banner6

Serdaroğlu cinayetten yargılanacak

banner37

Yasadışı kürtaj davasında iddia makamı dün son tanıklarını dinletip, davasını kapattığını açıkladı ve sanıklara yönelik davalarda tadilat yaptı

Serdaroğlu cinayetten yargılanacak
banner8

Elmas TOKAY

Girne’deki Ada Hospital (Tunçbilek Sağlık Hizmetleri Ltd.) isimli özel dal hastanesinde, bazı hamileliklerin yasal olmayan şekilde sonlandırılmasıyla ilgili Girne Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülen davada, iddia makamı dün son 4 tanığını dinleterek davayı kapattığını açıkladı.

İddia makamı kürtaj davasının dünkü celsesinde, mahkemeye gelip şahadet veren Z. Ş. isimli tanığın beyanlarının ardından sanık Rasiha Serdaroğlu’nun da cinayete katkı koyduğunu iddia etti ve adam öldürme suçuna dahil edilmesini talep etti.

Ağır Ceza Heyeti, iddia makamının bu talebine onay vererek, sanık Rasiha Serdaroğlu’na “Ağır veya hafif bir suç işlemek için sersemletmek”, “çocuk düşürmeye teşebbüs”, “hamileliği yasadışı olarak sonlandırmak”, “çocuğun doğumunu gizleme” suçları yanında, “adam öldürme” suçunun da eklenmesine onay verdi.

Bu tadilatın ardından, daha önceden bu suçtan itham edilen sanıklar Ayşegül İşbilen, Taner Okburan, Fahri Karagözlü ile birlikte Rasiha Serdaroğlu da diğer davalar yanında “adam öldürme” suçundan da yargılanacak.

Fatma Şenol’un başkanlığında Yargıç Murat Soytaç ve Yargıç Seran Bensen’den oluşan Girne Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti’nin baktığı “yasadığı kürtaj” davasını, İddia Makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Erdinç Akyener yürütürken, sanık Mehmet Ali Tunçbilek’i Avukat Serhan Çınar, sanık Verda Tunçbilek’i Avukat Mustafa Şener, sanıklar Ayşegül İşbilen ile Taner Okburan’ı Avukat Emre Kadri, sanık Fahri Karagözlü’yü Avukat Güneş Menteş ve sanık Rasiha Serdaroğlu’nu Avukat Tahir Seroydaş ve Avukat Ömer Başay temsil ediyor.

İddia makamı 44 tanık dinletti 117 emare sundu

Dün son 4 tanığını dinleterek davasını kapatan iddia makamı sanıkların itham edildiği davaların ispatı için bugüne kadar mahkemeye 44 tanık dinletti ve 117 emare sundu.

İddia makamının dünkü son tanıkları İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda görevli Adli Tıp Uzmanı S. Ş., Patoloji Uzmanı F. T., Kimya Mühendisi A. Ş. ve Girne Polis Müdürlüğü Adli Şube Amirliği’ne bağlı Sicil Şubesi’nde görevli Polis Memuru G. A. Y. oldu. 4 tanık şahadetlerinin ardından savunma avukatları tarafından sorgulandı.

Adli Tıp Uzmanı tanık S. Ş., 18 Kasım 2016 tarihinde N. D. isimli kadından alınan kan örneğinin 5 numaralı fetüsle uyuştuğu belirtti. Tanık S. Ş, N. D.’nin 5 numaralı erkek fetüsün biyolojik annesi olduğunu gösteren raporu mahkemeye emare olarak sundu.

Tanık S. Ş.’nin ardından diğer bir tanık ise yine İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda görevli Patoloji Uzmanı F. T. oldu. F. T. 34 haftalık bebeğe ait olan kalp, böbrek, dalak ve akciğerleri üzerine mikroskobik inceleme yaptığını söyledi. Yaptığı inceleme sonrası bebeğin akciğerlerinin son evrede olduğunu ve solunum yapabilecek şekle geldiğini gördüğünü kaydeden F. T., bunun anlamının, bebeğin 34 ile 36 haftalık arasına denk geldiğini söyledi. F. T. bu bebeğe ait bebek kordonu ile ilgili herhangi bir inceleme yapmadığını mahkemeye belirtti.

