Erkeğin gücünü kullanarak, kadını sindirme amacı güden davranışların önüne geçilmeli

banner37

Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, 2018’de tartıştığı eşinin burun kemiğini kıran İbrahim Sağır’ı 4 ay hapse mahkum etti. Kararı açıklayan mahkeme, önemli bir vurgu yaptı:

Erkeğin gücünü kullanarak,  kadını sindirme amacı güden  davranışların önüne geçilmeli
banner90
banner8

Sedef BOŞNAK

Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, 2018’de, ikamet ettikleri evde, tartıştığı eşinin yüzüne yumruk atıp, adı edilenin burun kemiğini kıran İbrahim Sağır’ı yargılayarak, suçlu buldu ve 4 ay hapse mahkum etti.

Mahkeme, erkeğin gücünü kullanarak, kadının üzerinde sindirme amacı güden bu tür davranışların önüne geçilmesi gerektiğini ifade ettikten sonra, kadınların özgüveni yüksek, eşit bireyler olarak toplumda huzur içinde yaşayabilmesi için, bu tür suç işleyenlere ve işlemeye tevessül edeceklere karşı caydırıcı, ibret verici cezaların verilmesi gerektiğini vurguladı.
Başkan Fatma Şenol, Kıdemli Yargıç Ayşen Toroslu ve Yargıç Hazan Aksun’dan oluşan Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi’nin “vahim zarar” ve “ciddi darp” suçlarıyla ilgili oy birliğiyle aldığı kararı, Kıdemli Yargıç Ayşen Toroslu açıkladı.

banner134
Kıdemli Yargıç Ayşen Toroslu, vahim zarar suçunun, yasada azami 7, ciddi darp suçunun ise 3 yıla kadar hapis cezası öngören, ciddi, vahim ve yaygın suçlar olduğunu belirtti.
Ayşen Toroslu, hayat ve vücut bütünlüğünün anayasal güvence altına alındığına dikkat çekerek, bu tür suçların önüne geçilmesi için caydırıcı ve ibret verici ceza verilmesi gerektiğinin kaçınılmaz olduğunu anlattı.

Toroslu, kişilerin hayat ve vücut bütünlüğüne karşı işlenen bu tür suçların, kişi, huzur ve güvenliğini bozmak yanında toplum huzurunu bozup, kişilerin güven duygusu içinde yaşamasını engellediğini de dile getirdi.

KKTC’de son dönemlerde, bu tür suçların önüne geçebilmek için, polis teşkilatında ayrı bir birim oluşturulmasına karşın, kadına şiddetin hatırı sayılır şekilde arttığına vurgu yapan kıdemli yargıç, “Huzurumuzdaki mesele, kadına yönelik şiddetten öte, aile içi şiddettin var olduğu görülmektedir. Kadının kendisini en çok güvende hissetmesi gereken aile birliğinde, en yakını olan eşi tarafından şiddete maruz bırakılması kabul edilemezdir. Bu tür suçların, özelde aile birliğinde, genelde ise toplum nezdinde ciddi travmalara yol açtığı aşikardır” dedi.
Kıdemli Yargıç Ayşen Toroslu, sanık avukatı Fehmi Altunç’un, meselenin müştekisi olan, sanığın eşi A. Y.’yi mahkemeye tanık olarak şahadete çağırdığını anlattı. Kıdemli Yargıç Ayşen Toroslu, A. Y.’nin, suç tarihinde, sanıkla maddi zorluklar yaşadıklarını, olay günü sanığın alkol alıp eve geldiğini ve sanığa “sen ne biçim babasın, çocuklarım aç bakmıyorsun” dediğini ve bunun üzerine olayın yaşadığını söyledi.

Ayşen Toroslu, A. Y.’nin, olayın akabinde sanığın çok büyük pişmanlık yaşayıp, kendisinden özür dilediğini beyan ettiğine dikkat çekerek, A. Y.’nin sorunlarını konuşarak çözdüğü eşi hakkındaki şikayetini geri çektiğini anlattı. Toroslu, sanık avukatının, benzeri sabıkası olmayan alkolün etkisiyle öfke patlaması yaşayan müvekkiline mülayim bir ceza talep ettiğini kaydetti.

Ayşen Toroslu, meseleyle ilgili tüm hususları titizlikle değerlendirdikten sonra sanığı işlemiş olduğu ciddi, vahim ve yaygın suçlardan suçlu bulup mahkum ettiklerini açıkladı.
Toroslu, kamu yararı gereği, sanığa verilebilecek en adil cezanın hapislik olduğuna kanaat getirdiklerini kaydetti ve tüm belirttikleri ışığında, müştekinin affettiği sanığı, oy birliğiyle, 4 ay hapse mahkum etti.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75