Almanya: Ada’da gerginlik ve istikrarsızlık söz konusu

   Yunanistan’daki ‘Albaylar Cuntası’nın, Kıbrıs’taki EOKA B ile 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirdiği darbeden ve 5 gün sonra, garantör ülkelerden Türkiye’nin adaya müdahalesinden epeyce söz ettik. Her iki tarih de Kıbrıs açısından hayati önem taşıdığından derinliğine irdeledik, bazı bilinmeyenleri de bilgilerinize sunmaya çalıştık.

   Aradan yarım yüzyıla yakın bir zaman geçmesine rağmen, kalıcı çözüm umutları her geçen gün daha da tükenmektedir. Nitekim BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar, son gelişmeler hakkında Güvenlik Konseyi’ni bilgilendirdi ve raporunu sundu. Ardından BM Güvenlik Konseyi Başkanlığı’nı yürüten Almanya’nın dikkat çekici bir açıklaması geldi. Almanya, BM raporlarında, Kıbrıs’taki siyasi süreçte bir ilerleme olmadığı, aksine gerginliklerin ve istikrarsızlığın arttığının vurgulandığını ifade etti.

   BM Güvenlik Konseyi Başkanlığı’nı yürüten Almanya, raporu doğru okuyup açıklamada bulundu. Bir başka deyişle “Kıbrıs sorununda yaprak kıpırdamıyor” dedi. Gerçekten de öyledir. İki taraf arasında bunca yıl süren müzakerelerde bir neticeye varılabilseydi, elbette varılabilirdi. Olmadığına göre, demek ki ortada niyet yok! Hangi tarafta niyet var, hangisinde yok; bunu BM Genel Sekreteri de çok iyi bilmektedir, buradaki Temsilcisi de!

   Mesela Rum lider Nikos Anastasiadis bunca yıldır müzakere masasında Kıbrıs sorununa adil, barışçı ve kalıcı bir çözüm konusunda bir çaba harcadı mı? Hep havalardaydı. “Ben, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ olarak, nasıl olsa tanınmış bir devletim, BM’nin üyesiyim. Keza AB üyesiyim de! Bu avantajlarımı tek başıma kullanmaktansa niye Türklerle paylaşayım?” düşüncesiyle hareket etmedi mi? Bunları yaparken, her gittiği ülkede Türkiye’yi hedef göstermedi mi, suçlamadı mı? Doğu Akdeniz’deki doğalgaz olayının başlamasından itibaren Kıbrıs Türk tarafının haklarını da gasp etme siyaseti izlemedi mi? Müzakere masasında adam gibi oturacağına, doğalgaz üzerine oturmayı tercih etti ve Türkiye aleyhinde bir ‘Şer ittifakı’ oluşturmanın öncülüğünü yaptı. Dahası,  Kıbrıslı Türklerin, Türkiye ile olan göbek bağını koparabilmek için her türlü çabayı gösterdi ve içimizdeki işbirlikçileriyle göstermeye de devam ediyor.

   Özetle Kıbrıs sorunu Anastasiadis’in zerre kadar umurunda değil. Bunun nedenini yukarıda izah ettik. Tek isteği Türkiye’yi yanına topladığı dış güçlerle köşeye sıkıştırmak, kendi sınırları içine kapatmak, hidrokarbon yataklarının üzerine oturmak, bu arada Kıbrıslı Türklere de ‘Elmalı şekeri’ göstermektir. Anastasiadis, şer ittifakına dahil ettiği Fransa’nın Cumhurbaşkanı Macron ile neler konuşacağı gizli saklı değildir. “Sen bana Türkiye’ye karşı kullanmak için daha fazla füze ver, ben de sana toprak vereyim, burada istediğin yerde konuşlan” diyecek.

   Ancak Macron bu günlerde bozuk çalıyor. Fransa, eski Fransa değil! Türkiye’ye yaptırımlar konusunda AB’nin lider ülkesi Almanya ile aralarında görüş ayrılığı var. Her şeye karşın Anastasiadis, Macron’dan istediğini almaya alacak da, doyuma ulaşabilecek mi? Çünkü doyuma ulaşmayı bilmiş olsaydı, nerde duracağını bilseydi, Kıbrıs meselesi çoooktan halledilirdi.

   Bu arada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) genel kurulunda söz alan AK Parti, CHP ve MHP Grup Başkanvekilleri Özlem Zengin, Özgür Özel ve Erkan Akçay, Barış Harekâtı’nın yıldönümü nedeniyle eski başbakanlar Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan ile şehitleri rahmetle yad ettiler, Türkiye’nin dün olduğu gibi, bugün ve daima KKTC’nin ve meşru davasının savunucusu ve destekçisi olacağını vurguladılar.

                                                                            ***

İnci Uygar, Karaoğlanoğlu’nda

son yolculuğuna uğurlandı

   Uygar ailesinin değerli büyüğü, merhum Yüksel Uygar’ın değerli eşi, iyiliksever insan İnci Uygar dün Karaoğlanoğlu’nda son yolculuğa uğurlandı. Evlatları Zeliş-İnanç Yoğurtçuoğlu, Eriş-Meryem Uygar, torunları Berke-Buhçe Yoğurtçuoğlu ve Merit-Meril Deniz Uygar derin acı içinde olduklarını ifade ederek, vefat haberini tüm akraba, dost ve sevenlerine duyurdular, nur içinde yatması ve mekânının cennet olmasını temenni ettiler.

   Öte yandan aslen Tuzla’lı – Larnaka- olup, uzun yıllardan beri Londra’da yaşayan, ailenin değerli büyüğü Naciye Osman Ahmet de Hakkın rahmetine kavuştu. Kızları Bilge Yalchın, Pelin Mustafa, oğlu Aydın Elkiner, gelini Özgül Elkiner, damatları Niyazi Yalchın, Turan Mustafa, torunları Ayan ve Ozan Yalchın, Ayla Altınay, Ersan ve Adem Mustafa, Leyla Memduh, Kaya ve Jenk Elkiner, ayrıca büyük torunları acılarını dile getirdiler, nur içinde yatmasını temenni ettiler.

   Diğer yandan Namık Kemal Lisesi müdür, müdür muavinleri, öğretmenleri, çalışanları, öğrencileri ve Okul Aile Birliği adına yayınlanan taziye mesajında, Beden Eğitimi öğretmenlerinden Bahire Ersöz’ün kıymetli annesi Rahime Çakan’a Tanrı’dan rahmet, yaslı ailesine ve sevenlerine başsağlığı temenni edildi.

YORUM EKLE

banner75