Seçimi kaybettikten sonra adıma şirket açtı

banner37

‘Sanal bahis’ davasının dünkü celsesinde dinlenen üç tanıktan biri olan T.İ., sanıklardan Bulut Akacan ile olan iş ilişkisinden bahsetti:

banner87
Seçimi kaybettikten sonra adıma şirket açtı
banner90
banner8

“ÖNCE BAHÇIVAN OLARAK ÇALIŞTIM”… Bulut Akacan’ın seçimi kazanamayınca bir gün kendisini işe çağırdığını söyleyen T.İ., bir süre Akacan’ın yanında önce bahçıvan sonra bekçi olarak çalıştığını anlattı. Akacan’ın bir gün kendisine “gel sana bir reklam şirketi açalım” dediğini kaydeden T.İ., “Bankalarda hesap açmamı ve reklam paralarını çekip getirmemi istedi, şirketin adı Canat Ticaret Ltd. idi. Eşim sekreter ve hisse ortağı gösterildi. Para çekileceği zaman Ayla Hanım ve Dürem Hanım beni arıyor, ben de paraları çekip veriyordum” dedi.

Girne Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edilmek üzere Girne Kaza Mahkemesi’nde ön duruşmaları yapılan ‘sanal bahis’ davasının dünkü celsesinde üç tanık daha dinlendi.

Kalebet ve Dobrabet sitelerinde çalışan birer tanık, işe nasıl başladıkları ve neler yaptıklarını anlatırken, T.İ., isimli tanık ise, sanıklardan Bulut Akacan ile olan iş ilişkisinden bahsetti.

T.İ., Akacan’ın yanında önce bahçıvan, sonrasında bekçi olarak çalıştığını, bir gün kendisini yanına çağırarak “gel sana bir reklam şirketi açalım” diyerek, adına bir şirket açtığını ve reklam paralarını kendisine götürmesini istediğini anlattı.

Bulut Akacan, Okan Erdoğan, Nilay Şahin, Nuh Can Erdal, Burak Çetin, İrfan Önen, Edip Hüseyin Ademoğulları, Elif Çakır, Baran Arda, Ayla Döşemeciler, Dürem Varoğlu ve Hüseyin Yiğit Gökdereli’nin sanık olduğu davanın dünkü celsesinde iddia makamı ilk olarak Dobrabet’in eski çalışanlarından Ş.Ö.’yü tanık kürsüsüne çağırdı.

Dobrabet’teki işe, sanıklardan İrfan Önen’in aracılığıyla girdiğini ve FEO Elegance Sitesi’ndeki ofiste call-center olarak çalıştığını söyleyen Ş.Ö., görevinin bahis sitesine müşterileri arayıp üye olması için davet etmek olduğunu dile getirerek, maaşını ise İrfan Önen’den aldığını belirtti.

Gizlilik için “Buse” takma ismiyle çalıştığını kaydeden Ş.Ö., iş arkadaşlarının gerçek ismini haberlerden öğrendiğini ifade etti. Sitenin kime ait olduğuna dair bir bilgisi olmadığı dile getiren Ş.Ö., davada bahsi geçen MDA şirketini duyduğunu vurguladı.

Çalışma bilgisayarı bozulduğunda İrfan Önen’in telefonda biriyle konuştuğunu ifade eden Ş.Ö., “MDA’dan tamir için bilgisayar gönderilecek diye konuşmuştu” dedi. Şahsi olarak kumar oynatmadığını söyleyen Ş.Ö., tanıtım, reklam ve siteye üye davet etme görevini yaptığını kaydetti.

“Sitenin lisanslı olmadığını öğrenince ayrıldım”

Celsenin ikinci tanığı olarak dinlenen Kalebet eski çalışanı Ü.K., ise, 2017 yılında Akacan Holding’de teknik işlerle ilgilendiğini, maddi ihtiyaç nedeniyle Kalebet sitesinde canlı destek olarak 4 bin TL’ye çalıştığını aktardı.

Kalebet’te Ayla Döşemeciler ve Dürem Varoğlu’nun sorumluları olduğunu aktaran Ü.K., maaşını da zarf içinde onlardan aldığını ifade etti. Çalışanların kendi aralarında SKYPE üzerinden iletişim kurduğunu anlatan Ü.K., site üyeleriyle ise canlı destek programı üzerinden irtibat kurduklarını dile getirdi. Ü.K., sitenin lisanslı olmadığını duyduktan sonra işten ayrıldığını söyledi.

Tanık Ü.K., savunma avukatlarının soruları doğrultusunda da, üyelerin hepsinin KKTC sınırları dışındaki yabancılar olduğunu, Kalebet’in lisans ve servisinin yurtdışında olan bir site olduğunu dile getirdi.

“3-4 ay sonra Bulut Bey’le kavga edip, ayrıldık”

Tanık T.İ ise, geçtiğimiz yaz inşaatta çalışırken polisin kendisini aldığını, yolda giderlerken sanal betle ilgili olduğunu söylediklerini belirttikten sonra, sanıklardan Bulut Akacan ile geçmişteki iş ilişkilerini anlattı.

Tanık T.İ., ifadesinde şunları söyledi:

“Bulut Bey seçimleri kazanamadı. Bir gün beni aradı, işe çağırdı. Önce Bulut Bey’in yanında bahçıvan olarak çalıştım. Sonra bekçilik yapmaya başladım. Bir gün bana ‘gel sana bir reklam şirketi açalım’ dedi. Bankalarda da hesap açmamı istedi. Reklam paralarını çekip getirmemi istedi. Şirketin adı Canat Ticaret Ltd idi. Eşim sekreter ve hisse orağı olarak gösterildi.  Hesap açtım, açtığım hesaplardan para alınacağı zaman Ayla ve Dürem Hanım beni arıyordu. Gidip 10 bin, 15 bin TL gibi meblağlar çekip Ayla ve Dürem Hanım’a veriyordum. İş Bankası ve Garanti Bankası’nda hesap açmıştım. Daha bu şirket açılmadan önce sanıklardan Okan Erdoğan bana bir vekalet verdi. Bankaya gönderdiler. Bankaya gittim, banka müdürü Okan Bey’i aradı, onay aldı ve bana 100 bin TL verdi. Okan Bey adına bir kez işlem yaptım. Banka dekontlarını, hesaplar benim adıma olduğu için ben imzalıyordum.

3-4 ay kadar çalıştım. Bir gün Bulut Bey ile kavga edip işten ayrıldım.

Bankalardaki hesapların ne olduğunu bilmiyorum. Bir ara sorduğumda ‘kapatıldı’ dediler. Kapanıp kapanmadığı konusunda bilgim yok.”

T.İ.’nin savunma avukatları tarafından çapraz sorguya tutulmasının ardından Yargıç Meltem Dündar, kaldığı yerden devam edilmek üzere davayı bugün saat 13.30’a tehir etti.

(KAMALI HABER)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75