Kennedy Dede cinayetinde önce araç, sonra sanıklar bulundu

banner37

Gazimağusa’da Çanakale Göleti’nde taş kullanılarak döve döve öldürülen Nijeryalı üniversite öğrencisi Kennedy Dede’nin ölümüyle ilgili devam eden ilk tahkikat duruşmasında, meselenin tahkikat subayı Müfettiş Erkan Yahat şahadet verdi:

banner87
Kennedy Dede cinayetinde önce araç, sonra sanıklar bulundu
banner99

Sedef BOŞNAK
 

Gazimağusa’da evinden kaçırılıp Çanakale Göleti’ne elektro şok verilerek götürülen, orada tekme tokat ve taşla ciddi şekilde dövülerek öldürülen Nijeryalı Kennedy Taomwabwa Dede’nin ölümüyle ilgili ilk tahkikat (P.İ.) duruşması devam ediyor.
   Polis, meseleyle ilgili aylardır hükümsüz tutuklu bulunan ve ciddi hapislik cezaları istenen Nidai Şanlı’yı (28), Ozan Körkurt’u (18), Onur Körkurt’u (21), S.D.’yi (K-17) ve Zekeriya Kurucu’yu (22), geniş güvenlik önlemi altında mahkemeye getirip, yargıç huzuruna çıkarttı.
   Mahkemenin Ceza Davaları Yargıcı Umut İnan’ın huzurunda gerçekleşen dünkü tahkikat duruşmasında, İddia Makamı Başsavcılık adına davayı yürüten Savcı Hasan Boşnak, cinayeti soruşturan meselenin tahkikat subayı Müfettiş Erkan Yahat’ı yeminli şahadete çağırdı.
   Yahat, mahkemeye, Çanakkale Bölgesi’ndeki göl kenarındaki su içerisindeki siyahi ceset ihbarından sonra, olayı aydınlatmak için yaptığı icraatları tek tek mahkemeye anlattı.
   Müfettiş Erkan Yahat, Dede’nin öldürülmeden önce, kaldığı apartmandan, GU 042 plakalı bir araçla, Kıbrıs lehçesinde konuşan 3-4 erkek şahıs tarafından döve döve bir araca konulup kaçırıldığını öğrenmesi üzerine, yaptığı araştırma sonucu ilk önce maktulün kaçırıldığı aracı ardından da tek tek sanıkları tespit edip tutukladığını anlattı.
 

Cesedin tomografisi çekildi
 

Müfettiş Erkan Yahat, 30 Ocak 2018’de, Gazimağusa Polis Müdürlüğü’nde Adli Şube’de bulunduğu esnada, vardiya subayı olan Halil Seven’in “ceset bulundu” bildirimi sonrası harekete geçtiğini söyledi.
   Erkan Yahat, Halil Seven ve oluşturduğu bir polis ekibiyle, saat 16.55’te Çanakkale Bölgesi’ndeki Gökçe’yi ziyaret ettiğini anlattı ve bahse konu mahale vardığında, gölet kenarında, su içerisinde siyahi bir şahsın bulunduğunu gördüğünü anlattı.
   Yahat, sonradan Kenedy Dede’ye ait olduğunu öğrendiği su içerisindeki cesedin, başının Güney, ayaklarının da Kuzey istikametine bakar vaziyette olup, üzerinde üstten kırmızı kapüşonlu swith-shirt, alttan ise ayak bileklerine kadar indirilmiş kot pantolon bulunduğunu belirtti.
   Cesedin yüzünkoyu yatıp, sol elinin yüzünün altında, kalçalarının da açık olduğunu kaydeden müfettiş, “Cesedin hareketsiz olduğunu gördüm. Hemen akabinde, Halil Seven’e 112 Acil Servisi’ne, Olay Yeri İnceleme Uzmanı Hasan Zorlu’ya ve trafik şubesine bilgi verip, olay yerine gelmelerini sağlamasını söyledim. Ve yine, Halil Seven’e kendi telefonuyla cesedin bulunduğu yeri fotoğraflamasını söyledim” dedi.
   Müfettiş, Halil Seven’in bilgileri verip, fotoğrafları çektiğini söylemesinin akabinde, 112 Acil Servis’te görevli Hürü Arkın ile İzlem Baş isimli hemşirelerin de olay yerine gelip, cesedi sırt üstü çevirip muayene ettiklerini ve muayene sonucu konu şahsın ‘X’ yani ölü olduğunu bildirdiklerini mahkemeye aktardı.

