Anketin ortaya koyduğu tablo

Göç, Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi’nin (CMIRS) üç ayda bir gerçekleştirdiği anket çalışması, artık merakla bekleniyor, sonuçları merak ediliyor.

Güvenilirliği kanıtlanmış ve sürekliliği olan, bu düzenli anketlerle ülkenin fotoğrafı çekiliyor.

Anket, toplumun nabzını tutuyor, beklentilerini, korkularını, tepkilerini ortaya koyuyor. Bu bakımından CMIRS’ın anketi çok önemlidir.

CMIRS Direktörü Mine Yücel’e bu hizmetinden dolayı teşekkür ederiz.

CMIRS’ın Aralık 2018 raporunda görüyoruz ki, toplum mutsuz ve geçtiğimiz aylara göre daha kötümser.

Arka arkaya o kadar kötü olaylar yaşandı ki, toplumun kötümser ve mutsuz olmaması imkansızdı zaten.

CMIRS anketi sel felaketi dönemine denk geldi. Ankette, sel felaketi öncesi, sonrası ve o dönemde verilen cevapların kıyaslamaları da yapıldı.

Sel döneminin toplum üzerinde gündem değiştirme ve bir derece de olsa ekonomik krizin etkilerini unutturma gibi bir etkisi olduğu görüldü. Ancak toplum daha fazla sel felaketini tartıştı diye, ekonomik krizin etkileri de bitmedi, devam etti.

Anket sonucuyla, depresif hissetmenin sebeplerinin sadece ekonomik olmadığı, bir birikimin sonucu olarak düzenli şekilde artış gösterdiği ortaya çıktı.

Aralık 2018 anket sonucuna göre, toplumda her 5 kişiden biri “depresif ve öfkeli”, her 2 kişiden biri “endişeli”, her 3 kişiden biri ise kendini “çaresiz” hissediyor.

Ankete katılanların yüzde 58’i de, geleceğe güvenle bakmadığını belirtti.

Halkın böyle hissetmesi çok normal, çünkü ülkede neredeyse hiçbir şey istendiği gibi gitmiyor.

Ülkede sorunlar o kadar fazla ve çözüm de bulunamadığı için halkta bir umutsuzluk oluşuyor.

Çözülemeyen ve biriken sorunlar, doğal olarak halkı geleceğinden endişe etmeye yöneltiyor.

Anket, toplumun ruh halini gerçekten çok iyi yansıtıyor.

CMIRS Direktörü Mine Yücel, ekonomik kriz esnasında gerçekleştirdikleri Eylül 2018 anketinde, toplumun psikolojik yapısı, siyasilere güven, sosyal güven gibi değerlerin tümünde ciddi oranlarda düşüşler gözlemlediklerini anımsatarak, Aralık 2018 çalışmasında eylül ayına kıyasla daha az kötümserlik olsa da Haziran 2018’e kıyasla daha kötümser bir tablonun ortaya çıktığını vurguladı.

Aralık 2018 anket sonuçlarını “Ekonomik kriz dönemine göre toplum biraz daha az kötümser ama geçmişe kıyasla daha kötümserdir” şeklinde yorumlayan Yücel, koalisyonun oluşturulduğu dönem öncesindeki mutsuzluk puanlarına geri dönüldüğüne de dikkat çekti.

Halkın koalisyonun oluşturulduğu dönemin öncesindeki ruh haline bürünmüş olması, aslında hükümete önemli bir mesajdır.

Demek ki vatandaşlarımızın, dörtlü koalisyondan beklentileri yüksekti. Bu sonuç, hükümetin, halkın beklentilerinin altında kaldığını gösteriyor.

Göreve geldikten sonra çok sayıda şanssızlıkla karşılaşan hükümet, yine de bazı beklentilere cevap vermek, daha fazla olumlu icraat ortaya koymak zorundadır.

Toplumun büyük bir bölümünün kendisini çaresiz hissetmesi de dikkate alınması gereken önemli bir noktadır. Çaresiz hisseden bir toplumun mutlu olması beklenemez.

Ankete göre, toplumun yüzde 20.37’si kendini sıkça ‘depresif’ hissetmiş. Yani halkın büyük bölümü depresyonda...

Yani insanlarda mutsuzluk, üzgünlük, karamsarlık, hiçbir şeyden zevk almama, isteksizlik belirtileri var. İntihar girişimlerinin artmasının nedeni de bu olabilir.

Ülkeyi yönetenlerin bunları görmesi için kuşkusuz ankete ihtiyaçları olmaması gerekir ama biz yine de onlara dört gün sürecek anketi iyi incelemelerini ve buradan bazı sonuçlara varmalarını, tedbirler almalarını öneririz.

 

YORUM EKLE