Hepiniz hunharca öldürdünüz!

banner37

Gazimağusa’da Ocak 2018’de, bin dolar alacak için Çanakkale Göleti’nde işlenen Dede cinayetiyle ilgili Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz, 2 yıldır hükümsüz tutuklu olan Nidai Şanlı’yı sorgulayarak, iddialarını ortaya koydu:

Hepiniz hunharca öldürdünüz!
banner90
banner99

“KURANA EL BASTIM, SUÇSUZUM”… Aleyhindeki tüm suçlamaları reddedip, tüm iddialara hep aynı ses tonuyla, soğukkanlı bir şekilde yanıtlar veren Nidai Şanlı, gönüllü ifadesini kaleme alan deneyimli tahkikat subayı Erkan Yahat’ın, ifadesindeki hataları düzeltmesini söylemesine rağmen düzeltmediğini ileri sürdü. Şanlı, “Prosedürü bilmiyordum. İlk duruşmalarda çok kısa söz hakkı verdiler. Ancak, 28 aydan sonra ilk kez Kuran’a el bastım ve gerçekleri anlatma fırsatı buldum. Ben suçsuzum. Dede’nin ölümüne Ozan Körtkurt, Onur Körkurt ve Simge Dağdur sebep oldu” dedi

Sedef BOŞNAK

   Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi’nde, dövülerek zorla evinden kaçırıldıktan sonra götürüldüğü Çanakkale Göleti’nde de ciddi şekilde darp edilip öldürülen 28 yaşındaki Nijerya uyruklu üniversite öğrencisi Kennedy Taomwabwa Dede’nin cinayet duruşması devam ediyor.

   Dede cinayetiyle ilgili 2 yılı aşkın bir süredir hükümsüz tutuklu bulunan Nidai Şanlı’yı Avukat Ulaş Sabancı, Ozan Körkurt’u Avukat Özkul Özdevrim, Onur Körkurt’u Avukat Ahmet Katar, Simge Dağdur’u Avukat İbrahim Demirtaş ve Zekeriya Kurucu’yu Avukat Mustafa Kocatürk savunuyor.

   Başkan Fatma Şenol, Kıdemli Yargıç Ayşen Toroslu ve Yargıç Hazan Aksun’dan oluşan Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi’nde, iddia makamı Başsavcılık adına davayı yürüten Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz, mahkemede, 4 avukatın ardından, yeminli şahadet veren sanık Nidai Şanlı’yı 2 gün boyunca sıkı bir şekilde istintak etti.

   Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz, tutuklandıktan sonra hür iradesiyle verdiği gönüllü ifadesinde hatalar olup, tecrübesizliğinden, mahkemede bugüne değin bu hataları dile getiremediğini yakınarak anlatan Nidai Şanlı’ya, verdiği ifadenin, emarelerden, ses kayıtlarından, telefon dökümlerinden ve görgü tanıklarının ifadelerinden, doğruluğunun, cümle cümle teyit edildiğine vurgu yaptı.

   Mustafa İldeniz, diğer 4 sanığı adeta tim komutanı edasıyla yönlendirip azmettiren Şanlı’nın, Türk polisi ve mahkemeden, gerçeklerin ortaya çıkmaması için, kasıtlı olarak delilleri gizlediğini ileri sürerek, Şanlı’dan, mert, samimi ve dürüst cevaplar istedi.

“Beşiniz birlikte döve döve öldürdünüz”

   “Beşiniz birlikte Dede’nin hayatına, feci şekilde döve döve son verdiniz. Dede’yi hunharca öldürdünüz” diyen Mustafa İldeniz, Şanlı’yı, mahkemeye gerçekleri değil hikaye anlatmakla suçladı ve şöyle devam etti:

   “Gerçekleri anlatmıyorsun. Anlattıkların gerçeklerden uzak, inanılması güç şeyler. Hikaye.

   Günah keçisi olarak Ozan, Onur ve Simge’yi seçip, bu meseleden yeğenin Zekeriya ve kendini kurtaramazsın. Sen gerçekleri gönüllü ifadende, sıcağı sıcağına anlattın ve her sayfasını da okuyup imzanı attın. İfaden, deliller ve mahkemede yeminli şahadet B.Ç. ve diğer tanıkların ifadeleri bir birini teyit ediyor. Şimdi neden çark ediyorsun? Mahkûmiyete giden yoldasın diye mi?

   Sen diğer sanıkları organize ettin. Komut verdin, onlar da uyguladı. Alacağının peşine düşüp, Dede’yi, rızası hilafına, zorla evinden aldınız. Maktulü, Ozan, Onur ve Zekeriya ile birlikte adeta bumbar gibi döve döve arabaya tıktınız, gölete götürdünüz.

