KKTC şeriat ülkesi değil: 9 ay hapis!

banner37

Girne Ada Hospital’de 17-18 haftalık bebeğini yasa dışı yollardan, gayrı yasal bir şekilde sezaryen ameliyatıyla sonlandıran Melis Akçal, hapse mahkum edildi

banner87
KKTC şeriat ülkesi değil: 9 ay hapis!
banner99

Elmas TOKAY

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran yasadışı kürtaj olayıyla ilgili olarak 2014 yılında, Girne’deki Ada Hospital’de, 17 ila 18 haftalık olduğu belirlenen bebeğini, yasadışı olarak sonlandırdığı gerekçesiyle yargılanan sanık Melis Akçal, 9 ay hapse mahkum edildi.

Kararı okuyan Girne Kaza Mahkemesi Ceza Davaları Yargıcı Mesut Mesutoğlu, 17-18 haftalık herhangi bir sağlık problemi bulunmayan bir bebeğin, düşüncesiz hareketler neticesinde hayatına son verildiğini, bu tarz suçları işleyen kişilere karşı mahkemelerin tolerans göstermesi, işlenen bu tür suçları hafife almasının beklenemeyeceğine vurgu yaptı.

Kararın ardından sanık Melis Akçal’ın annesi ve babası, mahkeme avlusunda fenalık geçirerek, ambulansla Dr. Akçiçek Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı.

Yasadışı kürtaj meselesiyle ilgili olarak ise Girne Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan sanıklar Mehmet ali Tunçbilek, Verda Tunçbilek, Ayşegül İşbilen, Taner Okburan, Fahri Karagözlü ve Rasiha Serdaroğlu hakkındaki karar ise 9 Mart Perşembe günü açıklanacak.

Sanık yasadışı işleri yapan kişileri buldu

Sanıkla ilgili kararı okuyan Yargıç Mesut Mesutoğlu, sanık Melis Akçal’ın, hamile olduğunu öğrendikten sonra, bebeğini aldırmaya karar verdiğini, bunu üzerine bir takım araştırmalar yaparak bu tarz yasadışı işleri yaptığını öğrendiği kişilere başvurarak bebeğini sezaryen yöntemi ile aldırdığına dikkat çekti. Yargıç Mesutoğlu, sanığın nişanlısından hamile kalmasına rağmen, bu şahısla anlaşamadığını öne sürerek bu suçları işlediğini söyledi.

Sanık yasak bir ilişki yaşamadı

Sanık Akçal’ın yasak bir ilişki yaşamadığını, cinsel tecavüz neticesinde hamile kalmadığına vurgu yapan Yargıç Mesutoğlu, sanığın hamileliği sonlandırmasının ardından anlaşamadığını beyan ettiği bu şahısla evlenerek kısa süreli de olsa bir yuva kurduğunu anımsattı.

Planlı bir şekilde bu suçu işledi

Sanığın bebeğini aldırmasını gerektirecek herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığına da vurgu yapan Yargıç Mesutoğlu, sanığın bu suçları, bir anlık düşüncesizlik eseri değil, tamamen planlı –programlı bir şekilde, vahameti ve ciddiyetinin bilincinde ve ilk nazarda pişmanlık duymadan işleme yoluna gittiğinin altını çizdi.

banner9
Yargıç Mesutoğlu, sanığın, bu suçu işledikten sonra polise teslim olmak yerine, suskun kaldığını, söz konusu hastaneyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında da, polise yanlış bilgiler vererek polis teşkilatını yanlış yönlendirdiğini söyledi.

Soruşturma kapsamında sanığın dosyasının bulunduğunu kaydeden Mesutoğlu, ardından yapılan DNA testleri sonucunda, sanığın 2 no’lu fetüsün annesi olduğunun belirlendiğini ifade etti.

Sağlıklı bebeğin yaşamına son verildi

Sanığın gerçekleştirdiği düşüncesiz hareketler neticesinde, takriben 17-18 haftalık, herhangi bir sağlık problemi bulunmayan bir bebeğin, sağlıklı bir şekilde gelişimini tamamlayıp, dünyaya gelip yaşama şansını sonsuza dek kaybettiğine vurgu yapan Mesutoğlu, bu tarz suçları işleyen kişilere karşı mahkemelerin tolerans göstermesi, işlenen bu tür suçları hafife almasının beklenemeyeceğine vurgu yaptı.

Yargıç Mesutoğlu ayrıca, sanığın, Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yasadışı kürtaj meselesinde,  ifadesine zıt bir şahadet vermesi nedeniyle, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından muhasım (düşman) tanık ilan edildiğine de dikkat çekti. Bu suçun 3 yıla kadar hapislik cezası öngörülen bir suç olduğuna değinen Mesutoğlu, amme menfaatini yakından ilgilendiren bir suç türü olduğuna vurgu yaptı.

KKTC şeriat ülkesi değil

Yargıç Mesutoğlu, küçük bir ülke olan KKTC’de, herkesin birbirini tanıyıp bildiği, hele ki sosyal medyanın bu denli çılgınlık derecesinde kullanıldığı bir ortamda, toplumsal baskının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti.

Ancak, KKTC’nin şeriat düzeninin hüküm sürdüğü, geri kalmış insanlardan oluşan bir ülke olmadığını dile getiren Mesutoğlu, eğitimli, yanlış ve doğruyu ayırt edebilecek yaşta olan üniversite mezunu bir kişi olan sanığın, nişanlısından ayrılma aşamasında olsa da, artık yasal bir şekilde sonlandırılma süreci geçen bir hamileliği, toplumsal baskıları ileri sürerek sonlandırmasının asla kabul edilemez olduğuna vurgu yaptı.

7 yıl hapislik gerektiren bir suç

Yargıç Mesut Mesutoğlu, sanık Melis Akçal’ın, yargılandığı, “kadının kendi çocuğunu düşürmeye teşebbüsü” ve “hamileliği yasadışı olarak sonlandırmaya müsaade etmek” davalarından suçlu bulduğunu belirterek, sanık hakkındaki ilk davanın 7 yıla kadar hapislik cezası öngörülen ciddi bir suç olduğuna vurgu yaptı.

Sanık genç ve sabıkasız

Sanığa ceza takdir ederken, genç, sabıkasız, hayat tecrübesi anlamında kısıtlı bir kişi olmasını, mahkemeye saygılı tutumları, aleyhindeki ithamları kabul ederek adaletin erken tecellisine kendince yardımcı oluşuna değinen Mesutoğlu, bunların yanında yaptıklarından dolayı üzgün oluşunu, yaşananlar neticesinde psikolojik sıkıntılar yaşayıp tedavi olmakta oluşunu hafifletici faktörler olarak dikkate aldığını dile getirdi.

Yargıç Mesutoğlu son olarak, sanık hakkındaki lehte ve aleyhteki faktörleri göz önünde bulundurarak, sanığın mahkum olduğu davalardan toplam 9 ay hapse mahkum ettiğini açıkladı.

Güncelleme Tarihi: 07 Mart 2017, 08:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96