Akademik kalite gerekliliği ve turizm sektörümüze etkileri

Yaşanan talihsiz mühimmat patlaması sonucu birçok basın ve medya kuruluşumuzun seçkin üyeleri bizlere kendi bakış açıları doğrultusunda fikirlerini beyan ettiler. Ben bu konunun dışında kalmayacağım tabii ki. Ama gördüğüm kadarı ile iki tür fikir ağırlık kazanmış.

“Birincisi çok üzerine durmamak veya abartmamak gerekli,” diyenler, ikincisi de “mutlaka tedbir alınmalı, hangi ülkede turistik tesislerin yanında mühimmat var “ diyenler. Bu fikirleri geliştirenlere saygı duymakla birlikte; aslında yine esas konunun üzerinden saptığımızı düşünüyorum. Bu söyleyeceklerim doğrultusunda yorum yapmak daha belirleyici ve doğru olacak. Şimdi Kuzey Kıbrıs tüm dünyaca tanınan bir ülke değil ve üzerinde yaşadığımız coğrafya üzerine Rum komşular gün geçmiyor ki birçok tez geliştirmekle birlikte tek bir argümandan sapmıyorlar.

Muhalefeti ve iktidarı, sağcısı, solcusu adanın kuzeyinde Türk askerini hazmedemiyor ve Kıbrıs Türkü`nün varlığını korumaya gelen, garantörlük haklarından doğan kazanımlarımızı taca atarak tüm dünyaya Türkiye`nin Kuzey’deki varlığını çarpıtarak işgal var diyor. Bu koşullar altında adanın kuzeyinde tatil yapmaya gelen turistlere, “zaten gitmeyin, asker var, hayatınız tehlikede” diyenlerin ekmeğine bal sürüyor. Buna benzer talihsiz hadiseler, ister istemez, bilinçsiz turistlerin kafasında soru işareti oluşmasına sebebiyet veriyor. Devletin tüm makamları bu olayı ciddiye almalı, benzerlerinin yaşanmaması için birlikte hareket etmeli.

Zaten iplik üzerinde yaşam savaşı veren bir turizm sektörümüz var, buna zarar gelmemesi, ülkemizin destinasyon algı imajının daha fazla tahrip olmaması için tüm sektörde başrol oynayan herkes benzer askeri stratejik öneme sahip bu yerlerin günümüz koşullarına göre eğer oluru var ise gözle görülmeyecek yerlere taşınması için strateji belirlemeli…

***

Adamızın turizm sektörü mutlaka akademi dünyası ile çalışmalı

Bazen ülkenin gerek iş gücü yani istihdam, gerekse kamu üniversite ortaklığı ve işbirliği, gerekse turizm ve gastronomi endüstrilerinin büyüklüğünü düşündüğüm zaman, birbirlerinden ne kadar kopuk olduklarını görüyoruz. Attığımız icraat dönemindeki, en azından turizm stratejik planını oluşturmak için kolektif bir bütünsel çalışmanın tohumlarını ektiğimiz dönemlerde, bir şekilde siyasi konjenktürün de etkisi ile, yaptığımız çalışmalar sonlanmadı. Ülke her alanda kendi dinamizmi içerisinde zorlukları ile boğuşurken, hiçbir zemin sektör, üniversite kamu üçgeninin bir araya gelerek sonuç odaklı çalışma yapılmasına tam anlamı ile müsaade etmedi. Her sektör, plansız, programsız, öngörüden çok yoksun olmadan sadece günü kurtarmanın hesapları içerisine girdi.

Bir örnek verecek olursam kalifiye eleman sayısına, yerel üretim, yerli istihdam projesi bence adanın uzun yıllardır sektörde üzerinde durulması gereken, en önemli çalışmalardan bir tanesi idi. Bu projenin mutlaka hayata geçmesine ihtiyaç var. Çünkü gelişen casino sektörü ile birlikte adanın standart kalitesinin bir çıta yükselmesi, hizmetler sektörünün, elemanından tutun da, servis edilen gıdanın, yemeğin, yiyeceğin de ortalama kalitesinde sınıf atlamamıza sebebiyet verdi. Bunu adanın tüm birimlerine, kamuya, ulaşıma, ve diğer hizmetler grubuna (restoran, cafe, bar, banka, ulaşım, yerel hizmetler vs) gibi çektiğimiz zaman standart bir destinasyon imajına ulaşmış olacağız. Bu ulaşımdan sonra da, verilen hizmetlerin kalitesi mutlak surette adaya daha kalifiye eleman, daha bunların sonucunda da daha fazla para harcayan ve daha üst sınıf turistin bizim ülkemizi ziyaret etmesi anlamına gelmektedir.

