Tercüman bulmak tam bir işkence!

banner37

Ülkede giderek artan kriminal vakalara ve kayıt dışı yaşama yönelik sürdürülen operasyonlarda yakalanan suçlular bir yandan mahkemeye çıkarılırken, diğer yandan tercüman eksikliği nedeniyle yargı sürecinde aksamalar yaşanıyor

banner87
Tercüman bulmak tam bir işkence!
banner99

SAATLERCE TERCÜMAN BULMAYA ÇALIŞTILAR... Ülkemizde son yıllarda artış gösteren kriminal vakalar ile kayıt dışı yaşama yönelik sürdürülen operasyonlar kapsamında dün Güzelyurt’ta ikamet izinsiz yaşadıkları tespit edilen Vietnam, Pakistan ve Bangladeş uyruklu 3 kişi mahkeme huzuruna çıkarılarak 15 gün süreyle cezaevine gönderildi. Ancak zanlıların Türkçe ve İngilizce bilmemesinden dolayı polis dün sabah bölgede birkaç saat boyunca zanlıların konuştuğu dile vakıf kişileri bulmak için yoğun bir çaba gösterdi. Tercüman sıkıntısı nedeniyle zanlılar ancak öğle saatlerinde mahkeme huzuruna çıkabildi.

“BELİRLİ DİLLERE VAKIF OLAN KİŞİLERİN LİSTESİ TUTULMALI”… Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Şefik, ülkemizde yıllardır tercüman eksikliği sorununun yaşandığını, ancak bu soruna rağmen mahkemelerin işlerini sorunsuz bir şekilde yürütebildiğini dile getirdi. Başsavcı Behiç Öztürk ise yabancı uyruklu kişilerin ülkemizde bir suç işlemesi durumunda polisin bir şekilde yargılanacak olan kişinin diline vakıf kişileri bulabildiğini, ancak bunun biraz zaman alabildiğine dikkat çekti. Öztürk, ülkemizde belirli dillere vakıf olan kişilerin listesinin tutulması gerektiğini belirterek, tercümansız dava yürütülemeyeceği vurguladı.

“BÜTÜN DİLLERDE TERCÜMAN BULMAK ÇOK ZOR”… Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, ülkemizde birçok kültürden yabancı uyruklu kişilerin bulunduğunu belirterek, bu kişilerin birçoğunun İngilizce bilmediğine dikkat çekti. Anayasaya göre her zanlıların kendi bildiği veya anlayabildiği dilde yargılanma hakkına sahip olduğunu ifade eden Esendağlı, “Ülkemizde Nijerya, Bangladeş ve Pakistan uyruklu gibi birçok kişi yaşıyor. Bu ülkelerin kendi içlerinde dahi farklı diller konuşulabiliyor. Bu kadar çok yabancı uyruklu kişinin olduğu bir yerde de bütün dillerde tercüman bulmak çok zordur” dedi.

Ahmet KARAGÖZLÜ/Güren TİLKİ

   Ülkemizde son yıllarda kriminal vakalar ile kayıt dışı yaşamın giderek artış göstermesi üzerine olağanüstü hale geçen polis, bir yandan ülke genelinde gece gündüz operasyon düzenlerken, diğer yandan yakaladığı suçluları mahkeme huzuruna çıkarıyor.

   Ancak ülkemize ya çalışmak, ya da üniversite eğitimi almak için gelen birçok yabancı uyruklu kişinin İngilizce bilmemesinden dolayı da bu kişilerin yargılanma sürecinde aksamalar yaşanabiliyor.

   Polis, tercüman eksikliği nedeniyle mahkemeye getirdiği zanlıları yargı huzuruna çıkarabilmek için olağanüstü bir çaba gösteriyor. Bu durum da adaletin tecelli etmesini güçleştiriyor.

   Tercüman bulamadığı için kimi zaman yakaladığı suçluları birkaç saat boyunca mahkemede bekletmek zorunda kalan polis, kimi zaman vatandaşlara çağrıda bulunarak aradığı dile vakıf olan kişilerden yardım istemek durumunda kalıyor.

   Dün bunun bir örneği de Güzelyurt’ta yaşandı…

   Güzelyurt Polis Müdürlüğü’ne bağlı ekipler kendi sorumluluk sahasındaki denetimleri sıklaştırarak dün KKTC’de izinsiz ikamet eden yabancı uyruklu 3 kişiyi mahkeme huzuruna çıkardı.

   Ülkede ikamet izinsiz yaşadıkları belirlenen Vietnam uyruklu T.T.P. (K-50), Pakistan uyruklu K.H. (E-46) ve Bangladeş uyruklu S.İ. (E-30) 15 günü geçmemek kaydıyla yargılanıncaya kadar Merkezi Cezaevi’ne gönderildi.

   Ancak Güzelyurt polisi, zanlıların Türkçe ya da İngilizce bilmemesinden dolayı dün sabah bölgede birkaç saat boyunca zanlıların konuştuğu dile vakıf kişileri bulmak için yoğun çaba gösterirken, zanlılar ancak öğle saatlerine doğru mahkeme huzuruna çıkarılabildi.

