Anayasa değişikliğine EVET…

   11 Ekim’de sandık başına gittiğimiz zaman Yüksek Mahkeme Yargıç sayısının artırılması için yapılan değişiklik için de oy kullanacağız.

   Daha önce de vurgu yaptık, GECİKEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR.

   Daha net olarak vurgu yapmak gerekirse.

   “Anayasa değişikliğine EVET”.

   Konuyla ilgili haberimizi bütünüyle buraya almaya gerek yok.

   Ancak, haberin özü, konunun da özüdür.

   Yargıtay/Hukuk’ta 647, Yargıtay/Ceza’da 100, Yargıtay/Aile’de 27, Yargıtay/Asli Yetki’de 10, Yüksek İdare Mahkemesi’nde 508 ve Yüksek İdare Mahkemesi/İstinafı’nda da 17 dosya askıda (neticelenmemiş) bulunuyordu. 2000 yılında ise dosya sayısı, Anayasa Mahkemesi’nde 3, Yargıtay/Hukuk’ta 123, Yargıtay/Ceza’da 29, Yargıtay/Aile’de 9, Yüksek İdare Mahkemesi’nde 423 ve Yüksek İdare Mahkemesi/İstinaf’ta da 2 dosya askıda (neticelenmemiş) şeklindeydi.

   Yargının yükü arttı. Yüksek Mahkeme’de sonuçlanması için bekleyen dosya sayısı, 1300’ü aştı.

   KKTC Anayasası 1985’te referandumda vatandaştan onay aldı.

   O günlerde Yüksek Mahkeme’nin dava yüküyle bugün arasında, kıyas ötesi bir ağırlık, bir çoğalma var.

***

   Bizim de işleyen ve gecikmeden yara almayan bir adalet mekanizmasına, gereksinimimiz var.

   Kuzey Kıbrıs’ta tüm kurumsal yapılar ciddi anlamda yara almıştır. Kan kaybı da devam etmektedir.

   Siyasi yelpazenin hangi diliminde olursa olsun, tüm görüşlerin, yargıdaki kurumsal yapının, mahkemelerimizin ayakta duran, son kalemiz olduğu noktasında buluştuğu noktadır…

   Herkes çok iyi bilmek durumundadır ki çalışan bir adalet sistemi herkes için yaşamsal bir gereksinimindir.

***

   Kayıt dışı ekonomi, kayıt dışı ekonomide büyük pay sahibi olanlar için işleyen bir yargı yapısı, gereksinim değildir. Onlar için, adaletin gecikmesi, adalet mekanizmasının çalışmaması sorun değil, hatta arzu edilendir.

   Yargıçlar, yargının sorunlarını, sıkıntılarını dile getirirken çok özenlidir. Polemik tarafı olmak istemezler.

   Ancak neredeyse tümünün derin kaygı taşıdığını gözleyip anlamak kolaydır.

   Yargı kendini korurken, ellerinde olmadan yaşanan gecikmeden, rahatsızlık duymaktadır.

   Sonuçlanmayan, sonuçlanması uzun zaman alan, yıllardır, sonuçlanma bekleyen dava dosyaları, yargıçları, Yüksek Mahkeme’yi rahatsız ediyor.

***

   Davaları, bilgileri bilgisayara yükleyerek sonuçlandırmak olası değil.

   Yargıda gecikmeyi önlemek için, Yüksek Mahkeme’de yargıç sayısını artırmak şart halini almıştır.

   11 Ekim’de sandığa gidildiği zaman anayasa değişikliğine evet diyerek, gecikme olarak yargıda yaşanan sıkıntının ortadan kalkmasına olanak yaratmak gerekir.

YORUM EKLE

banner75