‘Dede cinayeti’ sanıklarının cezası bugün açıklanıyor

banner37

Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, Nijeryalı Kennedy Taomwabwa Dede’nin Ocak 2018’de öldürülmesiyle ilgili davanın 5 sanığını, suçlu bulup mahkum etti

‘Dede cinayeti’ sanıklarının  cezası bugün açıklanıyor
banner90
banner99

Sedef BOŞNAK

SANIKLARIN CEZAİ EHLİYETİ TAM… Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, Kennedy Taomwabwa Dede’nin bin dolar alacak için, zorla evinden kaçırılıp, ciddi şekilde dövülerek ölümüne sebep olunmasıyla ilgili davanın 5 sanığını yargıladı. Mahkeme, Nidai Şanlı’yı “adam öldürme”, “adam kaçırma”, “ciddi darp” ve “tehlikeli silah taşıma”, Ozan Körkurt, Onur Körkurt ve Zekeriya Kurucu’yu “adam öldürme”, “adam kaçırma” ve “ciddi darp”, Simge Dağdur’u ise “adam öldürme” ve “ciddi darp” suçlarından suçlu buldu. Mahkeme, cezai ehliyeti tam olan sanıklarla ilgili, ceza kararını, bugün saat 13.00’de açıklayacak.
 

Gazimağusa’da Ocak 2018’de, üniversite öğrencisi Nijeryalı Kennedy Taomwabwa Dede’nin, bin dolar alacak için, zorla evinden kaçırılıp Çanakkale Göleti’nde ciddi şekilde dövülerek ölümüne sebep olunmasıyla ilgili, 3 yıldır görüşülen cinayet davası dün sonuçlandı.
Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, Nidai Şanlı’yı, Ozan Körkurt’u, Onur Körkurt’u, Simge Dağdur’u ve Zekeriya Kurucu’yu yargılayarak, aleyhlerine getirilen tüm davalardan, huzurundaki olgu ve emareler ışığında suçlu bulup mahkum etti.
Başkan Fatma Şenol, Kıdemli Yargıç Ayşen Toroslu ve Yargıç Hazan Aksun’dan oluşan Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar, heyet başkanı Fatma Şenol tarafından, 3 saatte açıklandı.
Mahkeme, cezai ehliyeti tam olan sanıklarla ilgili, ceza kararını, bugün saat 13.00’de açıklayacak.
Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, Nidai Şanlı’yı “adam öldürme”, “adam kaçırma”, “ciddi darp” ve “tehlikeli silah taşıma”, Ozan Körkurt, Onur Körkurt ve Zekeriya Kurucu’yu “adam öldürme”, “adam kaçırma” ve “ciddi darp”, Simge Dağdur’u ise “adam öldürme” ve “ciddi darp” suçlarından suçlu buldu.
Bu arada, sanıklar geniş güvenlik önlemleri altında mahkemeye çıkarıldı. Cezaevi aracına polis eskortu eşlik etti.

Pandemi nedeniyle, kararın okunduğu salona sanıkların ailelerinden birer kişi, üzerleri arandıktan sonra içeriye alındı.

Darp edilen Dede, bırakıldığı suda boğuldu
 

Mahkeme, Avukat Ulaş Sabancı’nın gönderdiği fotoğraf, tanık ifadeleri ve otopsi raporunu inceleyen Türkiye’deki Süleyman Demirel Üniversitesi Anabilim Dalı Başkanı Süleyman Serhat Gürpınar’ın hazırladığı otopsi raporuna itibar etti ve maktulün, suda boğularak öldüğüne bulgu yaptı.
Mahkeme, KKTC’deki tek ve deneyimli Adli Tıp Uzmanı İdris Deniz’in, 30 Ocak 2018’de, Azmi Sarı’nın ihbarıyla polisin, Dede’yi, yarı çıplak vaziyette, göl kenarında, yüzükoyun su içerisinde bulunmasının ardından olay yerine gitmemiş olmasını, cesede tomografi çektirmemesini ciddi bir tahkikat eksikliği olarak nitelendirdi.
“Hukuk sistemimizde, bilirkişinin görüşünü sorgusuz kabul etmesi ve o görüşü benimsemesi mümkün değildir diyen başkan Fatma Şenol, huzurundaki şahadet ve olguları detaylı şekilde inceledi ve şu bulgulara vardı:
“Huzurumuzdaki davada, sanıkların öldürme niyetinin olmadığını akılda tutarak, sanıkların niyetinin ne olduğunu ortaya çıkarılması gerekmektedir. Olay tarihinden kısa bir süre önce, yani 9 Ocak 2018’de, Nidai, Kennedy Taomwabwa Dede’den alacağını tahsil etmek gayesiyle, Dede ile Çanakkale Gölet’i etrafında buluştu ve Dede’yi darp etme niyetiyle hareket etti.

banner134
29 Ocak 2018’de, saat 21.45’te, Dede, Nidai, Onur ve Ozan tarafından, ikametgahı olan Kuzenler Apartmanı’ndaki dairesinden, ‘Pizza’ diye kandırılıp zorla darp edilerek alındı ve ölü olarak bulunduğu gölede götürüldü. Nidai, Onur ve Ozan, Dede’yi ikametgahından aldığı andan itibaren, gölede götürülünceye kadar darp etti. Nidai, Onur ve Ozan olayın başlangıcından itibaren birlikte hareket etti. Simge, kanunsuz darp eylemine gölette katıldı.

