banner6

Olayı kapattılar, yetkinizi kullanın!

banner37

Elektrik direğine çarpan TIR kapısı ile araç arasına sıkışarak can veren Arif Ummak ile ilgili ‘adli ölüm tahkikatı’ davasının sonuna gelindi. Ummak’ı temsil eden Avukat Öncel Polili, mahkemeden Fasıl 153 Ölüm Sorgu Yargıçları Yasası gereğince yetkilerini kullanmasını istedi ve ekledi:

Olayı kapattılar, yetkinizi kullanın!
banner150 banner150 banner151 banner143

Sedef BOŞNAK

Geçitkale’de 2015 yılının Aralık ayında, elektrik direğine çarpan TIR kapısı ile araç arasına sıkışarak can veren Arif Ummak ile ilgili ‘adli ölüm tahkikatı’ davasının sonuna gelindi.

Kıdemli Yargıç Ayşen Toroslu’nun baktığı davanın dünkü duruşmasında, Savcı Yardımcısı Serhan Bundak ve

YDÜ’de Hemşirelik Okulu öğrencisi olup, köydeki inşaat şirketinde yarı zamanlı olarak çalışan müteveffa Arif Ummak’ın ailesini temsil eden Avukat Öncel Polili mahkemeye hitapta bulundu.

Avukat Öncel Polili, polisin, Arif Ummak’ın belirttiği gibi ölmediği iddiasını yineledi ve müteveffanın ölümüyle ilgili makul şüphelerden söz ederek, mahkemeye talepte bulundu.

Öncel Polili, yaşam hakkının gerek anayasanın 15’inci maddesi gerekse de AİHM Sözleşmesi’nin 2. maddesiyle korunan bir hak olduğuna vurgu yaptıktan sonra mahkemeden, huzurundaki olgular çerçevesinde, Fasıl 153 Ölüm Sorgu Yargıçları Yasası’nın 24 ile 26. maddeleri gereğince yetkilerini kullanmasını istedi.

Öncel Polili, özetle şöyle devam etti:

“Haklar, devlet ve birey arasındadır. Yaşam hakkı, devletin görevi yalnızca bireyleri öldürmeme değil, ölüm olduktan sonra etkin soruşturma yükümlülüğü vardır. Biz, delillerin tam olarak toplanmadığı ve etkin bir soruşturma yapılmadığı inancındayız.

Geçitkale’de İbrahim Çelebiaziz’e ait hırdavat dükkanında çalışan Arif Ummak’ın bahse konu TIR’ı kullanmak gibi görevi yoktu, TIR ehliyeti de yoktu.

Polisin tahkikatında, Arif’in boyu, kontağa yetişip yetişmemesi, kontağı hangi eliyle çevirdiği, Arif solak mıdır, eğer kamyona girmişse ne taraftan girdi gibi sorulara yanıt yoktur.

Olay yerinden ne ayak ne de parmak izi alındı. İbrahim Çelebiaziz aracı direğin çok yakınına park ettiğini teslim eder, ancak bu yakınlıkla ilgili polisin araştırması yoktur. Kapı direğe çarparsa, bu yakınlık ölüm şiddetini doğurur mu? Bilinmez. Aracın çalışmasıyla ilgili alanında uzman Ayer Yarkıner şahadetinde, el freni çekik, vites içerisinde olan bir kamyonun hareket etmesinin imkansız olduğunu söyledi. Bilimsel açıklamada bulunan Ayer Nevzat Efendi, el freni çekili olduğunda ve kontak anahtarı çevrildiğinde kamyon kafasında 5-10 santimlik oynama olduğunu ancak tekerleklerin dönmediğini ifade etmiştir. Tüm bu ifadelerin olmasına karşın, tahkikat memuru, kamyonun ilerleyerek sıkıştırdığı sonucuna vardı. Ancak, bunun tespitini yapmadı. Dahası asfalttaki tekerlek iziyle ilgili bir çalışma da yok. En kötü senaryoyu düşünecek olursak dahi, tahkikat memuru, kamyonun kaç santim atılıp, Arif’i sıkıştırdığı tespiti yapılmadı. Kamyonun havalarının ne kadar zamanda boşaltıldığı hususu da açık değildir. Kısacası, polisin söyledikleri mantığa sığmaz. Arif, sıkışıp ölmüşse, kamyondaki birine yardım için gitmiş ve sıkışmıştır. Tahkikat memuru, olayı bilinçli eksik bıraktı. Olayı kapatma çabası içine girdi. Olayda şüpheli iki isim var. Mahkemeden yetkilerini kullanmasını talep ediyoruz.”

“Amaç maddiyat”

Avukat Öncel Polili’den hemen sonra söz alan Savcı Yardımcısı Serhan Bundak ise, amacın maddi gerçeğe ulaşmak olduğuna vurgu yaptı ve ölümle ilgili kasıt, kusur ve herhangi bir kişinin ihmali olup olmadığına yönelik birçok tanık dinletildiğinden söz etti.

Söz ettiği tanıkların şahadetlerinin mahkeme huzurunda olduğuna işaret eden Serhan Bundak, “Biz her ne kadar iddia makamı olsak da, amacımız tanık şahadetlerinden ve sunulan emarelerden olayın tam olarak belirlenmesi amacındayız. Mahkemenin en uygun kararı vereceği kanaatindeyiz, takdir mahkemenindir” dedi.

Dava karar için süresiz olarak ertelendi.

Güncelleme Tarihi: 03 Haziran 2017, 08:58
banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110