Alev alev bir yaza tahammülümüz yok…

* Ramazan’ın sonlanmasına sayılı günler kala, en heyecansız ve en hüzünlü bayramlardan birine daha hazırlanıyoruz… Kahrolası virüs!..

* Bayram buluşmaları, kucaklaşmalar, el öpmeler, alın ve yanak öpmeler birer nostalji olarak elemle anımsanacak…

* Ankara’dan sıcak para gelmeden maaşlar ödenemedi… Tıpkı yemek gibi paranın da sıcağı yenir… Kendi sıcak paramızı üretecek çareleri bulmalı… Haçana bir Ankara’nın sıcak parası?..

* Artık öyle durumlara tanık oluyoruz ki; “itibarın hiç mi önemi kalmadı bu toplumda?” sorgulamasına girişiyoruz…

* Cenevre'nin tek yararı "İki Devletli Çözüm" tezini evrensel belleğe geçirmemiz oldu. Bu konu üzerinde düşünülmeye başlansın artık...

* Kıbrıs’ta iki eşit halk ve iki eşit devlet istemenin neresi sakıncalı?...

* Rum Lider Nikos Anastasiadis’e göre “İki devletin kabulü Pandora’nın Kutusunu açar…” Daha açılacak yanı mı kaldı o kutunun?.. Sanki Pandora'nın kötülükler  kutusunu kendileri açmamış gibi!..

* Nikos Anastasiadis Rejimi kapıları kapatmak için fırsat kolluyordu… Pendemi süreci ona bu fırsatı fazlasıyla verdi…

* Atatürk "Cumhuriyet fazilettir" demişti, ama Rum'un bizi yamalamak istediği o çalınmış Cumhuriyet, baştan başa faziletsizliktir…

*  “Barış için tezahürat yaptığımızı zannediyoruz ya, aslında karşıdakine barış yapmamak için koz veriyoruz bu tezahüratımızla…”  (Teşekkürler Ahmet Aydeniz.)

* Rum hazinesi, 568,9 milyon Euro bütçe açığı verdi... Gam değil!... Kapatanı çoktur onların bütçe açığını…

* Yazın habercisi şu arazi yangınları… Kurak bir kışın arkasından alev alev bir yaza tahammülümüz yoktur doğrusu… Tepeden tırnağa dikkat kesilmeli… 

* Mangal fanatiklerine duyurulur ki, ülke genelinde ateşli piknik yasaklandı… Pikniğin ateşle yapıldığı ender ülkelerden biri olduğumuzun da altını çizmeli…

* Yaktığımız ağaçların yerine yenilerini dikmeden yazdan yaza atlamamız,  bizi çevresel bir uçuruma doğru götürmekte…

* İnanılmaz trafik kazalarına tanık oluyoruz… Dehşet bir durum!… Hiç kimse trafik canavarını suçlamasın… Kendi içindeki trafik canavarını kontrol etsin her sürücü…

* KKTC yollarını “Formula 1” kulvarına dönüştürenleri yola getirecek ceza yasalarından yoksunuz… 

* Benden selam olsun çaresizlik ortamında çare üretebilen yüreklere…

* Olumsuz insanların olumsuzluklarıyla uğraşmaktan daha yorucu ne olabilir ki bu dünyada?..

* Demiş ki; “Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar...  Onlar, güç merkezi değiştikçe dönerler, fırıldak olurlar...” Uğur Mumcu...

* Haftanın öğüdü Leo Tolstoy’dan: “Kibir ve inat, bir kişinin önce kendini mükemmel" görmesini sağlar, sonra da sonunu getirir...”

* Büyük harflerle yazılması gereken: HER ŞEYE GÜLÜNMEDİĞİ GİBİ, HER ŞEYE DE AĞLANMAZ…

* Temel’n dünyası: Temel yokluk günlerinden birinde lüks bir restorana girip kendine mükellef bir ziyafet çeker. Hesabı ödeyemez tabii ve garsona “Hep böylesine mükemmel bir ziyafeti hayal etmiştim” der. Restoranın güvenliği tarafından dışarı çıkartılıp bir güzel pataklanır. Üstünü başını silkeleyip yerden kalkmaya çalışırken; “Hep böylesine mükemmel bir dayağı da hayal etmiştim” der.

* Ve dizeler… Fazıl Hüsnü Dağlarca’dan: “Ilık bir su gibidir içimde yalnızlığım / Yalnızlığım, ruhumda uzak bir ses gibidir / Her sabah ufuklardan mavi şarkılar gelir / Ve her sabah ürperir içimde yalnızlığım…”


 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75