banner6

Tecavüze 10 yıl hapis

banner37

Kendisinden yardım isteyen 14 yaşındaki küçük kıza cinsel tecavüzde bulunmaktan İmam Kazğan’ı 10 yıl ağır hapis cezasına çarptıran mahkeme “Cinsel tecavüz ve cinsel istismar türü suçların, toplum nezdinde ciddi tepki ve öfke uyandıran suçlar olduğu da aşikardır. Bu tür suçların küçüklere yönelmesi ise infiali daha da artırmaktadır” dedi.

Tecavüze 10 yıl hapis
banner151

Sedef BOŞNAK

Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, 2014 yılının Ağustos ayında, evinden kaçıp kendisinden 20 TL para isteyen 14 yaşındaki küçük kıza cinsel tecavüzde bulunan 69 yaşındaki İmam Kazğan’ı yargılayarak, 10 yıl ağır hapis cezasına çarptırdı.

Başkan Melek Esendağlı, Yargıç Murat Soytaç ve Yargıç Seran Bensen’den oluşan Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin oy birliğiyle aldığı kararı açıklayan başkan, ülkede artış gösteren suçun ciddiyetine vurgu yaptı.

Heyet başkanı Melek Esendağlı, öncelikle İddia Makamı Başsavcılık adına davayı yürüten Savcı Ergin Atıcı’nın, meseleyle ilgili mahkemeye aktardığı olgulara özetle değindi.

Sanığın, müştekiyle önceden tanıştığına değinen Melek Esendağlı, şöyle devam etti:

“Müşteki, zaman zaman arkadaşlarıyla birlikte sanığın evine gidip sigara içmekteydi. 19 Ağustos 2014’te müşteki, Gazimağusa’daki evinden kimseye haber vermeden ayrılmış ve sanığın Gazimağusa’daki ikametgâhına gitmiş ve sanığa paraya ihtiyacı olduğunu söyleyip kendisine 20 TL para vermesini istemiştir. Sanık, müştekiye çirkin teklifte bulunmuş, müşteki de bu teklifi kabul etmiştir.

Konu olay gerçekleştikten sonra, müşteki arkadaşının evine giderek olanları anlatmıştır. Aynı gün, kızının evden kaçtığını anlayan anne ise, Gazimağusa Polis Müdürlüğü’ne giderek yardım istemiştir. Bunun üzerine müşteki, 28 Ağustos 2014’te Lefkoşa’da tespit edilip şubede sosyal hizmetler görevlisi huzurunda sorgulanmış ve başından geçenleri anlatmıştır. Daha sonra şubeye gelen küçük kızın annesinin şikayeti üzerine, polis soruşturma başlatmış ve meseleyle ilgili cezai ehliyeti tam olan sanığı tutuklamıştır. 3 Eylül 2014’te yazılı dava tebliğine “Kabul etmiyorum” diye yanıt veren sanık mahkemeye çıkarılarak teminatla serbest kalmıştır.”

Sanığın işlediği “Cinsel tecavüz”, “Cinsel istismar” ve “Alıkoyma” suçlarının ciddiyetine vurgu yapan Melek Esendağlı, mahkemelerin, namus ve ahlaka aykırı işlenen suçlara hoşgörüyle bakmasının düşünülemez olduğuna vurgu yaptı.

Esendağlı, bu tür suç işleyenlere ve işleme temayülünde olan kişilere karşı caydırıcı ve ibret verici cezalar verilmesi gerektiği üzerinde durdu ve sanık İmam Kazğan’ı aleyhine getirilen suçlardan, oy birliğiyle suçlu bulup mahkum ettiklerini belirtti ve meseleyle ilgili tüm hususları titizlikle incelediklerini söyledi.

Mahkeme, ayrıca, konu suçların toplumda büyük infial yarattığına ve vücut bütünlüğüne karşı işlenen vahim suçlar olduğuna da dikkat çekti.

Cahillik yapmış

Esendağlı, polisin, 9 Ekim 2014’te müşteki küçük kızı psikiyatrist tarafından muayene ettirdiğini ve küçüğün mağduriyetinden ötürü ruh sağlığının bozulduğu yönünde bir rapor temin edildiğine dikkat çekti.

Sanık avukatının mahkemeye sanık lehine aktardığı hafifletici nedenlerden de söz eden Melek Esendağlı, sanık avukatının, müştekin küçük yaşta uyuşturucu bağımlısı olup şu anda uyuşturucudan cezaevinde olduğunu belirterek, bir anlık cahillikle konu suçları işleyen ve kronik hastalıkları olan müvekkiline mülayim bir ceza talep ettiğini anlattı.

Esendağlı, cinsel suçların yaygın ve artış halinde olduğu istatistiklerden görülüp, caydırıcı şekilde cezalandırılmasının elzem olduğunun belirtildiğine de değinerek, “Konu suçlar, kamuyu yakından ilgilendiren, toplumun huzurunu kaçıran, tedirginlik yaratan, toplumda derin yaralar açan ciddi suçlar arasındadır. Bu tür suçların henüz reşit olmayan ve daha çocuk olarak nitelendirilebilecek kişilere karşı işlenmesi ise suçun vahametini artırmakta ve bu tür suçlara verilebilecek cezaların takdirinde kamu yararının ön plana çıkmasını zorunlu hale getirmektedir” dedi.

“Rıza gösteremez”

Vücut dokunulmazlığının, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünün korunmasıyla ilgili sahip olduğu hakkı ihlal edenlere karşı yargının hoşgörülü davranmasının düşünülemez olduğunu kaydeden başkan şöyle devam etti:

“Bu tür suçlar hafife alınamaz. İşlenen suçun vahametiyle orantılı caydırıcı ve ibret verici cezalar verilmeli. Meseleye özgü olgulara bakıldığında, sanığın, müştekiyi ve ailesini önceden tanıdığı, hatta ailevi yakınlıkları olduğu da görülmektedir. Müşteki, küçük yaşına rağmen, sigara içmek için, sanığın yanına gidip gelen bir kimseydi. Müşteki evden kaçıp, aynı gün içinde sanığın yanına giderek, sanıktan para istemiştir. Sanık da olumsuz, çaresiz durumundan faydalanarak para vermek için talepte bulunmuştur. Paraya ihtiyacı olan müşteki, sanığın teklifini kabul ederek, sanığın isteklerini gerçekleştirmiştir. Sanığın müştekiye fiili şiddet veya zorlama göstermeksizin fillerini gerçekleştirdiği görülse de, müştekinin yasal olarak yapılana rıza gösterme imkanı yasal olarak yoktur. Müştekinin psikiyatrist muayenesinde, konu suçların mağduru olmasından kaynaklanan ruh sağlığında bozulma olduğu, akıl sağlığının yerinde olduğu belirtilmektedir. Buna göre tecavüz mağdurlarının psikolojik travmanın etkisinde kaldıkları olgusu müşteki bakımından aynen hayata geçmiştir.”

Esendağlı, hangi sebep ileri sürülürse sürülsün, bu tür suç işleyenlere, kamu yararı gereği hoşgörüyle bakılamayacağını vurguladı ve kronik sağlık sorunları olan yıpranmış sanığa 10 yıl hapis cezası verdiklerini açıkladı.

 

Güncelleme Tarihi: 25 Şubat 2017, 11:40
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75

banner88

banner110