İnsanlık yapayım dedim, burnumdan geldi

banner37

Bulut Akacan, Vasıf Kurbanov ve Orçun Özorçun’un yargılandığı darp davası hitaplara kaldı. Davanın dünkü celsesinde tanık kürsüsüne çıkan üçüncü sanık Özorçun, tek amacının kavgayı ayırmak olduğunu söyledi:

İnsanlık yapayım dedim, burnumdan geldi
banner90

“BU OLAY YÜZÜNDEN 9-10 AYDIR CEZAEVİNDEYİM”… Tanık kürsüsüne geçerek yemin eden Orçun Özorçun, 7 Ocak gününde yaşananları kendi açısından anlattı. 7 Ocak’ta yaşananların kendisi için ‘çok ağır bir ders’ olduğunu ve geleceğe yönelik tüm planlarının mahvolduğunu belirtti. Özorçun, “Bu olayda biri ‘babam’ gibi sevdiğim Erhan Başay, diğeri de ‘abim’ gibi sevdiğim Bulut Akacan vardı. Bu olayda tek yaptığım iki sevdiğim insanı ayırmaktı. Bu olay yüzünden 9-10 aydır cezaevindeyim. Keşke hiç karışmasaydım, çok pişmanım. İnsanlık yapayım dedim, burnumdan geldi” şeklinde konuştu.

Girne’de 7 Ocak 2019 tarihinde alacak-verecek meselesi nedeniyle Erhan Başay’ın yemek yediği restoranda çıkan kavgada Erhan Başay ile Zeki Asımoğlu’nun darp edilmesi olayının faili olarak yargılanan iş adamı Bulut Akacan ve korumalarının davasında sona gelindi. Mahkeme, tarafların hitaplarını dinlemek için davayı yarına tehir etti.

Girne Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Füsun Cemaller, Kıdemli Yargıç Rauf Kürşad ve Yargıç Mine Ozankaya’nın huzurunda görüşülen dünkü celsede, İddia Makamı Başsavcılık adına davayı yürüten Kıdemli Savcı Mustafa Atakara, sanık Bulut Akacan’ın avukatları Kıvanç Rıza ile Mustafa Asena, sanık Vasıf Kurbanov’un avukatı İlker Sertbay ve sanık Orçun Özorçun’un avukatı Doğa Zeki hazır bulundu.

Davanın dünkü celsesinde, sanık Vasıf Kurbanov’un avukatı İlker Sertbay, Zeki Asımoğlu’na ait muhaceret dökümlerini mahkemeye emare olarak sunarken, duruşmaya sanık Orçun Özorçun’un dinlenmesiyle devam edildi.

Davanın son tanığı ise Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lokman Onur Uyanık oldu.

Özorçun: Erhan Başay’ı

kendi babam gibi seviyorum

Davanın dünkü celsesinde ilk önce Orçun Özorçun tanık kürsüsüne çıkarak yeminli şahadet verdi.

Özorçun, şu anda 29 yaşında olduğunu belirterek, Cengiz Topel Endüstri Meslek Lisesi’nin motor bölümünü bitirdikten sonra Lefke Avrupa Üniversitesi’nde Tarih Öğretmenliği bölümünden mezun olduğunu belirtti.

Özorçun, yaklaşık 3 yıldır Akacan Holding’e ait araba kiralama şirketinde araç sorumlusu olarak çalıştığını dile getirdi.

7 Ocak günü, ‘Foodforfit’ isimli restorana yemek yemek için gittiğini belirten Özorçun, söz konusu restorana günde 5-6 kez gittiğini söyledi.

Özorçun, Erhan Başay’ı kendi babası gibi sevdiğini, bu nedenle de ona ‘baba’ diye hitap ettiğinin altını çizdi.

“İkisi de sevdiğim insan, nasıl karışmayayım?”