Dede, Çanakkale Göleti’ne yaklaşık 30 dakika boyunca tekme, yumruk ve tokat atılarak darp edildi ve hakiki bedensel zarara uğratıldı. Nidai ise tüm bunlara ilaveten Dede’ye, elektroşok verdi. Dede; Nidai, Ozan, Onur ve Simge tarafından darp edildi. Sanıklar, Dede’yi darp ettikten sonra, suyun içinde, yüzükoyun bir vaziyette bıraktı. Dede’nin kanında tespit edilen uyuşturucu miktarı ve Nidai’nin Dede üzerinde kullandığı şok aleti, Dede’nin ölümüne etki etmediği sonucuna vardık.

Maktulün, polis tarafından bulununcaya kadar geçen süre zarfında aynı pozisyonda kaldığı görülmektedir.  Hal böyle iken, maktulün ölümünün, sanıkların, kaçırma ve darp fiilleri olmamış olsaydı o vakitte ve o şekilde olmayacağı sonucuna varmamız kaçınılmazdır. Sanıklar maktule zarar vermeseydi, ölüm gerçekleşmeyecekti. Dolayısıyla maktulün ölümü, Nidai, Ozan, Onur ve Simge’nin kanunsuz fiilleri arasında olgusal bir bağlantı vardır. Sanıklar, Dede’yi polis geleceği korkusuyla, göl kenarında su içerisinde, yüzükoyun boğulma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıp kaçtılar. Dede, aldığı darbın etkisiyle ayağa kalkamadı ve suda boğularak öldü”.
 

“Zekeriya, suç ortağıdır”
 

Zekeriya Kurucu’nun diğer sanıklara, suçun işlenmesinde yardım ve iştirak ettiğine bulgu yapan mahkeme, Kurucu’nun diğer sanıkların suç ortağı olduğunu söyledi.
Mahkeme, Dede’nin, Zekeriya’nın yönetimindeki, Zekeriya’ya ait araçla, Kuzenler Apartmanı’ndan alınıp, Çanakkale Göleti’ne götürüldüğüne dikkat çekti ve Kurucu’nun Kuzenler Apartmanı’ndan başlayarak, maktulün darp edilerek bırakılmış olduğu Çanakkale Göleti’ne kadar, sanık Nidai Şanlı’nın kendisine verdiği direktifler doğrultusunda hareket ettiğine bulgu yaptı.
  Öte yandan, Kurucu’nun baskı altında olup, korktuğu iddialarına itibar etmeyen mahkeme, Kurucu’nun, konu aracı kullanmayı reddederek suçu engelleyebileceğini ancak bunu yapmadığını anlattı.
  Mahkeme, şöyle devam etti:
  “Zekeriya, Nidai Şanlı ve diğer sanıkların konu suçu işlemelerine engel olabilecek konumda olmasına karşın, bunu yapmaktan kaçındı. Zekeriya, yeminsiz beyanında Nidai’den korktuğu için bu suça karıştığını ifade etti ancak huzurumuzda böyle bir beyan bulunmamaktadır. İspatlanan olgulara göre Zekeriya, Çanakkale Göleti’nde, Dede’nin darp edildiği 30 dakika boyunca, uzaktan Burcu Çelik ile olayları izlemiştir. Kaçma fırsatı varken, kaçmamıştır. Dahası, göletteki olaydan sonra, Nidai’nin evine giderek, pizza çağırıp, hep birlikte pizza yedikleri ortaya çıkmıştır”.

 

İddia makamı, davasını ispatladı
 

İddia makamının, Dede’nin ölümünün, sanıkların kanunsuz fiili sonucu meydana geldiğini, makul şüpheden ari bir şekilde ispat ettiğine vurgu yapan mahkeme, olayın görgü tanığı olan iddia makamı tanığı Burcu Çelik’in şahadetinin inanılır, güvenilir ve sarsılmaz olduğuna değindi.
Mahkeme, devam etti:
“Bulunduğu konumdan yaşananları salimen gören Burcu Çelik, sıkı istintaka tabi tutulmasına karşın sarsılmadı. Dede ile göz göze geldiğini ve ‘Help me’ diye bağırdığını kaydeden Burcu Çelik’in anlattıkları, iddia makamının diğer tanıkları tarafından da teyit edildi. Yaşadıklarını dürüstçe anlattı. Herhangi bir sanığı kayır vaziyette değildi. Ne görüp duyduysa, mahkemeye anlatma yolunu seçti. Huzurumuzda yeminli şahadet veren, olayın baş aktörü konumundaki Nidai Şanlı ise, gönüllü ifadesinden farklı bir senaryo çizdi. Ozan ise, kendisini telefoniyen arayan Burcu’nun ‘Yeter be yeter’ diye haykırışına sus diye yanıt verip telefonu kapatmıştır”.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75