Apartmanlar sorunsalı: Bir dokun bin ah işit...

   Artık bir apartman ormanına dönüşen ülkemizde apartmanlar bağlamında orman kanunlarının oluştuğunu örnekleriyle sunan ve kendisinden yasal çalışmalar başlatması istenen açık mektubuma İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, hiçbir yanıt vermedi… Yıllarca bu gazetenin sayfalarında köşe yazarlığı komşuluğu yaptığımız Öztürkler’den birkaç satırlık da olsa bir açıklama beklerdim… Demek ki kamuoyumuza düşünce, proje ve  öneriler sunan köşe yazarlığı başka bir şey, bakan olmak başka bir şey!..
   Ama, kamuoyumuzun bu konuda hiç de duyarsız olmadığını, o açık mektup üzerine adresime postalanan yazılı, sözlü ve görsel mesajlardan bir kez daha anladım… Katmerleşerek büyüyen apartmanlar sorunsalından halkımızın bağrı gerçekten yanık…
   Adresime gönderilen fotoğraflarda kanalizasyon taşkınları, otopark kaosları, apartman ortak kullanım alanlarındaki bakımsızlıklar ve kirlilikler,  belgesel ağırlığı teşkil ediyor… Apartman içindeki gürültülerle ilgili kısacık bir ses bandı gönderen okurum da oldu bu arada… Adresime yağan yazılı görüşler ve olumsuz görseller, bu konunun peşini bırakmamam gerektiğinin net vurgusudur…
   Diyeceğim o ki, ciddiyeti gittikçe büyüyen ülke çapındaki sosyal bir soruna yaptığım değinme “bir dokun, bin ah işit” türünden yankı yarattı… O yankının içinden seçtiğim bazı mektupları, bugünkü yazımın konusu yapıyorum…  Buyurun efendim, işte bazı seçilmiş okur görüşleri:
   İsmet Üstüner: “Tebrikler Sayın Ahmet Tolgay, bu ülkedeki apartman sorunlarının ulaştığı boyutu çok güzel özetlediniz. İnşallah eleştiri ve uyarılarınız ciddiye alınır ve bu konuda iş yapacak kişilerden bir komite oluşturulur. Yoksa şu daire müdürü, bu daire müdüründen oluşacaksa boşuna kurmasınlar öyle bir komiteyi…
   Türkiye'nin Apartman Yönetimi kuralları direk uygulanamaz, çünkü yasal sistemimiz farklıdır. Örneğin bizde ilamsız icra yoktur…”
                              ***
   Ahmet Polat: “Bakan, zahmete girmek istemezse Türkiye’de halen başarıyla uygulanmakta olan apartman yasasını kopya edebilir, onu baz alabilir. Apartmanlardan çeşitli vergi biçimleriyle aldıkları paranın da hakkını vermiş olur…”
                              ***
   Hüseyin Kırmızı: “Mükemmel bir uyarı oldu. Her konuda olduğu gibi, bu konuda da apartmanlarda yaşayan herkesin ortak sorunlarını dile getirdiniz Ahmet Bey. Dilerim acilen dikkate alınır. Sağ olasınız.”
                              ***
   Hasan Emirali: “Güncel ve de acil bir sorunumuza parmak bastınız. Eklemek istediklerim var:
   1.  Her gelen yabancıya güvenlik soruşturması yapılmalı.
   2.   Yabancıya koçan vermek yerine, 50 yıllık uzun vadeli satış getirilmeli.
   3.  Apartman yasa ve tüzükleri ile birlikte cezai müeyyideler getirilmeli.
   4.  Toplu konut yapılanmalarda çöp, ot ve saire gibi çoğul bakım ve hizmet isteyen işlerde belediyeler veya özel şirketler paralı aylık bakım yapmalı.
   5.  Özellikle Afrika’dan gelenler ses gürültüsü, kendi kültür ve yaşam biçimleriyle çeşitli kirli görüntü vermekteler.
