Yok artık! Uçağa binip kaçtılar

banner37

Girne’deki Senak Kuyumculuk’ta önceki gün 150 bin sterlinlik soygun gerçekleştiren zanlıların İran uyruklu oldukları ve aynı gün 15.20 uçağı ile Ercan’dan yurtdışına çıktıkları belirlendi, çalınan ziynet eşyaları ve paraların büyük bir kısmı ise Mağusa’da gömülü olarak bulundu

Yok artık! Uçağa binip kaçtılar

Emine UYSAL ÇALUDA – Sedef BOŞNAK

Girne önceki gün Senak isimli kuyumcu dükkanında yaklaşık 150 bin sterlinlik soygun gerçekleştiren iki zanlının aynı gün öğleden sonra ülkeden kaçtıkları belirlendi. Soyguncuların çaldığı ziynet eşyaları ile nakit paraların büyük bir kısmı ise dün öğleden sonra Gazimağusa Limanı yakınlarında sahilde gömülü olarak bulundu.

Soygun anında ve soygun sonrasında Girne ve Lefkoşa sokaklarında dolaşırken güvenlik kameralarına yakalanan ve Gazimağusa’nın Gülseren bölgesinde görülen iki soyguncunun kimliklerinin İran uyruklu 47 yaşındaki Jamshid Bagherpoor ve 23 yaşındaki Mahdi Niazijengheshlaghi olduğunu belirleyen polis, ne yazık ki soyguncuları yakalayamadı.

İki zanlının, sabah saatlerinde soygunu yaptıktan sonra aynı gün saat 15.20’de Ercan Havaalanı’ndan ülkeden çıkış yaptıkları tespit edildi.

Güvenilir kaynaklara göre, resmi kayıtlarda Jamshid Bagherpoor ve Mahdi Niazijengheshlagi’nin yurtdışına çıktığı görülmüyor. Bu da zanlıların sahte kimlik kullanarak ülkeyi terk ettikleri ihtimalini güçlendiriyor.

Polise yakın güvenilir kaynaklara göre, soyguncular Ercan’dan çıkış yaparken, soygunda kullandıkları ve ülkeyi neredeyse baştan başa dolaştıkları çantalar yanlarında yoktu.

Çaldıkları dudak uçuklattı

Polis Basın Subaylığı, dün gün içerisinde, soyguncuların önceki gün Senak Kuyumculuk’tan çaldığı ziynet eşyası ve para miktarını da açıkladı.

Polisin açıklamasına göre, soyguncular, Gülesen Aksay’ı etkisiz hale getirip, dükkan içerisinde bulunan 9 adet tabla, 60 adet küçük kolyelik ve kolye standı, 2 adet bileklik standı, 3 adet küpe standı, 35 adet yüzük standı, 14 ayar sarı ve beyaz altından mamul toplam bin 170 adet kolye, 80 adet kolye ucu, 165 adet bilezik, 363 adet bileklik, 348 adet yüzük, 670 çift küpe, 140 adet maşallah çaldı.

Soyguncular, ayrıca, pırlanta olan toplam 74 adet kolye, 10 adet bilezik, 139 adet bileklik, bin 46 adet yüzük, 32 adet küpe ve 15 bin sterlin, yaklaşık 4 bin TL değerinde Euro ve Türk Lirası madeni parayı da çaldı.

Çaldıklarını gömüp, kaçtılar

Girne’de Senak isimli kuyumcu soygunuyla ilgili, polisin yaptığı geniş soruşturma ve arama sonucu, çalınan para ve altınların büyük bir kısmı, Gazimağusa Limanı’nın kuzeyinde, sahilde gömülü olarak bulundu.

Gazimağusa, Girne, Lefkoşa ve Özel Harekât’ta görevli polis ekiplerinin, önceki geceden beridir bölgede yaptığı arama çalışmaları sonuç verdi.

Yaptığı arama sonucu ilk olarak boş altın kutularını gömülü buldukları yerden çıkartan polis, aramasına aralıksız devam etti ve dün saat 17.30 sıralarında, demir bir kutudaki çanta içerisindeki altın ve paraların gömülü bulunduğu yeri tespit etti.

Dedektör, çapa ve kürekle arama yapan polis, 5 kiloluk altın ve 10 bin 100 sterlini bulup emare zapt etti.