   Öte yandan polise tercümanlık konusunda yardım etmeye gelen kişiler de yargı sürecinin uzamasından dolayı sıkıntı yaşadıklarını belirterek, devletin bu konuya acilen bir çözüm getirmemesi durumunda yargıda çok ciddi anlamda sıkıntıların doğabileceğine dikkat çekti.

   KIBRIS’a konuşan hukuk camiası ise ülkemizde birçok farklı kültürden insanın yaşadığını belirterek, her dilde tercüman bulmanın çok zor olduğunu, ancak buna rağmen mahkemelerin işlerini sorunsuz bir şekilde yapabildiğini dile getirdi.

   Hukukçular, tercümanlık konusunun bir insan hakkı olduğuna dikkat çekerek, ülkede konuşulan belirli dillere vakıf olan kişilerin listesinin tutulması gerektiğini söyledi.

Şefik: Tercüman sorununa rağmen mahkemeler işini sorunsuz yapabiliyor

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Şefik, ülkemizde yıllardır tercüman eksikliği sorununun yaşandığını, ancak bu soruna rağmen mahkemelerin gerek savcılık gerekse polisin katkısıyla işlerini sorunsuz bir şekilde yürütebildiğine vurgu yaptı.

   Bölge itibariyle ülkemize gelen yabancı uyruklu kişilerin konuştukları dillerin çok geniş kapsamlı olduğunu, hatta aynı bölgelerden gelen kişilerin dahi dillerinde farklılıkların olabildiğini belirten Şefik, “Evet tercüman konusu bir sorundur. Ama mahkemelerimizin çalışmasını engelleyecek kadar büyük bir sorun değildir” dedi.

   Ülkemizde belli lisanlara haiz tercümanların bulunmadığını ifade eden Şefik, mahkemelerde bu nedenle belli lisanlara vakıf olduğu düşünülen kişilerin tercüman olarak kullanıldığını dile getirdi.

   İçişleri Bakanlığı’ndan yıllar önce belirli lisanlara vakıf olan kişilerin listesinin tutulması yönünde bir taleplerinin olduğunu kaydeden Şefik, şu an için mahkemelerin görevini engelleyecek bir durumun olmadığının altını çizdi.

Öztürk: Tercümanlık konusu bir insan hakkıdır

Başsavcı Behiç Öztürk, ülkemizde birçok farklı uyruktan insanların yaşadığını belirterek, bu durumdan dolayı ülkede birçok farklı dilin konuşulduğunu ifade etti.

   Mahkemelerdeki tercümanların genellikle İngilizce diline hakim kişilerden oluştuğunu dile getiren Öztürk, tercümanlık konusunun mahkemelerin işlerini engelleyecek bir boyutta olmadığını söyledi.

   Öztürk, yabancı uyruklu kişilerin ülkemizde bir suç işlemesi durumunda polisin bir şekilde yargılanacak olan kişinin diline vakıf olan kişileri bulabildiğini, ancak bunun biraz zaman alabildiğine dikkat çekti.

   Tercümanlık konusunun bir insan hakkı olduğunu belirten Öztürk, ayrıca bu konunun yargılama aşamasında da çok önemli olduğuna işaret etti.

   Ülkemize belirli dillere vakıf olan kişilerin listesinin tutulması gerektiğini ifade eden Öztürk, tercümansız dava yürütülemeyeceğini, bu nedenle bu konuda çalışma yapılması gerektiğini kaydetti.

Esendağlı: Birçok kişi İngilizce bilmiyor

Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, ülkemizde birçok kültürden yabancı uyruklu kişi bulunduğunu belirterek, bunların birçoğunun İngilizce bilmediğine dikkat çekti.

   Anayasaya göre her zanlının kendi bildiği veya anlayabildiği dilde yargılanma hakkının olduğunu belirten Esendağlı, mahkemelerde sadece İngilizce dilini bilen tercümanların bulunduğuna dikkat çekti.

   Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre, bir kişinin kendi bildiği dilde yargılanma hakkına sahip olduğunu ifade eden Esendağlı, yargı sürecinde tercüman sağlanamaması halinde bu durumun çok ciddi bir insan hakkı ihlaline sebebiyet verebileceğine vurgu yaptı.

   Tercüman sorununun mahkemelerde aksamalara neden olduğunu söyleyen Esendağlı, şöyle devam etti:

   “Ülkemizde Nijerya, Bangladeş ve Pakistan uyruklu gibi birçok yabancı kişi yaşıyor. Bu ülkelerin kendi içlerinde dahi farklı diller konuşulabiliyor. Bu kadar çok yabancı uyruklu kişinin olduğu bir yerde de bütün dillerde tercüman bulmak çok zordur. Ortada çok ciddi bir tercüman sıkıntı var ama devlet kaç dilde tercüman alabilir ki?”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96