Sanığın ruh hali, en yalın anlatımla magandalıktır

Kadın basın mensuplarına saldırarak, Sedef Boşnak’ı belinden kavrayıp, defalarca mahkemenin cam kapısına vuran Hüseyin Acar, 3 ay hapis cezası aldı. Ceza Davaları Yargıcı Asafoğulları, kararı açıklarken sanığın kabadayı göstergesine ve kural tanımamazlığına dikkat çekti:

Sanığın ruh hali, en yalın anlatımla magandalıktır
  • 25 Mayıs 2018, Cuma 12:01

Polisin gözü önünde, kadın basın mensuplarına saldırıp, KIBRIS Gazetesi muhabiri Sedef Boşnak’ı belinden kavrayarak mahkemenin cam kapısına vuran ve benzer birçok sabıkası olan Hüseyin Acar, hapis cezası aldı.

Mahkemenin Ceza Davaları Yargıcı Gökan Asafoğulları, sanığı “Ciddi darp” , “Uygunsuz tavır ve hareket” ile “Rahatsızlık” suçlarından 3 ay hapse mahkûm etti.

Asafoğulları, kararı açıklarken sanığın mahkeme binası önündeki tavrına dikkat çekti ve “Suçların yargılandığı mahkeme binası önünde, sanığın kabadayı göstergesi, kural tanımaz tavrının ne denli geniş olduğunu ortaya koydu. Sanığın ruh hali, en yalın anlatımıyla magandalıktır” dedi.

Yargıç ayrıca şikayetçi Sedef Boşnak’ın muhabirlikle iştikal eden basın mensubu olduğuna vurgu yaparak “Mesleğini icra ettiği esnada, sanık tarafından saldırıya uğramış ve darp edilmiştir. Şikayetçi aynı zamanda bir kadındır. Maalesef, son zamanlarda ciddi artış gösteren, şiddet içerikli suçların objesi, zaman zaman kadınlar olmaktadır. Bir gerçek vardır ki, ülkemiz, pek de alışık olmadığı şekilde, kadına şiddetin artmakta olduğu bir noktaya geldi. Sanığın hareketi basit bir darp olayı olarak kabul edilemez” şeklinde konuştu.

İddia Makamı Başsavcılık adına Hasan Boşnak, sanık adına ise Avukat Aysel Uzun’u temsilen Avukat Ülkü Avcı’nın hazır bulunduğu karar oturumunda, meseleyi kendine has olguları içerisinde titizlikle inceleyip değerlendiren yargıç, suçun işlendiği koşulları dikkate aldı.

Asafoğulları: Hiçbir surette hafife alınamaz

Yargıç Gökan Asafoğulları, önemli noktalara vurgu yaptı:

“Sanık mahkeme binası önünde, polis görevlilerin bulunduğu esnada, daha önceden darp suçuyla ilgili sabıkası olmasına ve konu suçun unsurlarını bilmesine karşın, şikâyetçiye saldırdı ve adı edileni darp etti.

Huzurumda emare olan fotoğraflardan da görüldüğü gibi, engellenmeye çalışılan Hüseyin Acar, ısrarla konu suçları işledi. Sanığın, mahkeme binası önünde, bir kadın gazeteciye karşı bu denli ısrarcı şekilde konu suçları işlemesi hiçbir surette hafife alınamaz. Suçların yargılandığı mahkeme binası önünde, sanığın kabadayı göstergesi, kural tanımaz tavrının ne denli geniş olduğunu ortaya koydu.

Olaydan hemen önce mahkeme salonunda kız kardeşinin tutukluluğunun uzatılması müracaatı görüşülen sanık, metrelerce ötede yargılama yapıldığını biliyordu. Buna rağmen, suça konu eylemlerinden geri kalmadı ve mahkemeye rağmen birçok kişinin gözü önünde şikayetçi Sedef Boşnak’a saldırdı. Sanığın ruh hali, en yalın anlatımıyla magandalıktır.”

Şiddet barındıran suçların, sanıklar lehine ağırlaştırıcı faktör olarak değerlendirildiğini kaydeden Gökan Asafoğulları, bu tarz suçların, toplumların verdiği mücadelelerle norumlaştırılmış özgürlüklere de müdahale ettiğine dikkat çekti.

Benzeri sabıkaları olan sanığın, bu sabıkalardan nispeten hafif ceza almasına karşın ıslah olmadığına, suç işlemekten geri durmadığına, kısaca ders almadığına vurgu yapan Asafoğulları, mahkemelerin, konu suçları işleyenlere, ibret verici caydırıcı ceza vermesinin kaçınılmaz olduğunu anlattı.

Yasa 3 yıl hapis öngörür

İçerisinde şiddet barındıran bu tarz suçların hafife alınmasının düşünülemez olduğunu defa defa vurgulayan yargıç, yasada konu suçlar için öngörülen cezanın 3 yıl hapis olduğuna dikkat çekti.