Senak Kuyumcu’nun sahibi Hüseyin Aksay, eşi ve kızlarıyla, Gazimağusa Polis Müdürlüğü’ne giderek, bulunan altın ve paraları teşhis etti.

Basın mensuplarının sorularına yanıt veren Hüseyin Aksay, yaşadığı korkunç olayı anlattı ve ilgililere bu tip adli olayların önüne geçilebilmesi için, giriş çıkışlarda daha sıkı kontrol yapmaları çağrısında bulundu.

“Biz yandık, başkası yanmasın” diyen Hüseyin Aksay, kurulan yeni hükümetten, çalışma yapıp, ülkeye kimlikle giriş-çıkışı derhal durdurmasını istedi ve ekledi:

“Ülkeye pasaportla giriş çıkış yapılmalı. Ülkeye gelenlerin cebindeki para da sorgulanmalı. Başka bir yerde cinayet işleyen, buraya kimlik kartıyla giriş yapabiliyor. Sınır kapıları denetlenirse, bu tip olaylar en aza inecek. Cebinde parası olmayan bize saldıracak, canımıza kast edecek, malımıza kast edecek. Önleyin. Başbakana, cumhurbaşkanına ve bakanlara sesleniyorum, bu yönde karar alın. Dur demezseniz, bu tip suçları önleyemezsiniz.”

“Can kaybı olmayışı, tesellimiz”

Hüseyin Aksay, geniş çaplı soruşturma başlatıp, özverili aramaları sonucu altın ve paralarının büyük kısmını bulan polis teşkilatı ve olayı topluma duyuran basına teşekkür etti.

Yaşadıkları korkunç olayı anlatan Hüseyin Aksay, şöyle devam etti:

“Olayın olduğu gün, her zamanki gibi, sabah iki mağazamızı da açtık. Eşim büyük mağazadaydı, ben de diğerinde. Soyguncular eşimi etkisiz hale getirdi. Çok kötü şeyler yaşadık. Eşim darp edildi. Ben diğer mağazayı açtıktan sonra, eşimin yanına yürüdüğüm esnada omzunda büyük bavul olan hareketlerinden şüphelendiğim iki kişi çıktı. Tedirgin olup, kaçmaya yeltendiklerinden durun dedim. Koşmaya başladılar. Cüsseli olan bavulu tutuyordu... O’nu yakaladım, biraz örseledim ancak arkadan gelen yoldaki demire beni itti, hafif yara aldım. Koşup kaçmaya başladılar, ben de koşacaktım ancak eşimin hayatından endişe ettiğim için mağazaya geri döndüm. Eşimi, başı nefes alamayacak şekilde koli bandıyla sarılı, kanlar içinde buldum. Burnunun yakınında açık olan çok az bir yerden nefes alıyordu. Geri dönmem eşimin hayatını kurtardı. En büyük tesellimiz bu.

Polisin büyük soruşturma ve çalışma neticesinde, zararımızın büyük kısmı bulundu. 15 bin sterlin olan paranın 10 bin 100 sterlini bulundu. Soyguncuların diğer parayla uçak bileti alıp kalanını da beraberine aldıkları düşünülüyor. Mağusa, Girne ve Lefkoşa polisine ve katkı koyan herkese minnettarız. Çok şükür can kaybımız olmadı, çalınan para ve altınlarımızın büyük bir kısmı da ele geçirildi. Altınlarda bazı eksikler var ama büyük kısmı bulundu.”

Didik didik aradılar

Polis, teknik takip sonucu, İran uyruklu 2 soyguncunun, Ercan Devlet Havalimanı’ndan kaçışından hemen önce, beraberlerindeki çantayla Gülseren Bölgesi’ne gittiğini ve burada yaklaşık 45 dakika kaldıktan sonra çantasız çıkış yaptığını tespit etti.

Polis ayrıca, soyguncuların buradan bir taksiyle Ercan Devlet Havalimanı’na gittiğini de öğrendi.

Gülseren Bölgesi’ndeki aramalarını sıklaştıran polis, içi altın ve para dolu olduğuna inandığı çantayı bulmak için dere yatakları dahil olmak üzere, geniş bir alanı didik didik aradı ve akşamüzeri, sahile yakın, duvar dibindeki gömülü çantayı buldu.

Güncelleme Tarihi: 08 Haziran 2019, 09:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER