Polisler olay gününü anlattı

Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde üç buçuk yıl önce, 71 yaşındaki Mehmet Vechi’nin ölümüyle ilgili açılan ‘Adli Ölüm Tahkikatı’nın duruşmaları devam ediyor

Polisler olay gününü anlattı
  • 07 Nisan 2018, Cumartesi 9:21

Emine UYSAL

Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde 2014 yılında damadı Müfettiş Muavini Mehmet Bayraktar’ın öldürülmesi olayıyla ilgili tutuklu olarak bulunduğu esnada, üçüncü kattan atlayarak intihar ettiği ileri sürülen 71 yaşındaki Mehmet Vechi’nin ölümüyle ilgili açılan Adli Ölüm Tahkikatı duruşması dün de devam etti.

Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde Yargıç Rauf Kürşad’ın huzurunda görüşülen davada KKTC Başsavcılığı adına savcı İlhan Damdelen ile Vechi adına avukat Öner Şerifoğlu hazır bulundu.

Savcı İlhan Damdelen, dünkü davada tanık olarak, Dr. Naciye Nami, polis çavuşları Güven Didinir, Tolga Ateşli ve Osman Çavuş ile olay günü zemin katta tutuklu olan Mehmet Vechi’yi üçüncü kata çıkaran polis memurları Adem Özberenk ve Orkun Aytaş’ı dinletti.

Doktor Nami tanık olarak dinlendi

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde görev yapan Dr. Naciye Nami mahkemede verdiği şahadetinde, Mehmet Vechi’yi ilk olarak 2 Temmuz 2014 tarihinde saat 12.40’ta devlet hastanesinde muayene ettiğini, göğüs ağrısı olduğunu ancak vücudunda herhangi bir iz olmadığını belirtti.

Nami, Vechi’nin 4-5 saat acilde müşahede altında tutulduğunu ve kalp krizi veya ritim bozukluğu olup olmadığına ilişkin tahliller yapıldığını, sonuçların normal çıkmasıyla aynı gün taburcu edildiğini anlattı.

“Hastaneye geldiğinde hayati bulgusu yoktu”

Dr. Naciye Nami, 4 Temmuz’da saat 09.45’te hastaneye sevk edilen Mehmet Vechi’nin hastaneye geldiğinde solunum ve nabzının olmadığını söyleyerek “Vechi’nin hastaneye girişinde hayat bulgusu yoktu. Hastaneye yüksekten düşme vakası olarak geldi” dedi.

Hayati fonksiyonlarını yerine getirmek için müdahale ettiklerini ancak hayata döndürülemediğini kaydeden Nami, hazırladığı raporda, ‘Otopsi yapılması uygun olacaktır’ ifadesini kullandığını belirtti.

Nami, Vechi’yi ölmeden önce tutan polis memuru Orkun Aytaş’ın da muayene edildiğini söyledi.

“Ambulans çağırın nefes alıyor” diye bağırdım

Olayın gerçekleştiği gün olan 4 Temmuz 2014 tarihinde Trafik Şubesi’nde olduğunu anlatan Polis çavuşu Güven Didinir, “Koridorda 09.25’te gürültü duydum. Birinci kattaydım. Zemin katta yerde yatan bir şahıs gördüm. Koşarak zemin kata indim. Karnı inip, çıkıyordu. ‘Ambulans çağırın, nefes alıyor’ diye bağırdım. Düşme anını görmedim, sadece ses duydum” dedi.

“Üzerime düşse beni öldürecekti”

Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde Adli Şube’de görev yapan Polis çavuşu Tolga Ateşli, “Olay günü 09.20 ile 09.25 sıralarında Osman Çavuş’la zemin katta basamakların önünde konuşuyorduk. Konuşmamızın bitmesine müteakip, bir iki adım attım ve bir bağırma sesiyle arkama bir cisim düştü. Bana çarpma ihtimali çok yüksekti” dedi.