   Gölette azmettirdiğin Simge ve diğerleriyle birlikte, beşiniz, Dede’nin hayatına hunharca son verdiniz. Döve döve öldürdünüz.

   Eve gidip hep birlikte pizza yediniz, üzerinde iz olan ayakkabı ve kıyafetleri, makinede iki kez yıkadın. Rahatça uyudunuz, ertesi gün, ölüsünü görünce doğru sınıra gittin, ilk firar eden sen oldun.

   Profesyonel bir şekilde, suç aleti olan elektroşok cihazını kırıp SBA’ya kamışlıklara attın.

banner134
   İçinde pasaportunun bulunduğu, koltukları ıslak, çamur ve kan izi olan aracını da Güney’de bıraktın.  

   Güney’de paran bittiği, çaresiz kaldığın, bilet kesemediğin, ailenden yardım alamadığın için geri döndün.   

   Yardım istediğin Y.K.’ya da “Çok feci şekilde dövdük diye itiraf ettin. Gönüllü ifadendeki itirafını bertaraf ediyorsun. Mahkûmiyetten kaçmak için, Zekeriya ve kendini olaydan izole etmeye çalışıyorsun.”

   Kıdemli Savcı, “Hikayede en büyük rolü sen aldın. Olayın başlamasına sebep sensin. Hepiniz Dede’yi öldürdünüz. Kanunsuz hareketleriniz ve darbeleriniz, Dede’nin ölümüne sebep oldu” dedi ve sorgulamasını bitirdi.

Suçu üstlenmem için para ve ev teklif ettiler

   Toplam dört celsedir sıkı bir sorguya tabi olan Nidai Şanlı, tüm iddialara, hep aynı ses tonuyla, soğukkanlı ve kibar şekilde yanıtlar verdi.

   Mahkemede midesi bulanıp ara isteyen Nidai Şanlı’nın, zaman zaman, “Tam olarak konuşulanları hatırlamıyorum” diyerek kaçamak yanıtlar verdiği de gözden kaçmadı.

   Nidai Şanlı, gönüllü ifadesini kaleme alan deneyimli tahkikat subayı Erkan Yahat’ın ifadesindeki hataları düzeltmesini söylemesine rağmen düzeltmediğini ileri sürdü ve “Prosedürü bilmiyordum. İlk duruşmalarda çok kısa söz hakkı verdiler. Ancak 28 aydan sonra kurana el bastım ve gerçekleri anlatma fırsatı buldum. Ben suçsuzum. Dede’nin ölümüne Ozan Körtkurt, Onur Körkurt ve Simge Dağdur sebep oldu. Simge, Dede’nin başına iki kez taşla vurdu” dedi.

   Olay sonrası göl kenarına kız arkadaşının merakı üzerine gittiğini anlatan Şanlı, burada Dede’nin cesedini gördüğünü, Güney Kıbrıs’a panik olduğu için geçtiğini, yanında pasaportu ve herhangi bir Avrupa ülkesine gitme fırsatı varken mahkemeye gerçekleri anlatmak için geri döndüğünü yineledi.

   Şanlı, şöyle konuştu:

   “Ben kimseyi teşvik etmedim. Organize de etmedim. Alacağımdan vazgeçmiştim. Parayı Onur istiyordu. O akşam yaşananları ben yaşadım. Ne yaşandıysa, anlatıyorum. Hikaye değil, gerçekleri anlatıyorum.

   Şok cihazı bozuktu, feneri için kullanıyordum. Feneri bozulunca SBA’de attım. Hatta polisler bulamadı, yerini de ben gösterdim. Kaçmak isteseydim, kaçardım. Kendimi aklamak için döndüm. Cebimde param da pasaportum da vardı.

   Dede’ye apartmanda vurmadım, Zekeriya da vurmadı. Yalnızca, gölette, Dede koluma vurduğu için yüzüne bir tokat attım.”

   Bir soru üzerine, diğer sanıklar tarafından tehdit edildiğini de ileri süren Nidai Şanlı, kendisine suçu üzerine alması için para ve ev teklifinde bulunulduğunu, kendisinin kabul etmediğini iddia etti.

   Kıdemli savcı, istintakını bitirdikten sonra, mahkemeye dinleteceği başka tanıkları olduğunu beyan edip, süre istedi.

   Mahkeme, duruşmayı kaldığı yerden dinlemek üzere yarına erteledi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75