   6.   Kullanım suları artıkları için toplu çözüm getirilmeli… İskele yöresini bekleyen tehlike göz ardı edilemez.
   7.   İmar ve iskândan, şehircilikten sorumlu bakanlıkların ve belediyelerin acilen fiziki plan yapmaları gerekir… Özellikle Gazimağusa’dan Teknecik’e kadar olan sahil şeridinde, doyumsuzlar tarafından acayip bir gökdelen  yapma yarışı başlatıldı. O güzelim sahil şeridi ileride saymakla bitmeyecek kadar çok problemler getirecektir… Zaten oralarda nerdeyse yabancı sayısı yerlilerden fazladır. Bu da bizim için ileride bir başka baş ağrısı olacaktır.”
   ***
    İbrahim Erkan Manavoğlu: “Kangren haline gelen ve ideolojik – siyasal herhangi bir yanı bulunmayan bu toplumsal sorunun çözümü o kadar zor mu? Partiler arasında mutabakat sağlanamaz mı? Apartman temizliğine katılmayan ve özen göstermeyen, ortak yerlerin aydınlatma ve sair gider paylarını ödememekte ısrar eden komşular var. Hele pis su atık sisteminde tıkanıklık olduğu zaman para ödemektense pis kokuları çekmeye razı olanlar var, hayret bir şey!.. Bu konunun hiçbir ideolojik – siyasal yanı yoktur. Yasayı çıkarmak da öyle ahım şahım bir iş değildir. Bunu bile beceremeyen devlete devlet denebilir mi?!.. Varsa yoksa Kıbrıs uyuşmazlığı!. Basit sorunlara kafa yorma zahmetine giren yok!..”
                                 ***
   Durmuş Erçakıca: “Ahmet Bey; küçük görünen, ama insan hayatını çok fazla etkileyip yaşamımızı deforme eden, yaşam kalitemizi çok düşüren bir soruna parmak bastınız. Umarım gerek muhatap aldığınız bakan ve gerekse okuyan bir yetkili çıkar… Yetkililerin bu sorunu çözeceğini umut etmek isterim ama... Mesela bakımsız kalan hastaların durumlarıyla ilgili yazınıza hangi yetkili yanıt verebildi?.. Refakatçi sorununa ilişkin yazınıza yanıt verebilen bir  yetkili çıktı mı örneğin?..  Çıkmadı… Biz KKTC aydınları olarak dünya sorunlarını çözeceğimizi sanırız, ama kendi gözümüzdeki mertekleri bir türlü görmeyiz…”
                          ***
   Gökhan Öztürk: “Apartman ormanı dediğiniz konu… En fazla keşmekeşin olduğu başıboş alanlardan biri… Apartman dışındaki lağım ve ortak kullanım konularına belediyeler müdahale etse de, apartman içi tamamen kuralsızdır.”
                                 ***
   Hüseyin Bilgekul: “Elbette belirtilen konularla ilgili bir diğer durum da yabancılara tanınacak mülkiyet edinme yasasıyla ilgili gündemdeki değişikliklerdir. Apartman sorunsalı yeni boyutlara doğru… Yabancıların mülk edinme sayısı birden dörde çıkarılacakmış… Oh ne güzel… Sat sat ye… Tıpkı bir mirasyedi gibi… Her şeyi tüketerek…Sırf şimdikiler için… Geleceği hiç düşünmeden… Gelecek nesillere zırnık bırakmamak üzere... Şaştım böyle bir yasa değişikliğine… Kaotik bir ortama dönüşmüş olan ülkemizdeki aşırı şehirleşme, betonlaşmayı bir o kadar daha azdıracak olan böyle bir yasal değişiklikle neler murat edilmektedir?.. Anlaşılması çok güç… Kime hizmet edecek?.. İnsanımıza mı?.. Ülkemize mi?.. Yoksa küçücük bir kesime sırf rant sağlamak mı amaç?..”
                                           ***
   İbrahim Alçıner: “Muhtarlara ve azalarına bu konuda görev yüklenmeli. Belediyeler ve polis işbirliğinde olmalı. Apartman sakinleri de kendi yönetimini oluşturmalı. Her şeyi devletten bekleme alışkanlığını artık bırakmalıyız… KKTC’nin nüfusundan fazla dört apartmanı İstanbul Ataköy’de bir muhtar yönetir. Sayın Bakanımız yasal düzenlemeleri yaptırdığı an bu sorun hafifler. Tabii ki yasal denetimler de sürdürülebilir olmalıdır.”
  

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104