Ateşli, o an arkasına dönüp baktığını ve yerde yatan bir erkek şahıs gördüğünü söyledi. Ateşli, özetle şöyle devam etti:

“Başından kan akıyordu. Müfettiş Muavini Mehmet Bayraktar cinayetiyle ilgili tutuklu olan kayınpederi Mehmet Vechi olduğunu gördüm. ‘Ambulans’ diye bağırdım. O esnada polis çavuşu Güven Didinir de zemin kata indi. Ambulansa yerleştirilmesine yardımcı oldum. Bir süre sonra Mehmet Vechi’nin öldüğü haberini aldım. Olay anında Osman Çavuş, zemin katın ilk basamadığında duruyordu. Korkulukların yanındaydım. İki adım attım ve Mehmet Vechi tam arkama düştü. Çok korktum. Bana çarpsaydı beni de ağır bir şekilde yaralayabilir veya öldürebilirdi. Olayın tahkikat aşamasında sadece emare arama çalışmalarında bulundum.”

Çavuş: Vechi, önümüze düştü

Mahkemede dinlenen polis çavuşu Osman Çavuş, olay günü saat 09.30 sıralarında dış göreve birlikte çıkacağı polis çavuşu Tolga Ateşli ile zemin katta basamaklarda karşılaştıklarını anlattı.

Çavuş, “Merdiven boşluğunda çarpma sesi geldi. Birinin düştüğünü gördüm. Merdiven korkuluklarına göğsünü çarptı ve düştü. Mehmet Vechi olduğunu gördüm. Ambulans çağrılmasını söyledim. Sağlık ekipleri gelip aldı ve hastaneye götürdü. Merdiven korkuluklarının dibindeydik. Vechi, önümüze düştü. Sesin nereden geldiğini anlayana kadar önümüze düştü. Emare arama çalışmalarında tahkikatta bulundum ancak soruşturma ekibinde değildim” dedi.

“Kolumdan sıyrıldı, Aytaç’a dirsek attı ve aşağıya atladı”

Olay günü Adli Şube’de tutuklu olan merhum Mehmet Vechi’yi binanın üçüncü katındaki Cürümleri Önleme Şubesi’ne çıkaran iki polisten biri olan polis memuru Adem Özberenk, mahkemede o anları anlattı.

Özberenk, Mehmet Vechi’yi ilk kez 1 Temmuz’da nöbette gördüğünü belirtti. Özberenk, olay günüyle ilgili özetle şunları söyledi:

“Mehmet Vechi, sağlık sorunlarından dolayı kendisine Adli Şube’de tahsis edilen bir odada kalıyordu. Güvenliği ve sağlığı açısından kapısında nöbet tutuyorduk. Odasında, istirahat edeceği bir yer, sehpa ve sandalye vardı. 4 Temmuz’da tekrar işe geldim ve nöbeti polis memuru Orkun Aytaş’la devraldık. Mehmet Vechi, yemeğini bitirmek üzereydi. CÖŞ’te çalışan Ali Arslan yanımıza geldi. Vechi’yi CÖŞ Şubesi’ne çıkarmamızı istedi. Vechi’yi üçüncü katta bulunan CÖŞ’e çıkarırken, tuvalet ihtiyacı olduğunu söyledi. Yukarıya çıkarken Vechi’yi Orkun’la aramıza aldık. Elleri kelepçeli değildi. Sağlık sorunları olduğundan ve kızarıklık oluşmaması için kelepçe takılmıyordu. Koluna girdik. Sağ koluna ben, Orkun sol koluna girdi. Üçüncü kattaki tuvalete götürdük. Koridorda yürürken, şubeye girmek üzere olduğumuz esnada benden kolunu kurtardı. Orkun’a dirsek attı ve aşağıya atladığını gördüm. Aramızda konuşma olmadı. Yukardan düştüğü yere baktık. Benim bulunduğum açıdan tutmak zordu. Orkun, tutabilmek için hamle yaptı ama tutamadı. Yaşına hürmeten kollarından çok sıkmadan tuttuk. Yaşından dolayı kollarında morarma olmasın diye kelepçe takılmıyordu. İntihar edecek, bir şey yapacak pozisyonda değildi. Bizden bir anda kurtuldu ve bir adım atarak kendisini merdiven boşluğundan aşağıya attı.”

