Anastasiadis, Guterres’i de inandıramadı

Rum lider Nikos Anastasiadis’in Kıbrıs sorununun çözümü konusunda samimi olmadığını Kıbrıslı Rumlar da söylüyor.

Anastasiadis’in çözüm konusunda isteksiz olduğunu Rum gazeteleri de yazıyor.

Rum liderin, “müzakerelere başlamaya hazırım” açıklamasına Kıbrıslı Türkler de Rumlar da inanmıyor.

Alithia Gazetesi’nden Alekos Konstantinidis, Rum lider ile ilgili çarpıcı bir yazı yazdı.

Konstantinidis, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Rum Lider Nikos Anastasiadis’i ciddiye almadığını, bu nedenle 6 mektubunu cevapsız bıraktığını belirtti.

Konstantinidis, makalesinde bu gerçeği açıklarken Rum Lider’in bu konudan, yani mektuplarının cevapsız kalmasından hiç söz etmediğini belirtti.

Alekos Konstantinidis, gerçekten de güzel bir tespitte bulundu.

Anlaşılan, Antonio Guterres de çözümün kıyısından kimin döndüğünü, kimin çözüm çabalarını berhava ettiğini gördü, bu nedenle Anastasiadis’in samimiyetsiz mektuplarını cevapsız bırakıyor.

Konstantinidis, şöyle diyor:

“Nikos Anastasiadis ‘Fileleftheros gazetesindeki röportajında altı mektup ve kendisi ile gerçekleştirdiğim dört görüşmede ‘BM Sekreteri Antonio Guterres’ten müzakerelerin yeniden başlamasını istedim’ diyor. (Fileleftheros-30 Haziran 2019).

Anastasiadis röportajında, ‘BM Genel Sekreteri’ne hemen hemen aynı içeriğe sahip altı mektup gönderdim’ diye açıklıyor ve şöyle ekliyor:

‘2017’den beri üç veya dört kez Guterres ile bir araya geldim ve her zaman müzakerelerin yeniden başlamasını önceliğim olarak ortaya koydum. Müzakerelerin yeniden başlaması çabaları süreklidir.’

Fakat, Anastasiadis BM Genel Sekreteri’ne gönderdiği altı mektuba cevap alıp almadığından bahsetmiyor.

Mektuplarına cevap almadığı açık çünkü eğer cevap alsaydı bunu röportajı verdiği ‘Fileleftheros’ gazetesi muhabirlerine söyleyecekti. Onlar kendisine sormasa da. Eğer gerçekten Anastasiadis mektuplarına cevap almadıysa bu Genel Sekreter’in mektupların içeriğini, yani ‘önceliğim müzakerelerin yeniden başlamasıdır’ demesini ciddiye almadığı anlamındadır.

Genel Sekreter’in Anastasiadis’in “önceliğinin” tüm bu süre zarfında müzakerelerin yeniden başlaması olduğuna ikna olmadığı görülüyor. Aksi halde Genel Sekreter tarafından altı mektuba bazı cevaplar veya en azından yorumlar verilecekti. Müzakereler Crans -Montana’daki fiyaskonun ardından bundan iki yıl önce koptu ve tek duyduğumuz şey, müzakerelerin yeniden başladığını görmeksizin veya en azından yeniden başlamaları için önkoşullar yaratılmaksızın müzakerelerin yeniden başlaması için çaba harcandığı ve müzakerelerin yeniden başlamasının önceliğimiz olduğudur.

Alekos Konstantinidis, güzel bir tespit yaptı. Anastasiadis, BM Genel Sekreteri de dahil, samimi olduğu konusunda kimseyi inandıramıyor. Antonio Guterres, Rum lidere inansaydı, 6 mektubundan birisine olsun cevap verirdi.

Crans -Montana’daki olumsuz tavırları, sonrasında ortaya koyduğu isteksiz tutumu, kışkırtıcı açıklamaları, güven artırıcı konularda bile ortaya koyduğu samimiyetsizlik Anastasiadis’i antipatik yapıyor. Rum liderin yapmaya çalıştığı “çözüm istiyor” imajı ve yapmaya çalıştığı şirinliklere kimse inanmıyor.

Birçok olumsuzluk içinde müzakerelerin başlamasını sağlamak güzel olurdu ama Anastasiadis’in “çözüm istiyorum, müzakerelere hazırım” sözlerinin ağzında yapay durduğunu ve çözümsüzlüğe oynadığını fark etmemek mümkün değil. Anastasiadis, Guterres’i de inandıramadıktan ve 6 mektuptan birisine bile cevap alamadıktan sonra kimi inandırabilir ki?

YORUM EKLE