İddia makamının dünkü üçüncü tanığı Kimya Mühendisi A. Ş. oldu. İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda görevli kimyager A. Ş. de kendisine incelemesi için verilen 34 haftalık bebeğe ait karaciğer ve böbrek parçaları içerisinde profofol maddesi bulunduğunu söyledi. Bu iki iç organın birlikte karışık geldiğini ve profofol maddesinin hangisinde olduğunun kesin bilgisi olmadığını anlatan A. Ş., yine 34 haftalık bebeğin midesinde yaptığı incelemede ise profofol maddesi bulamadığını kaydetti.

İddia makamının son tanığı Girne Polis Müdürlüğü Adli Şube Amirliği’ne bağlı Sicil Şubesi’nde görevli polis memuru G. A.Y .. oldu. G. A. Y., meselenin tahkikat memuru polis çavuşu Namık Kemal Baz’ın isteği üzerine sanık Fahri Karagözlü’ye ait iki cep telefonu numarası ve sanık Taner Okburan’a ait bir cep telefonu numarasıyla ilgili GSM şirketlerine yazı yazdığını belirtti. G. A. Y. daha sonra sanıkların ilgili cep telefonlarındaki numaraların dökümlerini GSM şirketinden alıp tahkikat memuruna teslim ettiğini kaydetti.

Davada tadilat

Başsavcılık adına davayı yürüten Kıdemli Savcı Erdinç Akyener, son tanıklarını dinlettikten sonra başka tanık çağırmayacağını ve davayı kapattığını mahkemeye beyan etti. Akyener, bu beyanın ardından mahkemeye, sanıkların itham edildiği bazı davalarda tadilat yapma talebinde bulundu.

İlk olarak sanık Rasiha Serdaroğlu’nun da mahkemeye gelip şahadet veren Z. Ş. isimli tanığın beyanlarının ardından cinayete katkı koyduğunu iddia edip, onun da adam öldürme suçuna dahil edilmesini talep eden Akyener, bir de tüm sanıklara yönelik 12, 13 ve 14 ‘üncü davalarda küçük birer tadilat talebinde bulundu.

Avukat Seroydaş tadilata itiraz etti

İddia makamının, sanık Rasiha Serdaroğlu’na yönelik adam öldürme suçunu ekleme talebine sanık avukatı Tahir Seroydaş itiraz etti. Seroydaş, Z. Ş. isimli tanığın ardından mahkemeye 15 tanık daha geldiğini ve bu tanıklara aleyhlerinde böyle bir dava olmadığı için bir soru sormadıklarını söyledi. Şu anda adam öldürme suçuna yönelik kendilerini nasıl savunacaklarını bilmediklerini belirten Seroydaş, bu durumun savunma haklarına zarar vereceğine dikkat çekti ve iddia makamının bu talebine itiraz etti.

Heyet tadilat emri verdi

İddia makamının talebini ve savunma avukatının itirazını tezekkür eden Girne Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti, tadilat emrine onay verdi. Heyet adına kararı okuyan Başkan Fatma Şenol, tadilat edilmesi istenip davaya eklenmesi istenen sanık Rasiha Serdaroğlu’na yönelik “adam öldürme” ithamının, sanığın daha önceden itham edildiği 2’inci dava olan “Ağır veya hafif bir suç işlemek için sersemletmek” suçuyla aynı cezayı öngördüğünü söyledi. Başkan Şenol bu iki davanın da ömür boyu hapislik öngören suç olduğuna dikkat çekti.

İddia makamının, davanın başından beri 4 kişilik ekipten bahsettiğini kaydeden Şenol, sanık avukatının da davanın başında beri tüm tanıkları ciddi bir sorguya tabi tuttuğunu ifade etti.

Sıra savunmaya geçti

Sanıklar bu kararın ardından tekrardan tadil edilen davalarla ilgili olarak tekrardan itham edildi ve söz hakkı savunmaya geçti. Sanık Mehmet Ali Tunçbilek’i temsil eden Avukat Serhan Çınar ve sanık Verda Tunçbilek’i temsil eden Avukat Mustafa Şener, müvekkillerini mahkum edecek yeterli şahadet bulunmadığını iddia etti ve bunun gerekçelerini sunmak için mahkemeden kısa bir süre talep etti.

banner134

Ağır Ceza Heyeti adına konuşan Başkan Fatma Şenol, bu talebe onay vererek davayı devam etmek üzere 15 Aralık Perşembe gününe tehir etti.

Güncelleme Tarihi: 09 Aralık 2016, 08:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104