Sanık Orçun Özorçun, 7 Ocak’ta yaşananları şu şekilde anlattı:

“O gün restorana gittiğimde Erhan babamı masada otururken gördüm. Ona ‘Napan baba?’ diye seslendikten sonra sipariş vermek için içeriye girdim. Daha sonra mekana Bulut abi geldi ve Erhan babamın masasına oturdu. O esnada ben içerde olduğum için ne konuştuklarını duymadım ama sanki sohbet eder gibiydiler. Daha sonra da karşılıklı küfürleştiklerini duydum. İlk başta bir şey olacağını zannetmedim. Çünkü biri babam, diğeri de abim gibi bir insandı…

Sonra biranda Erhan babam celallendi ve ayağa kalktı. Ben de hemen yanına gidip; ‘Baba, sakin ol’ dedim. Erhan babam da bana bunun üzerine ‘Sen karışma evlat’ dedi. Nasıl karışmayım? İkisi de sevdiğim insan, kavga etmelerini istemedim ve bu kavgayı ayırmaya çalıştım. Sonra Erhan babama tekrardan ‘Sakin ol’ dedim. Bu defa da bana bağırmaya başladı. Ama Erhan babamda bir fenalığın olmadığını biliyordum. Bu nedenle umursamadım.”

“‘Hade baba, beraber gidelim’ dedim, dinlemedi”

“Daha sonra yanımıza mekan sahibi olan Güran Ataker geldi: ‘Ayıptır, yapmayın. Mekanımı mahvettiniz’ dedi. Ben de olay daha fazla büyümesin diye ayırmak istedim. Erhan babamı tutup, sakinleştirmeye çalıştım ve ona ‘Hade gel baba, beraber gidelim buradan’ dedim. Ama beni dinlemedi. Sürekli dişlerini sıkıyordu, çok gergindi…

Sonra bir itişme-kakışma oldu. Arkamı döndüğümde adının sonradan Zeki Asımoğlu olduğunu öğrendiğim Zeki abinin yerde yattığını gördüm. O an ‘ne oldu? Kim vurdu?’ gibisinden şeyler söyledim. Çünkü Zeki abimin ağzı kanlar içindeydi… Sonra da Zeki abiye yardımcı olmak için içeri koşup bir bardak su getirdim. Bu esnada Erhan babam yine sinirli olduğu için bana sövdü saydı. Ama daha önce belirttiğim gibi, Erhan babamın içinde bana karşı hiçbir fenalığın olmadığını bildiğim için arkamı dönüp gittim. Zaten bu olaya çok üzülmüştüm… Şunu da belirtmeden geçmeyim, Zeki abi yere düştükten sonra mekan sahibi olan Güran Ataker bile çığırından çıkmıştı ve ‘Yeter Erhan abi, nedir ama yaptığın?’ dedi.”

“Tek yaptığım iki sevdiğim insanı ayırmaktı”

banner9
“Bu olayda iki sevdiğim, değer verdiğim insan vardı. Biri ‘babam’ gibi sevdiğim, diğeri de ‘abi’ gibi sevdiğim bir insandı. Bu nedenle benim asıl amacım bu iki insanın kavgasını ayırmaktı. Bu yüzden de o an kimin kime vurduğunu veya ne yaptığını tam olarak göremedim. Çünkü kavgayı ayırmaya odaklanmıştım. Hatta ben Zeki abi yerde kanlar içindeyken bile yardımcı olmaya çalıştım. Ama Erhan babam yardım edilmesini istemedi ve halen ortamı gerginleştirmeye devam ediyordu. Ben de ortamı sakinleştirmeye devam ediyordum. Daha sonra da polisler geldi ve bizi karakola götürdü.

Bu olay yüzünden 9-10 aydır cezaevindeyim. Tek yaptığım iki sevdiğim insanı ayırmaktı. Keşke hiç karışmasaydım, çok pişmanım. Bu olaydan dolayı geleceğe yönelik olan tüm planlarım mahvoldu.”

“İnsanlık yapayım dedim, burnumdan geldi”

Özorçun, 7 Ocak’ta yaşananların kendisi için ‘çok ağır bir ders’ olduğuna dikkat çekerek, yaşadıklarını anlatmaya şu şekilde devam etti:

“Bundan sonra kimseye yardım etmeyeceğim. Eskiden yolda bir trafik kazası bile görsem, durup yardım ederdim, müdahil olurdum. Ayrıca bir kavga görünce de tarafları ayırmaya çalışırdım. Ama artık öz babam bile kavga etse asla ayırmaya çalışmayacağım. İnsanlık yapayım dedim, burnumdan geldi.”

Atakara, Özorçun’u istintak etti

Kıdemli Savcı Mustafa Atakara, sanık Orçun Özorçun’u istintak etti.

