Apartmanda yaşamın  daha kolay olması için…

Ülkemizde apartmanda yaşamak gerçekten çok zor…


İnşaat alanında, yatay bina anlayışından süratle dikey binalara doğru bir kayış var.


Gittikçe arazilerin azalması ve apartman dairelerinin müstakil evlere oranla daha ucuz, daha hesaplı olması ilgiyi buraya yöneltiyor.


Elbette apartmanda yaşam Kıbrıs’ta da eskilere dayanıyor ama eskiden apartmanlar çok azdı, son yıllarda ise artış var.


Son 15- 20 yıldan itibaren bu apartman yoğunluğu kendini hissettirdi.


Daha eskilerde neredeyse ülkedeki apartmanlar bilinirdi.


Bugün bile o eski apartmanların adı anılmaktadır.


Apartmanlaşma için yeterli süre geçmesine rağmen, maalesef halen ülkemizde “apartman kültürü” yerleşmedi.


İnsanlar apartmanlarda da müstakil evlerde yaşadığı gibi yaşamak istiyor.


Birbirini rahatsız etmeden “birlikte yaşama kültürü” oluşturamadık.


İnsanlar birbirine saygı göstermeyince de ortaya birçok sorun çıkıyor.


Örneğin, yan taraftakini, aşağıdakini ya da yukarıdakini düşünmeden gürültü çıkarmak en büyük sorunlardan birisi.


Kötü komşu, kişileri o apartmanı terk etmeye kadar vardırıyor.


Apartmanlarda yaşayanların, bir müstakil evde yaşadığı kadar rahat davranamayacağını bilmesi ve ona göre davranması gerekiyor.


Basamakların, girişin, tavanın ya da park yerinin yer aldığı ortak alanları kullanmakta bile sıkıntı çeken, buralarının temizlenmesi veya aydınlatması için para toplayamayan apartman sakinleri dolayısıyla birçok sorun yaşıyor.


Eğer kişiler apartmanda kiradaysa, ev sahipleriyle kiracılar arasında da birçok sorun ortaya çıkıyor.


Ülkemizde apartmanda yaşayan birçok kişi, her gün “yüksek ses/gürültü sıkıntısı”, “çevre kirliliği”, “lağım taşması”, “yanlış park” veya “yetersiz araba park yeri”, “ortak alan temizliği ve ortak alan elektriği için para toplayamama” gibi birçok sorun nedeniyle sürekli olarak belediyelere, kaymakamlıklara veya konuyla ilgili dairelere şikâyetlerde bulunuyor.


Ülkemizde apartman hayatının kurallarını belirleyen Kat Mülkiyeti ve Kat İrtifakı Yasası ve bu yasa tahtında oluşturulan Kat Mülkiyeti ve Kat İrtifakı Tüzüğü var. Bu tüzüğe göre apartman sakinlerinin, apartmanda her istediğini her an yapamaması gerekiyor ama pratikte durum böyle değil. Maalesef herkes her istediğini yapıyor.


Üstelik de vatandaşlarımızın apartman kültürüne sahip olmasını beklerken, birçok ülkeden KKTC’de çalışmaya veya eğitim görmeye gelen kişilerin de apartmanlarda yaşaması durumu daha da karmaşıklaştırıyor, zorlaştırıyor.


Çeşitli kültürlerden kişilerin bir araya gelmesi ve birbirlerine tahammül gösterememesi apartmanları birçok kişinin gözünde “yaşanmaz yerler” yaptı.


Uzmanlar, Kat Mülkiyeti ve Kat İrtifakı Yasası’nın çok eski olduğunu söylüyor. Yeni ve çağın gereklerini karşılayacak derecede modern bir yasal düzenlemenin şart olduğunu belirten uzmanlar, yasalarımızda her konutun kanalizasyona bağlı olması gerektiği konusunda herhangi bir madde bulunmadığını belirtiyor. Uzmanlara göre, mevcut yasalar ellenip, çağdaş hale getirilmezse sorunlar devam edecek.


Tabii yasa veya tüzük yapmakla da bitmiyor iş… Bu yasaların uygulanmasının sağlanması da gerekiyor. Belediyeler, kaymakamlıklar, sorunlarla ilgili daireler de yasaların uygulanmasında süratli olmalı, inisiyatif almalı, vatandaşın sıkıntılarıyla zamanında ilgilenmeli. Örneğin apartmanlardan günlerce lağım taşmamalı.


Zamanında alınan tedbirlerle apartmanlar disiplin altına alınabilir ve bir “apartman kültürü” oluşabilir, apartmanların sorunlarla boğuşmasına fırsat verilmemeli.

YORUM EKLE

banner107

banner96

banner108