konuştu:

“Zanlının kendini vurması sonucu, artık bir burnu, çenesi ve ağzı yoktur. Bunların yeniden kendisine organ nakli yapılarak veya yapay şekilde yapılarak tamamlanması, minimum, 2 yıl sürecektir. 3 ay arayla, seri ameliyatlar geçirmesine de ihtiyacı vardır.

Aynı zamanda, bu ameliyatlar tamamlandığında dahi, zanlının, tam olarak iyileşip iyileşemeyeceği ve 2 yıl sonra da hayatını tek başına idame ettirip ettiremeyeceği kesin değildir. Kesin ve net olan tek şey, en az 2 yıl süreyle yardım ve bakıma muhtaç olacaktır.

Zanlı, önceki günlerde hareket edemeyen, kendini tam olarak bilmeyen ve yoğun bakımda tedavi gören bir kişiydi. Şu anda, yalnızca bir hemşirenin veya bilirkişin yardımıyla hayatını idame ettirebilecek durumdadır. Bu nedenle talebimi yaptım.”

Ademoğulları, mahkemeye durumu izah edecek

Savcı Hasan Boşnak, zanlının sağlık durumuyla ilgili mahkemeye en doğru izahatı Plastik Cerrahı Adem Ademoğulları’nın yapacağını beyan ettikten sonra, mahkemeden bu beyanlara fırsat vermesini talep etti.

Yargıç Gökan Asafoğulları, huzurundaki şahadeti ve talebi değerlendirdikten sonra, talebi uygun ve adil bulup, duruşmayı, pazartesi gününe erteledi.

Yargıç, ayrıca, tanıklık yapması için de Adem Ademoğulları’na celp çıkarılması yönünde emir verdi.

 

Güncelleme Tarihi: 28 Ekim 2017, 11:37
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75