Akkule'nin kapıları ziyaretçilere açılırken

Gazimağusa’da, İki Toplumlu Kültürel Miras Teknik Komitesi'nin çabaları ve Avrupa Birliği finansmanıyla, Ravelin Burcu’nun (Akkule) geçen ay tamamlanan güçlendirme projesinin ardından kapalı tutulması tepki görmüştü.

Akkule’nin, güçlendirilip, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi’ne teslim edilmesinin ardından kapılarına kilit vurulmasına ve kapalı tutulmasına kimse anlam verememişti.

Bazı sivil toplum örgütleri, turizmciler ve vatandaşlar Akkule’nin açılmasını talep etmişti.

Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürü Fuat Azimli, yapının içerisine, Mağusa Suriçi’ni gösteren büyük bir maket, bilgilendirici canlandırmalar, dönemlere özgü kıyafetler ve tanıtıcı görsellerin yer alacağı bir proje hazırladıklarını, bu projenin 3 ay içinde hayat bulacağını ve kasım ayında Akkule’nin yeniden açılacağını söylemişti.

Biz de içinde bulunduğumuz turizm mevsiminde bunun doğru bir karar olmadığını söylemiştik… Akkule’yi turizm mevsiminde kapatıp, kasım ayında açmanın akılcı olmadığını belirtmiştik.

Burasının şimdi açık kalmasını, kış aylarında da iç dizaynının yapılmasını önermiştik.

Turistlerin yoğun olduğu yaz boyu Akkule’yi kapatıp, kış aylarında açmanın anlamsız olduğunu söylemiştik.

Başyazımızın başlığını da “Ravelin Burcu kapalı kalmamalı” diye koymuştuk.

Eski Eserler ve Müzeler Dairesi, tepki gösteren herkesin sesini duydu ve doğru bir karar aldı.

Evet daire, Akkule’nin kapılarını ziyaretçilere açtı.

Yapılacak olan çalışmaların başlayacağı güne kadar burasının açık kalmasına karar verildi.

Üstelik o güne kadar ziyaretçilerden ücret de alınmayacak.

Eski Eserler ve Müzeler Dairesi’ne duyarlılığından dolayı teşekkür ederiz.

Ülkemizde maalesef makamlar, kendilerine eleştiri yöneltildiğinde ve bir talepte bulunulduğunda anlayış göstermezler.

Birçok makam, yapılan eleştiriye katlanamaz ve ne isterse olsun geri adım atmaz.

Bazen iyi niyetle atılmış olsa bile bazı işler toplumdan onay görmez.

Böyle durumlarda kişi, kararından dönmeyi de bilmelidir.

Onay görmeyen, toplumun çoğunluğu tarafından doğru bulunmayan kararlardan dönmek ayıp değildir, insanın kişiliğinden de bir şey kaybettirmez.

Hatta bu davranış, o kişiyi daha da büyütür…

Ona daha fazla saygı duyulmasına neden olur.

“Ben yaparım olur” anlayışı çok daha kötüdür ve bu ülkede bu tavırdan çok çektik.

“Ben yaparım olur” mantığıyla bu ülkede birçok saçma karar alındı, devlet büyük zararlara uğratıldı.

Biz de eleştirdiğimizi, insanları rencide etmek, üzmek için değil, sorunlara çözüm bulmak, doğruya varmak için yapıyoruz.

Eleştirdiğimiz hiçbir makamla, kişiyle sorunumuz yoktur, olamaz.

Biz toplumun isteklerini, taleplerini ortaya koyuyoruz.

Umarım başka makamlar da Eski Eserler ve Müzeler Dairesi’nin tavrı gibi halkın sesine kulak verir ve makul olanı yapar. Çünkü bu tür olumlu tavırlara hasret kaldık.

YORUM EKLE