Şerifoğlu: Ölümünden, gerekli nezareti yapmadığınız için siz sorumlusunuz

Avukat Öner Şerifoğlu, polis memuru Adem Özberenk’e, “Bu kişiyi rahatlıkla yakalayabilirdin. Tuvaletten sonra müteveffa sizin kontrolünüzde değildi. Bu kişiyi serbest bıraktınız. Sizin kontrolünüzde değildi. Bu kişinin ölümünden gerekli nezareti yapmadığınız için siz sorumlusunuz” iddialarında bulundu.

Özberenk, iddiaları reddetti ve “O sizin iddianızdır” dedi.

“Bana dirsek attı ve atladı. Şoka girdim”

Olay günü Adli Şube’de tutuklu olan merhum Mehmet Vechi’yi binanın üçüncü katındaki Cürümleri Önleme Şubesi’ne çıkaran polis memuru Orkun Aytaş, üçüncü kata çıkardıkları Mehmet Vechi’nin bir anda bir hamle yapıp, kendisine dirsek atarak, bir iki adım atıp, kendisini merdiven boşluğundan aşağıya attığını anlattı.

Aytaş, hamle yapmasına rağmen, Vechi’yi tutamadığını belirterek, şunları söyledi:

“O dönemde ÇÖŞ’te çalışıyordum. Mehmet Vechi’yi ilk kez Mağusa Devlet Hastanesi’nde gördüm. Bir sonraki nöbetimde 1 Temmuz’da gördüm. O gün nöbeti tek başıma devraldım. Adli Şube’de kaldığı odasında yatak, klima, masa ve sandalyesi vardı. Her zaman sessiz, sakin ve yavaş hareket eden biriydi. 4 Temmuz’da polis çavuşu Kader çavuş, nöbetlerin artık iki kişi tutulacağını söyledi. Nöbeti devraldım. Vechi’nin kahvaltısını yaptığı ve ilaçlarını içtiği söylendi. Odasının kapısının girişinde sandalyede oturuyorduk. 09.30’da şubede görevli Ali Arslan, Vechi’yi üçüncü katta bulunan CÖŞ Şubesi’ne çıkarmamızı söyledi. Zemin kattaydık. Adem’le, Vechi’yi yukarıya çıkarmaya başladık. Sağlık sorunları olduğundan ve yaşından dolayı hafif şekilde koluna girip, tuttuk. Şube içinde olduğumuzdan kelepçe takmadık. Hafifçe, kolundan tuttuk ve yürüyerek basamakları çıkmaya başladık. Vechi, ikinci kat ile üçüncü kat arasında basamaklarda tuvalet ihtiyacı olduğunu söyledi. Üçüncü kattaki tuvaletlere götürdük. Tuvalete ben de Vechi’yle birlikte girdim. Arkasında bekliyordum. Tuvalette hiçbir sorun çıkarmadı. Tuvaletlerden sola doğru şubeye döndük. Adem’in kolundan sıyrıldı. Bana dirsek attı. Bir buçuk adım attı ve kendisini merdivenlerden boşluğa bıraktı. Bir anlık hamleyle beni de egale edip, kendisini boşluğa attı. Kendisini denize atar gibi, aşağıya bıraktı. Hamle yaptım ama yakalayamadım. Korkuluklardan aşağıya baktım. Kan gördüm. Koşarak aşağıya indim. Şoka girmiştim. Biri beni tutup, Adli Şube’de bir odaya soktu. Aynı gün doktor tarafından sağlık kontrolünden geçirildim. Vechi’nin bana vurduğu sağ göğüs kafesimin üzerinde kızarıklık oluşmuştu. Üç ay açığa alındık. Sonra görevimize geri döndük.”

Avukat Öner Şerifoğlu, Orkun Aytaş’a, Vechi’yi tuvaletten çıktıktan sonra kollarından tutmadıklarını ileri sürdü.

Aytaş, iddiaları reddetti. Yargıç Rauf Kürşad, davayı duruşmasına devam edilmek üzere 27 Nisan’da saat 11.00’e erteledi.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 1

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık