banner6

Maraşlı Rumlara AİHM yolu göründü

banner37

Kapalı Maraş’taki bir apart otel için TMK’ya başvuran Rum şirket ile davaya müdahil olmak isteyen Vakıflar İdaresi anlaşmazlığına Yüksek İdare Mahkemesi son noktayı koydu ve "Vakıflar İdaresi ve Din İşleri Dairesi de müdahildir" dedi.

Maraşlı Rumlara AİHM yolu göründü
banner99

Emine UYSAL

Kapalı Maraş’taki bir apart otel için Taşınmaz Mal Komisyonu'na (TMK) başvuran Rum şirket ile davaya müdahil olmak isteyen Vakıflar İdaresi anlaşmazlığına Yüksek İdare Mahkemesi son noktayı koydu.

Yüksek İdare Mahkemesi, tek yargıçla oturum yapan YİM kararını hatalı bulup, Vakıflar İdaresi ve Din İşleri Dairesi’nin davaya müdahil olmasına karar verdi.

Mahkeme, Kapalı Maraş’taki bir apart otelin iadesi ve 34 milyon Euro kullanım kaybı tazminatı için Taşınmaz Mal Komisyonu'na başvuran Kıbrıslı Rum şirket ile söz konusu malın Abdullah Paşa Vakfı’na ait olduğunu savunan Vakıflar İdaresi’nin davaya ilgili şahıs olarak dahil olmasına karar verdi.

Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK), Abdullah Paşa Vakfı adına Vakıflar İdaresi’nin davada yer alması gerektiğini savunurken, TMK’ya başvuran Kıbrıslı Rum şirket Mihailidis Brothers Mediterranean Tours Ltd. bunun aksini savunuyordu.

Kıbrıslı Rum şirket, 2012 yılında davanın görüşülmesinin hızlanması için Taşınmaz Mal Komisyonu'na dilekçe dosyalamıştı.

Şirket, Taşınmaz Mal Komisyonu’na dilekçesinin görüşülmesini hızlanması ve komisyonun Evkaf’ı davaya müdahil etmesi üzerine, Yüksek İdare Mahkemesi'ne dava dosyalamıştı.

Kasım 2015 tarihinde tek yargıçla oturum yapan Yüksek İdare Mahkemesi, Evkaf'ın başvuruda şahıs olarak eklenmesi kararını iptal etmişti.

Vakıflar İdaresi ve KKTC Başsavcılığı, bu kararın iptali için istinaf dosyalamıştı. Üç yargıçla oturum yapan YİM, alt mahkemenin kararını hatalı buldu.

Mehmet Türker Başkanlığında, Bertan Özerdağ ve Beril Çağdal'dan oluşan Yüksek Mahkeme Heyeti’nin huzurunda görüşülen davada Vakıflar İdaresi adına, avukatlar Ergin Ulunay, Peyman Erginel, Tevfik Mut, Başsavcılık adına savcı Meryem Beşoğlu Özduran ve Rum şirket Mediterranean Tours Ltd. adına avukat Murat Metin Hakkı hazır bulundu.

Kararı, Heyet Başkanı Mehmet Türker okudu.

Ulunay: Beklediğimiz bir karardı

Dava kararının okunmasının ardından KIBRIS'a açıklama yapan Vakıflar İdaresi'ni temsil eden avukatlardan Ergin Ulunay, mahkemenin Vakıflar İdaresi ve Din İşleri Dairesi'nin davada Taşınmaz Mal Komisyonu'nda ilgili şahıs yapılabileceğini belirttiğini kaydetti.

banner134

Ulunay, Maraş’taki taşınmaz mallarla ilgili Vakıflar İdaresi ve Din İşleri Dairesi lehine bir karar ürettiğini belirtti.

Ulunay, "Bu karar doğrultusunda Taşınmaz Mal Komisyonu'ndaki bütün Maraş vakıf mallarıyla ilgili savunmamızı yapacağız ve bu savunmalarımız ışığında da geçerli olabilecek olan Abdullah Paşa Vakfı ile ilgili Gazimağusa Mahkemesi'nin verdiği karardır. Müspet bir karardır. Beklediğimiz bir karardı" dedi.

Hakkı: Maraş Rumlarına, Maraş’taki mallarının iade yolu kapandı

Kıbrıs Rum şirketin avukatı Murat Hakkı da KIBRIS'a açıklama yaparak, karara saygılı olduklarını ve kararı en kısa sürede değerlendirip, gerekeni yapacaklarını belirtti.

Hakkı, "Değerli yargıçlarımızın kararına saygılı olmakla birlikte bütün Maraş Rumlarının arzu ettiği şekilde bir karar çıktı. Davayı yakından takip eden Rum Başsavcılığı'nın arzu ettiği bir şekilde karar çıkmıştır. Bu kararın anlamı kanaatimce bütün Maraş Rumlarına, Maraş’taki mallarının iade yolunun kapanması ve Taşınmaz Mal Komisyonu'ndaki keyfi ertelemelerin tamamen adli açıdan denetimsiz bırakması sonucunu doğurmaktadır” dedi.

Hakkı, açıklamasına şöyle devam etti:

“Taşınmaz Mal Komisyonu, kurulduğundan beri, yani son 10 yıl içinde herkesin malumu olduğu üzere en azından Maraş konusunda hiçbir karar üretmemiştir. Gazimağusa Kaza Mahkemesi'nin kararının da tanınması sonrasında iade yolunun kapalı olduğu düşüncesindeyim ve 2017 yılında onlarca Maraşlı Rum'un Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne doğrudan başvuru yapacağını düşünüyorum. Çünkü en azından bizim davada 7 yıllık bir süreçten sonra müspet hiçbir şey elde edilemedi. Öte yandan, Maraş Rumları, AİHM'e bu konuyu taşırsa, Türkiye Cumhuriyeti hükümeti bir açıdan daha sıkıntıya düşecektir. 2005 tarihli ilgili kaza mahkemesi kararın alınış şeklidir. Herkesin malumu Arestis davası, AİHM'in gündemindeyken alel acele bir şekilde ve Başsavcılık ile Evkaf Dairesi'nin meşveretleşmesi yoluyla Maraş Rumlarına hiçbir söz hakkı verilmeden alınmış bir karardır ve sadece doğal adalet ilkelerine riayet edilmediğinden ötürü uluslararası camia nazarında ve AİHM nezdinde de dikkate alınmayacağını düşünüyorum. Her ne kadar evkafın, Maraş’la ilgili bazı haklı iddiaları olsa bile konu AİHM’e taşınırsa, tek dayanak olarak bu 2005 tarihli Gazimağusa Kaza Mahkemesi kararı görülecektir ve bu AİHM'de dosyalanacak olası başvurularda Türkiye'yi sıkıntıya sokacaktır."

 

 

Güncelleme Tarihi: 30 Kasım 2016, 09:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104