Akile Büke'den yanıt

Yükseköğretim, Planlama, Denetleme, Akreditasyon, Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Akile Büke, önceki gün bu köşeden yayımlanan yazım için açıklama metni gönderdi.

Büke’nin yazılı açıklamasının noktasına, virgülüne dokunmadan yayımlıyorum:

“KKTC’nin itibarlı gazetelerinden biri olan KIBRIS Gazetesi’nde yazması nedeni ile daha önce de şahsıma yönelik iddia ve suçlamalarda bulunan gazeteci Hasan Hastürer’in 18 Nisan 2019 tarihli yazısına tekzip metni yazma gereği oluşmuştur.

Hasan Hastürer’in 21 Ocak 2019 tarihli yazısına gönderdiğim tekzip metninde “YÖK ile YÖDAK ve üniversitelerimiz, ayrıca YÖDAK ile üniversitelerimiz arasında sorun var algısı yaratan ifadelerin yanı sıra YÖDAK ve YÖDAK Başkanı olarak şahsıma yönelik anlamsız, yersiz ve mesnetsiz ifadeler kullanıldığını” belirtmiş “yazılan yazının yüzeysel ve yanlış bilgi ve belge üzerine olduğunu” vurgulamıştım. Bir gazeteci olarak kalemini dedikodu zemininde psikolojik değersizleştirme için kullanma tercihini kendisine bırakarak aşağıdaki açıklamayı yapma zorunluluğum doğmuştur.

1. Şahsımı konu alan yayınları ayırt etmede sıkıntım bulunmamaktadır. Görülen lüzum üzerine ve belirlenen zamanda konu ile ilgili gerekli cevap hem benim tarafımdan hem de Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından verilmiştir.

2. YÖDAK’ın YÖK’e denk bir kurum olması her şeyden önce YÖK’ün yapılanmasına benzer bir yasal düzenleme, alt yapı ve personel yapılanması ile mümkündür. Benim her zeminde ve Yükseköğretim Çalıştayı’nda da vurguladığım “YÖK gibi bir YÖDAK” olsun veya “YÖDAK’ı güçlendirelim” ifadelerinin gerekli düzenlemeler yapılmadığı zaman boş bir slogan olarak kaldığıdır. Çünkü KKTC’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın yetkisinde olan program açma ön izni ve Milli Eğitim Bakanı’nın başkanlık yaptığı Ön Değerlendirme Kurulu’nun üniversite açma ön izni verme yetkisi dahil YÖK Türkiye’de yükseköğretim alanında tek yetkili kurumdur. YÖK gücünü yükseköğretim konusunda tek karar verici olmasından almaktadır. Hasan Hastürer’in YÖK gibi bir YÖDAK oluşturulması yönündeki görüşünü takdirle karşıladığımı belirtmek isterim. Kişisel olarak YÖK gibi bir YÖDAK’ın ideal olduğunu düşünmekle ve bunu her zaman belirtmekle birlikte bu durumun benim vereceğim bir karar olmadığını da her zeminde tekrarlamaktayım. Yükseköğretim Çalıştayı’nda da vurguladığım gibi YÖK gibi bir YÖDAK istenip istenmediği ve nasıl bir yükseköğretim yönetişimi istendiği kararı tüm yükseköğretim camiasının hükümet ile birlikte konsensüsünü gerektiren Hükümet ve hatta Meclisin karar vermesi gereken ve sonrasında anayasal, yasal, alt yapı ve personel desteği gerektiren bir durumdur. Mevcut anayasa, yasa, alt yapı ve personel ile bu mantıken mümkün değildir.

3. Farklı kurumlardan gelen akademisyenlerin bir araya geldiği YÖDAK’ta farklı görüşlerin ve anlayışların olması normaldir. Bunun sorun olarak yansıtılması YÖDAK’ı yıpratacaktır. Tüm olanaksızlıklara ve yaratılmaya çalışılan sorunlara rağmen YÖDAK bu dönemde gereksinimler ve öncelikler doğrultusunda hiç olmadığı kadar çok çalışmış ve üretmiştir. YÖDAK toplantı sayıları ve kararları ile ilgili aşağıdaki tablo bu konuda fikir verecektir.

 

 

Ayrıca mevcut kurul ve komisyonlara ek olarak 12 kurul, komisyon ve çalışma grubu oluşturulmuş ve bunların tamamına tarafımdan başkanlık yapılmıştır. YÖDAK üyelerinden en az biri bu toplantılara katılmıştır. Daha önce de dile getirdiğim gibi iki yılda yapılan toplantı sayısı 242’dir.

Toplantılar sonrasında:

•Yükseköğretim Çalıştayı gerçekleştirilmiş, YÖDAK Stratejik Planı hazırlanmış olup Yükseköğretim Strateji Belgesi çalışmaları devam etmektedir.

•KKTC Ulusal Yeterlikler Çerçevesi Çalışma Grubu ve KKTC Ulusal Yeterlikler Çerçevesi Redaksiyon Grubu ile Avrupa Birliğine uyum kapsamında 5.,6.,7. ve 8. düzey temel yeterlikler tamamlanmış ve AB uzmanları tarafından onaylanmıştır. Bu Üniversitelerimizin AB uyumu için çok önemli bir aşamadır.

•Yükseköğretim Öğrenciler Çalışma Grubu Güvenli Yükseköğretim Alanı projesi hazırlanmıştır.

•Lisanslama için yapılan ziyaretlerin yanı sıra Üniversite denetimleri başlatılmış ve 2009 yılında yapılan Milletlerarası Protokole uygun olarak ilk kez YÖK-YÖDAK ortak denetimleri başlatılmıştır.

•YÖDAK iki yıl içinde 17 yurtdışı etkinliğe katılım sağlamıştır. Yasa YÖDAK’ı temsil etme yetkisini YÖDAK Başkanı’na vermiştir. Bu yetki de üyeler ile paylaşılmış ve uluslararası toplantılara YÖDAK üyeleri de grup halinde katılmışlardır. Etkin temsiliyetin bir sonucu olarak 2019 CEENQA Yönetim Kurulu toplantısı YÖDAK tarafından üstlenilmiştir.

•Yükseköğretim değişiklik yasası ve çok sayıda tüzük çalışılarak ilgili makamlara iletilmiştir. Yasanın aksak ve AB normları ile uyuşmayan yönleri dikkate alınarak yeni bir yasa taslağı hazırlanmıştır.

•YÖDAK kısa zamanda çok iş yapmış olmakla beraber halen önümüzde yapılması gereken çok iş vardır.

YÖDAK’ın iki yıl boyunca kısıtlı imkanlar ile gerçekleştirdiklerine objektif göz ile bakanlar YÖDAK’taki huzursuzluk iddialarınız ve zaman zaman YÖDAK’ı ve sürekli şahsımı hedef alan “post truth” olumsuz algı yönetimi konusunda daha sağlıklı yorum yapabilecektir.

Bu açıklamanın Bölüm 79 Basın Yasası 24’üncü maddesine istinaden aynı sayfada aynı başlık altında tamamının yayımlanmasını kanuni haklarım saklı kalmak suretiyle rica ederim.

Prof. Dr. Akile Büke

YÖDAK Başkanı”

 

YORUM EKLE