Anılarda yolculuk… Papadopulos, yan çizmenin eşiğinde…

Bu cumartesi de anılarda yolculuk günü… İşte 3 Nisan 2004 tarihli yazım…

“Referandum için artık geriye sayım başladı.

Her iki tarafta fanatikler panikte.

Kuzey Kıbrıs’ta ‘EVET’ yönünde bir iradenin ciddi bir oy farkıyla ortaya çıkma olasılığı hayli yüksek.

Mecliste temsil edilen dört partiden CTP ve BDH’nin tavrı açık EVET...

DP ise büyük bir olasılıkla EVET diyecek. Açıkça HAYIR demesi çok zor.

CTP’den sonra en büyük oy potansiyeline sahip UBP’den dışarıya sızan seslere bakıldığı zaman, UBP de en çok, bilgilendirme yapıp seçmeni serbest bırakacak.

Dün akşam (2 Nisan 2004) UBP Genel Sekreteri Süha Türköz, BRT televizyonunda stüdyo konuğumdu.

UBP’nin çözüm karşıtı gösterilmesinden rahatsız.

Tahsin Ertuğruloğlu’nun AK Parti ve Başbakan Erdoğan’la ilgili sözlerini “Amacını aşan sözler” olarak niteledi.

Ve sohbetin sonunda altını çize çize “UBP çözüm sürecine takoz koymayacaktır” dedi.

Kuzey Kıbrıs’ta her geçen gün EVET diyenlerin sayı ve oranı artmaktadır.

  ***

Dikkatler artık iyice Güney Kıbrıs’a, Kıbrıs Rum toplumuna yöneldi.

AKEL’in desteğiyle Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan Tasos Papadopulos’un yan çizip HAYIR yönünde açık tavır koyması güçlü bir olasılık.

Adaya dönüşünde Papadopulos, “Onurlu bir uzlaşmaya varılması konusundaki çabalarımız sonuç vermedi. Baskılar uğruna halkımın çıkarlarını feda etmeyeceğim” dedi.

Siyasi gözlemciler bunu Papadopulos’ın HAYIR yönündeki tavrının ayak sesi olarak niteledi.

Dün sabah güneyden nabız tutmak istedim.

Papadopulos’un Annan Planı’na başında karşı olduğunu söyleyen bir kaynak aynen şöyle konuştu:

“Papadopulos, Annan Planı’nı hiç sevmedi. Kıbrıs’taki görüşme sürecinde Denktaş’la 1 Mayıs’ı sonuçsuz geride bırakma pazarlığını bile kaşla göz arasında denedi. BM’den bir yetkilinin tanık olduğu bu ayaküstü diyalogda Denktaş, “1 Mayıs’ta sen AB’ye girip rahatlayacaksın. Ben ne elde edeceğim?” deyince pazarlık bitti.

Papadopulos, tüm müzakere sürecinde HAYIR için zemin arayışında oldu. AKEL ve DİSİ büyük olasılıkla EVET diyecek. DİKO’nun EVET deme olasılığı yok. Ancak başkan olarak Papadopulos’un açıkça HAYIR demesinin yaratacağı sorun nedeniyle Yunanistan Başbakanı Karamanlis’in devreye girip sorunun aşılması en güçlü olasılıktır.”


  ***

Papadopulos’un HAYIR demesi benim için de sürpriz olmaz. Çünkü Tasos Papadopulos, 1959’da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşması olan Zürih-Londra anlaşmalarına da HAYIR oyu vermişti. Ve bunu aradan geçen bunca yıla karşılık resmi özgeçmişine adeta övünerek yazmaktadır.

Rum basınına göz atıldığı zaman fanatik unsurların tavrı çok kolay anlaşılıyor artık.

İşte bazı alıntılar:

“Cumhurbaşkanı medyaya çağrıda bulunarak soğukkanlı ve ılımlı olmalarını istedi. Medya, bugünlerde siyasi medeniyet sergilemiştir. Ancak bugünden itibaren medya ve kuruluşlar ikinci sıraya atılmaktadır. Bugünden itibaren Annan Planı’na ilişkin sorumluluk, siyasi liderliğe taşınmaktadır. Siyasi liderlik, hilkat garibesi planı reddetme yolunda halkla birlikte ilerlemeye çağrılmaktadır. Cumhurbaşkanı’nın bu isteğinde dürüst ve saf desteğimizi alacağı açıktır.”

“Kıbrıs Elenizminin Annan Planı’na ilişkin referandumda evet dememesi halinde, sahte devletin sözde tanınacağı, güya adanın yerleşiklerle dolacağı, üyeliğimizin tehlikeye gireceği ve buna benzer komik şeylerle tehdit ediyorlar. Halka yönelik yeni korkutma çabası boşluğa düşecek. Bu tehditler yersiz ve asılsızdır. Ne zaman ifade edilse, Kıbrıslıların duygularına ve haysiyetlerine hakaret ediyor. Özellikle, bu tür tehdit ve korkutmaların Annan Planı’nın reddedildiğini gösteren

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75