***

Turizm sektöründe kalite, akademik kaliteyi de etkiler

Yukarındaki satırlarda da belirttiğim gibi; kaliteli akademik çalışmalar gün geçtikçe adamızda turizm sektöründe daha bir dinlenmeye ve kabul görmeye başladı. Her eline kalem alan, klavyenin tuşlarına dokunan istediğini sektör ile yazmamalı, yazarken de bu yazdıklarını bilimsel kaynaklara ve verilere de dayandırmalı. Bu sebep ile; akademik kişilerin turizm sektörümüz üzerine yaptığı söylemlerin, nereye, nasıl gideceğini, neleri tetikleyeceğini iyi hesap etmesi gerekli çünkü turizm sektörü dünyada çarpan etkisi anlamında en fazla alt sektöre tesir eden büyük bir endüstri. Bir de hep bana hayat felsefesi olan Think Globally, Act Locally “ yani iki kelimeden türeyen Global ve Localization kelimelerinin karışı olan “Glocalisation” turizm sektörümüz için hep en fazla düşünmemiz gerek büyük bir felsefe aslında. Bizleri ada olarak başarıya götürecek en önemli unsur. Bir yandan dünya standartlarını yakalamaya çalışırken, bu standartların içerisine, kurumsal kimlik oluşumunda yerel motiflerimizi, davranış biçimlerimizi ve kendi gelenek ve göreneklerimizden harmanlanan bir anlayışı sentezlemek en önemli duruş olmalı.

***

Akademik kaliteyi belirleyen uluslararası makaleler

Turizm dünyasına yön veren; dünyaca kabul edilmişliği ve akademik standart ölçeği en yüksek yayınların ve ülkeleri yönlendiren uygulayıcıların (kanaat önderlerinin) açıkçası başarısına bağlıdır. Nedeni çok basit aslında; aslında ülkelerin turizmde yapacağı hareketler ve açılımlar, o yüksek kalite standardına ulaşmış makalelerde, ve yayınlarda var olan satır alanlarında gizlidir. Nasıl mı? Örneğin, adanın turizm sektöründe kongre turizminin etkisini araştırırken, diğer ülkelerde olan benzer uygulamaların çalışmalarının nabzını tutan akademik yazılara ihtiyacınız vardır. Nasıl bir araştırma yöntemi kullanılmış, (methodology) ne gibi alan taraması (literature review) yapılmış ne tür hipotezler varsayılmış ve bu geliştirilen hipotezler nasıl sonuca ulaşmış? Bu verilerin (dataların) uygulanışları ve sonuçları, aslında kendi ülkemize uygulandığı zaman nasıl farklılıklar ve benzerlikler ortaya çıkmış? İşte soruların cevapları tam da burada.

Son zamanlarda uluslararası akademik yayınlar ve bunların yayınlandığı dergiler üzerine birçok görüşler ortaya atılmaya başlandı. O kadar çok bilimsel yerel, uluslararası yayın yapan kurum ve kuruluşlar çoğaldı ki bunların standart kalitesini ölçmeye yarayan birçok kriterler de var. Örneğin; herhangi bir akademik journal (dergi)`nin kalitesini citation index (yapılan alıntılar endeksi) ve alanda uzman kişilerin geliştirdikleri görüşler doğrultusunda belirlenmektedir. Buna bağlı olarak; okuyucuların ve bilimsel çevrelerin bu bilimsel yayınlara ve dergilere karşı okuma faktörleri (ne kadar çok veya az okunmuş, alıntı yapılmış), bilimsel ve pratikte ne kadar uygulanabilirlikleri; en önemli açılımlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Akademik dergiler aslında bilgiyi yaratmak ve onu yaymak için gerekli bir kanaldır. Son zamanlarda bilgiyi akademik olarak bu dergiler üzerinde de yayınlanması, hele bu yayınların hakemli kişiler tarafından bağımsızca denetlenmesi bu alanda kendisini geliştiren kişilere de hem işlerinde yükseltme, hem de unvanlarını artıran bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. (Soteriou, Hadjinikolais, Patsia 1999). Bu gibi akademik yayınlar da aslında bu gibi akademi dünyasında olan kişilerin de verimliliğini de ölçmeye yarayan ve çalıştıkları kurumları da bu anlamda diğerlerinden farklılaştıran ve kalitesini yükselten çalışmalardır. Bu alanda en yüksek kalite mercii olan makaleler genellikle okunduğunda ve alıntı yapılma olasılığı en yüksek makaleler sınıfını belirleyen (The Social Sciences Citation Index) bilinen ismi ile SSCI dır. Bugün bir akademisyenin alanında kitap yazmamış ise; en fazla bakıldığı uluslar arası SSCI ne kadar yayını olup olmadığıdır.

Ülkemizdeki üniversitelerin akademik kadroları da bu yöntemle standart kalitelerini artırmanın yollarını aramalıdır. Turizm akademi dünyasında en yüksek seviyede olan akademik journaller sırası ile Journal of Travel Research, the Annals of Tourism Research, Cornell Hotel and Restaurant Administration Quarterly, Amerika kıtasında, Amerika Kıtası dışında ise Journal of Travel Research birinci ve Elsevier Tourism Management Journal ise ikinci sıradadır. The Annals of Tourism Research ise üçüncü sıradadır.

Geçtiğimiz günlerde Elsevier Tourism Management tarafından aldığım davet üzerine bu prestijli dergide Hakemlik (reviewer) görevini sevinerek kabul ettim ve iki makaleyi değerlendirdim. Bizim ülkemiz böylesine açılımların sonuçlarını da paylaşacak zeminleri hem akademik, hem de kamusal sektörde kullanmalı ve gelişimler buna göre yapılmalı.

Turizm dolu günler bizlerin olsun.

YORUM EKLE

banner96