banner6

Uyuşturucu için arkadaşı öldü, kendisi 10 yıl hapse çarptırıldı

banner37

Hakan Yalçın’ın polise yakalanma korkusuyla çıktığı çatı katından düşerek hayatını kaybettiği olayda tasarrufunda 1 kilo 410 gram bonzai bulunan Eren İşlek, aleyhindeki suçlamaları kabul etti

Uyuşturucu için arkadaşı öldü,  kendisi 10 yıl hapse çarptırıldı
banner150 banner150 banner151 banner143

Emine UYSAL ÇALUDA

Gönyeli’de 6 ay önce 39 yaşındaki Hakan Yalçın’ın polisten saklamaya çalışırken çatıdan düşerek hayatını kaybettiği 1 kilo 410 gram sentetik cannabinoidi (bonzai) ile yakalanan Eren İşlek, yargılandığı Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dün 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Hatırlanacağı üzere, olay günü, evlerinde 1 kilo 410 gram bonzai bulunan Eren İşlek ile ev arkadaşı Hakan Yalçın, apartmanlarının önünden geçen devriye polisinin, uyuşturucu baskını yapacağını zannedip, paniğe kapılmış, uyuşturucuyu atmak için çatıya çıkan Yalçın dengesini kaybederek aşağı düşerek ağır yaralanmıştı.

Eren İşlek, ağır yaralı arkadaşını kendi arabasıyla Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne kadar götürse de Acil Servis’te gördükleri polis ekibinin kendilerini tutuklayacağını zannederek yeniden eve dönmüş ancak Yalçın’ın durumu daha da ağırlaşınca yaklaşık yarım saat sonra 112 Acil’i arayarak yardım istemiş, fakat arkadaşı ambulansla hastaneye götürülürken yolda yaşamını yitirmişti.

Olay yerini incelemeye giden polis, Eren İşlek’in evinde ve apartmanın depolarının altında 12 büyük paket halinde toplamda 1 kilo 410 gram ağırlığındaki uyuşturucuyu bulmuştu.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Kanunsuz uyuşturucu madde (sentetik cannabinoid) alma, verme ve tasarrufu” suçlarından itham edilen sanık Eren İşlek, tüm suçlamaları kabul etti.

Fadıl Aksun’un başkanlığında, Kıdemli Yargıç Şerife Katip ve Yargıç Murat Soytaç’tan oluşan Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin baktığı davanın dünkü karar oturumunda, KKTC Başsavcılığı adına Savcı İbrahim Ruso ve sanığın avukatı Ayşe Khader hazır bulundu.

Kararı okuyan Başkan Fadıl Aksun, sanığı, kendi ikrarı, sunulan olgu ve emareler ışığında, aleyhine getirilen davalardan suçlu bulup mahkûm ettiklerini açıkladı.

Aksun, sanığın işlediği sentetik cannabinoid türü uyuşturucu madde tasarruf etme suçu için 18 yıla, sentetik cannabinoid türü uyuşturucu madde tedarik veya temin etme suçu için ise 20 yıla kadar hapislik cezaları öngörüldüğüne dikkat çekti.

“Kaynağı belli olmayan kimyasal karışımlar”

Fadıl Aksun, sentetik türden uyuşturucuların tamamen kontrolsüz bir şekilde ve kaynağı belli olmayan kimyasal karışımlardan elde edildiğine ve insan yaşamı için son derece tehlikeli olduğunun birçok bilimsel kaynakta vurgulandığını kaydetti.

Aksun, “Sanığın mahkum olduğu uyuşturucu maddelerin ağırlığı yaklaşık 1.5 kilo sentetik canabinoid’tir. Bu miktar ve türde bir uyuşturucunun polis tarafından tespit edilmemiş olması halinde yüzlerce insanı zehirleyebileceği veya başka satıcılara kazanç kapısı yaratabileceğini tahmin etmek güç değildir” dedi.

Başkan Fadıl Aksun, uyuşturucu suçlarının ülkemizde yaygınlığına ve kanayan bir yara haline geldiğine vurgu yaptı.

Aksun şu ifadelere yer verdi:

“Uyuşturucu maddelerin kullanma sıklığı artan toplumların sağlıklı düşünme yetisinin azaldığı ve topluma faydalı bireyler olmaktan uzaklaşıldığını tekrardan vurgulamaya hacet bile duymuyoruz, bu noktada üzerinde durmak istediğimiz husus uyuşturucu madde bağımlı ve kullanıcılarına uyuşturucu sağlayan kişilerin konumudur. Böyle kişiler uyuşturucu madde kullanıcılarının bağımlılığını kendilerine maddi çıkar amacı olarak kullanmakta ve bu durumu kazanç kapısına dönüştürmektedir. Bu durum bencilliğin en ağır halidir. Sırf para kazanabilmek için kişilere uyuşturucu madde verme ve bunları temin etme yoluna gitme toplumu tümden mahveder, genç ve dinamik nüfus yapımıza zarar verir, nitelikli iş gücünü düşürür ve başka suçların işlenmesine basamak oluşturur. Nitekim bu durumu göze alarak uyuşturucu temin eden kişiler de alacakları cezaları da göze almak zorundadırlar. Uyuşturucu madde ile mücadeleyi sadece mahkemelere ve polise yüklemek oldukça yanlış bir düşünce yapısıdır. Uyuşturucu ile mücadelenin temelini önleme faaliyetleri oluşturur. Bunlar başta aileler ile eğitim ve sağlıktan sorumlu birimlerin sorumluluğudur. Toplumun uyuşturucunun yarattığı sağlık sorunları ve uyuşturucu ticareti sonucunda kazanılan paraların esasta hangi amaçlara yönelik kullanıldığı konusunda bilinçlendirmek şarttır.”

“Organize suç ve terör örgütlerinin gelir kapısı”

Başkan Fadıl Aksun, yapılan bir araştırmaya göre, 2014 yılında dünya çapındaki uluslararası organize suç ve terör örgütlerinin gelirinin üçte birinin uyuşturucu satışlarından elde ettiğinin görüldüğüne dikkat çekti.

Aksun, şöyle devam etti:

“Bu durum bireysel olarak torbacı denen kişilerin cebini doldururken global olarak insanlığı hedef alan suç örgütlerinin silahlanmasına ve finansmanına hizmet etmektedir. Zaman içerisinde bu durum kısır bir döngü haline gelerek ve daha çok suç finansmanı için daha çok uyuşturucu gelirine ihtiyaç duyulmuş, bunun için de daha çok uyuşturucu bağımlısı yaratılmıştır. Dolayısı ile uyuşturucu satışına yönelik suçları bireysel suç kapsamında görmek saf bir yaklaşım olup bunlarla mücadele edilirken büyük resmin görülebilmesi esastır.

Mahkemelere bu anlamda düşen görev ise en son aşama olup şahsileştirilmiş cezalar ile ibret vericilik dengesini birlikte göz önünde tutmamız gerekir. Bunu yaparken de uyuşturucu maddeyi kazanç uğruna topluma yayan ve yaymaya tevessül eden kişilere ceza takdir ederken kamu yararı ilkesini ağırlıklı olarak göz önünde tutmamız yadsınamaz bir zorunluluk haline gelmektedir.”

Aksun, sanığın lehine ve aleyhine olan tüm hususlara değinerek, sanığa oybirliği ile 10 yıl hapis cezası verdiklerini açıkladı.

banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110