Anastasiadis'in itiraf ettiği yalana, sadece bizdeki malum kesimler inandı

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 30 Haziran 2017’de taraflara 6 maddelik bir çerçeve belge verdi.

Tüm taraflar bu çerçeve kapsamındaki önerilerini 3 Temmuz 2014’te BM’ye yazılı olarak teslim etti.

Dönemin BM Özel Temsilcisi Eide, aynı tarihte taraflara yazılı önerilerinin alındığını yazılı olarak bildirdi.

Kıbrıs sorunu tarihinde 11 Şubat 2014 ortak belgesinden sonra BM’nin hazırladığı ilk belge niteliğindeki ‘Guterres Çerçevesi’ ile ilgili tartışma hiç bitmedi.

Rum tarafı, ‘Guterres Çerçevesi’nin “sıfır asker, sıfır garanti” dediğini iddia etti.

Yetmedi, çerçeve ile ilgili sadece kendilerinin yazılı öneri sunduğunu, Kıbrıs Türk tarafının Genel Sekreter’e yazılı öneri sunmadığını da öne sürdü.

30 Nisan 2018’de Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Anastasiadis’e yaptığı, “Guterres Çerçevesi’ni stratejik antlaşma olarak imzalayalım” çağrısının ardından Anastasiadis ilk kez 4 Temmuz tarihli bir ‘Guterres Çerçevesi’ olduğu iddiasını ortaya attı.

Oysaki Genel Sekreter’e gönderdiği 18 Temmuz 2017 tarihli mektupta, ‘Guterres Çerçevesi’nin 30 Haziran tarihli olduğunu yazıp imzalamıştı.

Geçtiğimiz hafta siyasi parti başkanlarıyla yaptığı toplantıda EDEK Başkanı Şizopulos, 4 Temmuz tarihli ‘Guterres Çerçevesi’ni talep ettiğini toplantı çıkışındaki açıklamasında duyurdu ve dananın kuyruğu orada koptu, yalan mumu söndü.

Ansatasiadis, Politis Gazetesi’nin 20’nci kuruluş yıldönümü etkinliğinde yaptığı konuşmada, 4 Temmuz tarihli bir belge olmadığını itiraf etti.

O gün yapılan toplantılarda konuşulan 4 Temmuz tarihli bir tutanak olduğunu, ancak onun da kaybolduğunu söyledi.

Önce belge vardı, sonra tutanağa dönüştü, sonra da o tutanak kayboldu!

Aylarca devam eden bir yalan böylece sona erdi.

İlk günden beri, Ansatasiadis’in olmadığını aylar sonra kendinin de itiraf etmek durumunda kaldığı belgeye dayandırdığı “sıfır asker sıfır garanti” içerdiği iddia edilen sözde ‘Guterres Çerçevesi’ni kabul ederek “Rum’a teslim olduğunu” yazıp çizen statükocularımız şimdi ne yapacak?

Anastasiadis’in sözünü Cumhurbaşkanı Akıncı’dan daha muteber bulanlar, kimseyi Rum çıkarlarına hizmet etmekle itham etmeden önce kimin sözüne güvenip kime hizmet ettiklerini sorgulamalı. Şimdi durup bir aynaya bakma zamanlarıdır.

 

 

 

YORUM EKLE