Cinayeti üzerime yıkmaya çalışıyorlar!

banner37

Nijeryalı üniversite öğrencisi Kennedy Taomwabwa Dede’nin dövülerek öldürülmesi olayının bir numaralı sanığı olarak yargılanan Nidai Şanlı yeminli şahadet verip, aleyhindeki suçlamaların tümünü reddetti:

Cinayeti üzerime yıkmaya çalışıyorlar!
banner90
banner99

Sedef BOŞNAK

   Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, Ocak 2018’de, zorla evinden kaçırılıp Çanakkale Göledi’nde dövülerek öldürülen Nijeryalı Kennedy Taomwabwa Dede’nin ölümüyle ilgili cinayet duruşmasına, uzun bir aradan sonra dün kaldığı yerden devam edildi.

   Başkan Fatma Şenol, Kıdemli Yargıç Ayşen Toroslu ve Yargıç Hazan Aksun’dan oluşan Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi’nde, İddia Makamı Başsavcılık adına davayı yürüten Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz, sanık ve sanıkları savunan avukatlar hazır bulundu.

   Sanık Nidai Şanlı’yı avukat Ulaş Sabancı, Ozan Körkurt ve Onur Körkurt’u avukat Özkul Özdevrim, Simge Dağdur’u avukat İbrahim Demirtaş, Zekeriya Kurucu’yu ise avukat Mustafa Kocatürk savunuyor.

   Sözün savunmaya geçtiği duruşmada, avukat Ulaş Sabancı, ilk tanığı olarak müvekkili Nidai Şanlı’yı yeminli şahadete çağırdı.

   Nidai Şanlı, aleyhindeki tüm suçlamaları reddederek, diğer sanıkların cinayeti kendi üzerine yıkmaya çalıştığını iddia etti.

   Şanlı, tekme tokat, yumruk, taş ve elektro şok cihazıyla darp edilip öldürülen Nijeryalı üniversite öğrencisi Kennedy Taomwabwa Dede’ye, ne apartmanda ne de kaldığı gölette hiçbir teması olmadığını ileri sürdü.

   Dede’yi diğer sanıkların iddia ettiği gibi döve döve öldürseydi, üzerinde kan ve çamur lekelerinin var olacağını savunan Nidai Şanlı, diğer sanıkların, kendi yaptıklarını kurgulayıp, kendisinin yapmış gibi anlattığını iddia etti.

   Olay sonrası geçtiği Güney Kıbrıs’tan beraberinde Rum kimlik ve pasaport olmasına karşın, kendini aklamak için gelip polise teslim olduğunu anlatan Nidai Şanlı, defa defa, hiç kimseye teması olmadığını dile getirdi.

   Nidai Şanlı, şöyle devam etti:

   “Kennedy’den bin dolar alacağım vardı. Aracı olan A. isimli kişi beni aradı. Paran hazır dedi. Aracı oldum, arada kalmayım, git al dedi. Gittim evde yoktu. Almaktan vazgeçtim. Onur ben alırım. Simge’yle eve çıkacağız, ihtiyacımız var. Bırak ben konuşayım dedi. Apartmana geldiler. Kennedy’yi Ozan ve Onur arabaya bindirdi. İki araba gölede gittik. Kennedy arabayı açıp kaçmaya çalıştı. Ozan tuttu. Onur ile gölede indirdiler. Ben de indim, daha sonra arabanın park ışıkları açıktı. Yukarı çıktım, kapattım. Tütün vardı, sigara sardım. Simge, bağıra bağıra aşağıya indi. Erkek arkadaşımın ayağına nasıl vurursun diye... Sesler geliyordu. Tekrar gittim. Simge ve Onur’un kol kola girip, dizleri üzerinde, çökmüş vaziyetteki Kennedy’e vurduklarını gördüm. Ne yapmaya çalışıyorsunuz diye bağırdım. Kendinize gelin dedim. Simge, eline büyük bir taş aldı. Kennedy’nin kafasına iki kez vurdu. Bağırınca 3’üncüyü vurmaktan vazgeçti ve taşı fırlattı. Kennedy’nin yanından en son Simge ve Onur ayrıldı. Ben dokunmadım.”

   Zanlılardan Zekeriya’nın da göl kenarına inmediğini dile getiren Nidai Şanlı, suçsuz olduğunu yineledi.

   Heyet, huzurundaki davayı, kaldığı yerden dinlemek üzere, bugüne tehir etti.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75