Ciddi darp suçunun, ülkede ciddi artış gösterdiğini vurgulayan yargıç, bu tip suçların mahkeme gündemlerini sıklıkla meşgul ettiğine değindi ve ekledi:

“İddia makamının mahkemeye aktardığı olgulara göre, narkotik meselesi nedeniyle tutuklu olan sanığın ablasının tutukluluk uzatılması müracaatından sonra, mahkemeden çıkarılacağı esnada, Sedef Boşnak ve beraberindeki Gamze Pir Baykur ve Nadire Bahadi’nin fotoğraf çekmeye çalıştıkları esnada, sanık bağırarak adı edilenlerin üzerine yürüdü.

Adı edilenlerin geriye doğru kaçmalarından sonra, sanık, şikâyetçi Sedef Boşnak’ı arka bel kısmından tutup, mahkemenin giriş kapısındaki cama vurarak ciddi şekilde darp etti. Sedef Boşnak, aynı gün, sabah ve akşam olmak üzere hastaneye giderek doktor kontrolünden geçirildi ve bu yönde rapor temin edildi. Raporlara göre, şikâyetçinin sol dirsek ve bel kısmında 3 adet morluk tespit edildi.

Ayrıca, iddia makamı, sanığın darp suçuna ilişkin 3, rahatsızlık suçuna ilişkin 2 adet benzeri sabıkası olduğunu beyan etti.”

“Herkes eşittir ve ayrıcalık yok”

Sanık avukatının mahkemeye ibraz ettiği hafifletici sebepleri de tek tek inceleyen Yargıç Gökan Asafoğulları, avukatın, toplumun ve mahkemelerin basın mensubu olan kişiye, darp edilmesi sebebiyle hassas davrandığı meyanında iddiada bulunduğunu dile getirdi.

Gökan Asafoğulları, sanık avukatının, kanaatine göre sanığın tutuklu yargılanması sebebiyle bu yönde bir hassasiyet gösterildiğini kast ettiğini belirtti ve ekledi:

“Sanığın tutuklu yargılanmasının, mahkeme huzuruna çıkarıldığı ilk gün mahkeme tarafından da belirtildiği gibi, sanığın benzer sabıkası olması, mahkeme avlusunda adeta mahkemenin gözü önünde şikâyetçiyi darp etmesi ve benzeri sabıkaları da dikkate alınarak serbest kalması halinde benzer suçlar işleyebileceği ihtimaline istinaden, Fasıl 155 madde 48 uyarınca kararlaştırıldı.

Sanığın daha sonra mahkemeye çıktığı diğer celselerde de, durumunda bir değişiklik olmaması sebebiyle tutuklu kalması yönünde direktif verilmiştir. Mahkemenin tutuklu yargılama kararı şikâyetçinin mesleği veya pozisyonun veya sanığın şahsi durumuyla alakalı hassasiyetlerden değil, yüksek mahkemelerin de benzer meselelerde vurguladığı prensiplerden kaynaklanmaktadır. Mahkeme huzurunda tüm herkes eşittir ve hiçbir tarafa ayrıcalık tanınmamaktadır.”

“Maalesef, şiddet içerikli suçların objesi kadın”

Gökan Asafoğulları, sanık avukatının, mahkeme sınırları içerisinde fotoğraf çekmenin Mahkemeler Yasası’na göre suç olduğunu, bunun da yapılmaması gerektiği beyanını da değerlendirdi ve ilgili maddeyi incelediğinde, şikâyetçinin fiili hareketini, bu maddeler kapsamında olmadığı sırada sergilediğine dikkat çekti.

Sedef Boşnak’ın hareketlerinin, bir an için, bahse konu maddeler kapsamında değerlendirilmesi halinde şikâyetçiye müdahale edecek olanın sanık Hüseyin Acar değil,  polis görevlileri olduğunu ifade etti ve “Bu iddia, hiçbir surette, sanığın hareketini meşrulaştıramaz” dedi.

Yargıç, şöyle devam etti:

“Şikayetçi Sedef Boşnak, muhabirlikle iştigal eden basın mensubu bir kimsedir. Gazete için mahkeme muhabirliği yapmaktadır. Mesleğini icra ettiği esnada, sanık tarafından saldırıya uğramış ve darp edilmiştir. Şikayetçi aynı zamanda bir kadındır. Maalesef, son zamanlarda ciddi artış gösteren, şiddet içerikli suçların objesi, zaman zaman kadınlar olmaktadır. Bir gerçek vardır ki, ülkemiz, pek de alışık olmadığı şekilde, kadına şiddetin artmakta olduğu bir noktaya geldi.