banner9
    Ceset üzerinde herhangi bir yara bere izi görmediğini gözlemlediğini mahkemeye aktaran müfettiş, olayı Adli Tıp Uzmanı İdris Deniz’e bildirdiğini, İdris Deniz’in de kendisine cesedin morga kaldırılmadan önce tomografisinin çekilmesini istediğini dile getirdi.
   Doktor Cihan Tüccar’ın olay yerindeki muayenesinden sonra, cesedin tomografisinin çekilmesini sağladığını ve bu çekimin kayıtlı olduğu CD’yi teslim aldığını belirtti.
 

Maktulün kız kardeşi, cesedi teşhis etti
 

Olay yerinde gerekli tüm araştırma ve tedbirlerin alınmasını sağladıktan sonra, saat 18.00’de, ekibiyle, Dede’nin kalmakta olduğu apartmana gittiğini kaydeden müfettiş, burada Dede’nin ev arkadaşı Ş.J.E.’nin de izniyle arama yaptığını söyledi.
   Konu apartmanda, olayla alakalı ya da kanunsuz herhangi bir emareye rastlamadığını ifade eden Erkan Yahat, bölgedeki diğer ikametgah sakinlerinden ifade temin ettiğini anlattı. Yahat, maktulün dövülerek zorla bir araçla kaçırıldığını öğrendikten sonra, yaptığı araştırma sonucu, GU 042 plakalı aracın  Zekeriya Kurucu’ya ait olduğunu belirleyip, konu ikametgahına gittiğini dile getirdi.
  Yahat, aracı, Baykal bölgesindeki konu ikametgahın yan tarafında park halinde tespit ettikten sonra, ikametgahta bulunan Ayşe Kurucu ve Türkan Ateş’ten yaptığı soruşturmada, Zekeriya Kurucu’nun 29 Ocak 2018’de, yeğeni Nidai Şanlı’yla birlikte olduğunu öğrendiğinden söz etti.
   Her iki şahsı da aranan şahıs olarak ilan ettikten sonra, telefoniyen ulaştığı Zekeriya Kurucu’ya, beraberindeki Ozan Körkurt ile birlikte, Gazimağusa’daki bir işyeri önünde ulaştığını dile getirdi. İhtar tahtında sorduğu sorulara aldığı yanıtlar sonrasında, her iki sanığı da müdürlüğe sevk ettiğini belirten müfettiş, meseleye bağlantısı olan diğer sanıkları da aranan şahıs ilan ettiğini belirtti.
   Yahat, önce S.D.’nin evine gittiğini, buraya B.Ç.’nin geldiğini, S.D.’nin eve geleceğini öğrendiğini ancak yarım saat beklemesine karşın kimsenin gelmediğini ifade etti ve ekledi:
   “B.Ç.’ye ihtar tahtında suçlarını bildirdim ve  ‘Abi benim alakam yok. Ben hiçbirşey yapmadım’ cevabını aldım. Akabinde, meseleyle ilgili Nidai Şanlı, Onur Körkurt, S.D., Aydan Kızıltaç ile ilgili mahkemeye başvurarak adı edilenler için derdest emri temin ettim”.
   Erkan Yahat, Zekeriya Kurucu ve Ozan Körkurt’tan ifade temin edildiğini ve adı edilenlere suçlarının bildirildiğini belirterek, aldığı yanıtları aktarıp, maktulün cesedini, kız kardeşinin teşhis etmesini de sağladığından söz etti.
   Hasan Boşnak, müfettişin aldığı emareleri mahkemeye sundu, böylece dava süresince sunulmakta emare sayısı 111’e ulaştı. Mesai bitimi nedeniyle yargıç, davayı, kaldığı yerden dinlenmek üzere, yarına tehir etti.
 

Güncelleme Tarihi: 22 Kasım 2018, 09:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96