Amerikalıların 'İnsan Hakları Raporu'nda yine notumuz kırık

Amerikalıların “İnsan Hakları Raporu”, her yıl KKTC’yi de kapsıyor. Kıbrıs’ın geneli ile ilgili toplam 43 sayfadan oluşan raporun 23 sayfası KKTC’ye ayrıldı.


ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Kıbrıs’ta insan haklarını incelediği raporda, maalesef hep kırık puan aldık. Yıllardır aslında hep benzer şeyler yazılıyor KKTC için. Yani eski raporu saklayıp da bir yıl sonra aynısını yayınlasalar bir sıkıntı yaşanmayacak, çünkü pek değişen bir durum yok.


Bu raporlarda yazılanları dikkate alsak, düzeltmeye çalışsak olmaz mı? Olmuyor işte, düzeltemiyoruz. Ne yapalım yani, “Amerikalılar işine baksın, bize karışmasın” mı diyelim? Amerikalılara niye kızalım ki? Onlar insan hakkı raporunu yayınlamasa biz sorunları yaşamayacak mıydık? Yaşayacaktık, yaşıyoruz zaten.


Raporda, insan hakları sorunları arasında “kadına şiddet”, “yabancı düşmanlığı”, “insan kaçakçılığı”, “sığınmacılar sorunu” ve “etnik azınlık gruplarına karşı ihlaller” gösterildi.


Raporda, ülkede yaşanan insan hakkı ihlallerinin yasaların uygulanmamasından kaynaklandığı belirtiliyor. Bu zaten KKTC’nin en büyük sorunu değil mi? Yasaları yapıyor ama uygulamıyoruz. Yalnızca insan hakkı ihlallerinde değil, daha birçok sıkıntının, sorunun nedeni yasaları uygulamamaktır. Yasa, tüzük yapmak yetmiyor, onları uygulamak da gerekiyor.


Amerikalıların insan hakları raporunda, KKTC’de kadına şiddet ve taciz vakalarında yasaların etkili şekilde uygulanmadığına dikkat çekildi. Yani Amerikalılara göre, KKTC’de kadına şiddet vakaları ciddiye alınmıyor.


KKTC’de ‘ırk temelli’ ayrımcılık yapıldığına da değinilen raporda, polislerin çoğu zaman kadına şiddet veya taciz vakalarını geçiştirmekle yetindiği ifade edildi. Amerikalılar haklı, biz kabul etmek istemesek de yabancıların çoğunlukla karıştığı suç olayları nedeniyle ırkçılık arttı. Yabancılara karşı bir önyargı gelişti.


Raporda, KKTC polisinin çoğu zaman uluslararası öğrencilerden veya çalışanlardan gelen ciddi şikayetlere kayıtsız kaldığı ve yasaları uygulamadığı iddiası yer aldı. Zaman zaman bu türlü şikayetler bize de geliyor. Polisin kendince arayı bulma, işi tatlıya bağlama girişimi bazen bazı kesimlerin mağduriyetine neden oluyor. Yabancıların zaman zaman ciddiye alınmaması da önemli bir sorun.


Raporda, KKTC’deki tek cezaevinin 311 kişi kapasitesinde olduğu ve ranza sistemiyle kapasitenin 480'e yükseltildiği belirtilirken, 2018 Eylül ayı itibariyle 528 mahkum ve tutuklunun bulunduğuna değinildi. Cezaevinde aşırı kalabalığın sorun olmaya devam ettiği ifade edilen raporda, cezaevindeki koridorlarda yatakların istiflendiğini iddia edildi. Raporda, cezaevi ve gözaltı merkezi koşullarının birçok alanda uluslararası standartlara uymadığı vurgulandı.


“KKTC’de mültecilerin yaşamlarını veya özgürlüklerini tehdit edebileceği ülkelere sınır dışı edilmesine karşı yetkililerin koruma sağlayamıyor” ifadelerinin yer aldığı raporda, sivil toplum kuruluşlarının çabasıyla birçok sığınmacının Türkiye'deki iltica prosedürlerine erişim kazandığı belirtildi. Raporda, KKTC’de sığınma başvurularının ele alınmasına ilişkin “yasa” bulunmadığına dikkat çekildi.


Raporda, yasalarımızın uluslararası standartta olduğuna ve birçok ihlalde soruşturma yürütüldüğüne ancak bu soruşturmalardan bazılarının sonuçsuz bırakıldığına da yer verildi.


Biz bunları bilmiyor muyuz? Tabii ki biliyoruz, sıkça da tartışıyoruz. Biz gazetemizde sıkça bu sorunları işliyoruz. İnsan hakları konusunda ciddi sorunlarımız var. Bunları bize başkaları söylemeden, kendimizin çözmesi gerekiyor. Umarız yeni raporlar hazırlanana kadar sorunların büyük çoğunluğunu çözeriz.

YORUM EKLE