Sanığın hareketi basit bir darp olayı olarak kabul edilemez. Sanığın eylemleri şikâyetçinin birçok hakkına müdahale etmiştir. KKTC Anayasası’na göre, kast ettiğim haklar koruma altındadır. Sanığın fiilleri doğudan ya da dolaylı olarak, koruma altında olan haklara etki yaptı. Sanık şikâyetçinin vücut bütünlüğüne, kişi dokunulmazlığına ve çalışma özgürlüğüne karşı harekette bulundu. Şikayetçinin meslek icra etmesine karşı da saldırıda bulunan sanık, şikayetçiyi engellemeye çalışarak bir yerde bu hakka da dolaylı müdahalede bulundu. Anayasaya göre, yurttaşlar için basın ve yayın özgürdür. Kişilerin haber alma özgürlüğü bu kapsamdadır ve şikayetçi icra ettiği meslek itibarıyla, topluma bu yönde katkı koymaktadır.”

Basın ve yayın özgürlüklerinin sınırsız olmadığını da kaydeden yargıç, anayasaya göre konu hakların yasayla sınırlandırıldığını dile getirdi ve özgürlüklerin aşıldığı yakınmasının suç işleme gerekçesi olamayacağına vurgu yaptı.

Yargıç, “Haklar, yasaların çizdiği sınırlar içerisinde yasaların öngördüğü şekilde talep edilmesi gerekir.  Yasa sınırları dışına çıkılması kabul edilemez. Aksi halde kural tanımaz kişiler, eylemlerini yakınmaları için yaptıkları söylemleri hafifletici sebep olmak bir yana gayri yasal hareketlerini de meşrulaştırır” dedi ve devam etti:

“Bir suçtan methaldar olan kişilerin henüz yargılanmadan aleyhlerine kesinleşmiş bir mahkeme hükmü olmadan suçlu kabul edilemeyeceği en bilindik hukuk kaidesi olan masumiyet karnesiyle alakalı bir durumdur. Maalesef bu durumlarda, gerek görsel gerekse internet yayını yapan haber portallarında bu kaide hilafına yayın yapıldığını gözlemlemekteyim. Ancak medya sektöründe etkin olan meslek örgütlerin de özellikle medya etik kurulu kanalıyla bu yayınlara karşı önlem alınmaya çalışıldığı da gözlemliyorum.  Bu önlemlerin yeterli, yaptırımların da etkin olup olmadığı tartışılabilecek konulardır. Ancak bir hakkının zarara uğratıldığı kanaatine varan kişi, mahkemelere başvurmalıdır. Bir ihtilafta çözüm yeri her zaman kanunların öngördüğü platformlar, son noktada mahkemelerdir. Kişilerin şiddet ile hak arama yöntemleri, ileride haklarına olumsuz etki yapar”.

“Hafif cezayla ıslah olmaz”

Yargıç meseleyle ilgili tüm hususları değerlendirdikten sonra, kişilik bozukluğu olup, suçlarını kabul eden sanığın kişisel durumunu da değerlendirdi ve daha önce cezaevinde bulunan, suça bulaşmanın sonuçlarını tecrübe eden sanığın, tecrübelerine karşın, mahkeme sınırları içinde, birçok kişinin engeline uğraşına rağmen dava konusu suçları işlemekten geri kalmadığını söyledi.

Suçunu kabul eden sanığın lehine olan hususları lehine aleyhine olan hususları da aleyhine değerlendiren yargıç, ekledi:

“Sanığın, yaşadıklarından ders çıkartmaması kendi kusurudur. Suça bulaşan kişilerin topluma kazandırılması, kişilerin bireysel menfaatinden ziyade toplum menfaati göz önüne tutulmalıdır. Ancak, suçun vahameti, işleniş şekli, sanığın benzeri sabıka durumunu değerlendirdiğimde, sanığın hafif cezayla ıslahı mümkün değil. Sanığa verilebilecek en uygun ceza, 3 ay hapis cezasıdır.”

Yargıç ayrıca, sanığı, sigortasız araç kullanmaktan da suçlu bulup 700 TL para cezasına çarptırdı ve para cezasının ödenmemesi halinde 5 gün süreyle hapis edilmesine emir verdi.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 4 4 0 0 6 12
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 4 3 1 0 9 10
3 BAF ÜLKÜ YURDU 4 3 0 1 6 9
4 GENÇLİK GÜCÜ TSK 4 2 2 0 6 8
5 CİHANGİR GSK 4 2 1 1 0 7
6 LEFKE TSK 4 1 3 0 3 6
7 GÖNYELİ SK 4 2 0 2 0 6
8 ÇETİNKAYA TSK 4 1 2 1 -1 5
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 4 1 2 1 -2 5
10 ESENTEPE KKSK 4 1 1 2 -5 4
11 GİRNE HALK EVİ 4 1 0 3 1 3
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 4 1 0 3 -2 3
13 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 4 1 0 3 -3 3
14 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 4 0 3 1 -3 3
15 BİNATLI YSK 4 1 0 3 -6 3
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 4 0 1 3 -9 1
yukarı çık