Atakara, Erhan Başay’ı tuttuğu sırada Başay’ın tepinip tepinmediğini sorması üzerine Özorçun, “Erhan babamı zor zapt ettim, çünkü çok sinirliydi” yanıtını verdi.

‘Zapt etmek’ kelimesini hangi manada kullandığını soran Atakara’yı cevaplayan Özorçun, söz konusu kelimeyi kavgayı ayırma maksadıyla kullandığını belirterek, “Ben sadece Erhan babamla Bulut abimin kavga etmesini istemedim. Çünkü, Erhan babamı bıraksaydım, çok kötü şeyler olabilirdi” şeklinde konuştu.

Atakara’nın ‘Erhan sana ‘beni bırak’ dediğini duydun mu’ sorusunu da yanıtlayan Özorçun, “O sırada çok ses vardı ve ben kavgayı ayırmaya odaklandığım için duymadım” dedi.

Erhan Başay’ın restorandan dışarıya kendi isteğiyle mi yoksa Bulut Akacan’ın ‘talimatıyla’ mı çıktığını soran Atakara’ya cevap veren Özorçun, “Hayır, kimse bana talimat vermedi. Biz mekan sahibi olan Güran Ataker’in isteği üzerine dışarıya çıktık. Çünkü o bize ‘Mekanımı mahvettiniz’ dedi. Ben de Erhan babamı tutup uzaklaştırdım. Amacım sadece kavgayı ayırmaktı. Eğer Erhan babamı bıraksaydım bu defa da iki sevdiğim insan da zarar görebilirdi, çünkü Erhan babam çok sinirliydi” şeklinde konuştu.

“Babam gibi sevdiğim insana nasıl tokat atarım?”

Sanık Bulut Akacan’ın olay anında ‘dur’ dediğini duyup duymadığını soran Atakara’ya yanıt veren Özorçun, “Bulut abi orada ‘dur’ dese de demese de benim için fark etmezdi. Çünkü orada kavga eden iki sevdiğim insandı. Zaten bu yüzden ayırmaya çalıştım” dedi.

Atakara’nın ‘Erhan Başay’a tokat attığını hatırlıyor musun’ sorusunu cevaplayan Özorçun, “Böyle bir şeyi kesinlikle kabul etmiyorum. Ben babam gibi sevdiğim bir insana nasıl tokat atarım?” yanıtını verdi.

Erhan Başay’a restorandan dışarı çıkarıldığı sırada şiddet uygulandığını söyleyen Atakara’yı cevaplayan Özorçun, “Hayır, ben ona zarar vermem, başkasının da zarar vermesine müsaade etmem” şeklinde yanıtladı.

Atakara’nın sanığın Bulut Akacan’ı koruma içgüdüsüyle hareket ettiğini söylemesi üzerine Özorçun, “Kimi kimden korumaktan bahsediyorsunuz? Orada kavga eden iki sevdiğim insandı” dedi.

Avukat Sertbay, tanık çağırdı

Orçun Özorçun’un iddia makamı tarafından sorgulanmasının ardından sanık Vasıf Kurbanov’un avukatı İlker Sertbay, Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lokman Onur Uyanık’ı tanık kürsüsüne çağırdı.

Avukat İlker Sertbay’ın ‘alveol kemiği kırılması’ ve ‘diş kırılmasıyla’ ilgili sorularını yanıtlayan Uyanık, alveol kemiğinin dişleri çeneye bağlayan kemik olduğunu söyledi.

Sertbay’ın alveol kemiği kırılmasının tedavisinin nasıl yapıldığını sorması üzerine Uyanık, söz konusu tedavinin kırık parçaların tel, plastik veya titanyumdan yapılma bir maddeyle sabitlenerek yapıldığını belirtti.

Alveol kemiği kırığı tedavisinin hangi branş tarafından yapılması gerektiğini soran Sertbay’a cevap veren Uyanık, “En sağlıklısı Ağız Diş ve Çene uzmanın yapmasıdır. Ancak belirli durumlarda diş hekimleri de müdahalede bulunabilir” yanıtını verdi.

Bu tanığın şahadetini tamamlamasının ardından Girne Ağır Ceza Mahkemesi, tarafların hitaplarını dinlemek üzerine davayı yarına erteledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96