Asgari ücretliler perişan

Asgari Ücret Tespit Komisyonu geçen hafta toplandı. Fakat bu yılın 2. asgari ücretini belirleyemedi. Bu hafta içinde toplanarak, yeni asgari ücreti, günün koşullarına göre mutlaka belirlemelidir.

Yürürlükteki asgari ücret, bu yılın şubat ayında, brüt 4 bin 400 TL, net olarak da 3 bin 828 TL olarak belirlenmişti. Aradan geçen 6 aylık zaman diliminde, net asgari ücret, sterlin karşısında yaklaşık 700 TL değer kaybetmiştir.

Bu da yaklaşık yüzde 20 değer kaybına denk gelmektedir. Böylece, asgari ücretle satın alınan mal ve hizmet miktarının da oldukça düştüğü görülmektedir.

Ülkemizde, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık sadece gıda harcaması tutarı (diğer sabit giderler hariç), yani açlık sınırı ise, 4,121 TL’dir. Bu bağlamda, şu anki aylık net asgari ücret, aylık açlık sınırının altında kalmaktadır. Bu çerçevede, belirlenecek yeni net asgari ücretin, açlık sınırının üstünde ve temel ihtiyaçları karşılayacak bir düzeye yükseltilmesi şarttır.

Akaryakıta 2 ayda yüzde 25 civarında zam yapılması, dövizdeki yükseliş, özellikle temel gida maddelerini oldukça pahalılaştırmış, dargelirlilerin, asgari ücretlilerin satın alma gücünü oldukça düşürmüş, elde edilen gelirlerle hayatlarını sürdürmeleriniimkansız hale getirmiştir.

Hükümet, hayat pahalılığı ödeneğini durdurmaya çalışmış, fakat Anayasa Mahkemesi tarafından bu karar iptal edilmişti. Böylece, kamu çalışanlarının ve emeklilerinin, belediye çalışanlarının ve sosyal sigorta emeklilerinin temmuz ayı maaşlarına, 6 aylık enflasyonoranında yüzde 8.83 artış yapıldı.

Asgari ücretle çalışanların da, en az bu artış oranı kadar, hatta temmuz ayı hayat pahalılığı oranının da, bu artışta dikkate alınarak ilave edilmesi gerekmektedir. Yeni asgari ücretin belirlenmesi ile özel sektörde çalışan asgari ücretliler ve diğer çalışanlar da kademeli olarak maaş artışı alabileceklerdir.

Burada özel sektör işverenlerine de görev düşmektedir. Durumu iyi olan işletmeler, yanlarında çalışan tüm çalışanlarına, pahalılığın arttığı bu dönemde, maaş artışı yapmalıdır.

Bu bağlamda, uygulanacak hayat pahalılığı oranı ile yeni asgari ücretin, en az yaklaşık olarak brüt 4800 TL, net olarak da 4200 TL civarlarında olması beklenmektedir. Her halükarda, net olarak açlık sınırı olan 4121 TL’nin üstüne çıkması şart. Bu pahalılıkta yetmez ama hiçten iyidir.

Öte yandan, asgari ücret artışı veremeyecek durumda olan çok sayıda işletme bulunmaktadır. Birçok küçük işletme ve esnaf, kira, elektrik, sosyal güvenlik yatırımlarını ve yanlarında çalışanlarının maaşlarını ödemekte bile güçlük çekiyorlar.

Bu bağlamda, devlet, pandemiden dolayı ekonomik durumu bozulan küçük işletmelere, sağlayacağı ücret katkısı ile onları rahatlatmalı ve çalışanlarına asgari ücret artışı yapmalarına imkan yaratmalıdır.

Diğer taraftan, tartışılması gereken konulardan biri de, asgari ücretin belirlenme yöntemidir. Bununla ilgili, dünyada farklı yöntemler uygulanmaktadır. Ülkemizde de, geçmişte uygulanan ve özellikle, gıda harcamalarını kapsayan bir yöntem (kalıp) bulunuyordu. Fakat bu yöntemle hesaplanan asgari ücret düzeyi, devlet ve işveren kesimi tarafından yüksek bulunduğuiçin, uzun zamandır ülkemizde uygulanmamaktadır.

Bu konuda, herhangi bir yöntemde uzlaşma sağlanamıyorsa, boşu boşuna zaman kaybı yaşanmaması için, yapılacak yasa değişikliği ile, oluşacak hayat pahalılığının yılda iki kez, kamu çalışanlarına ve emeklilere uygulandığı gibi, asgari ücrete de yansıtılması, böylece otomatiğe bağlanması, gündeme alınmalıdır.

Ülkede dövizin yükselmesi ve peşi sıra gelen zamlarla geçinmek çok zorlaşmıştır. Özellikle, asgari ücretliler ve dar gelirlilerin durumu çok kötüdür. Bunu, artan kredi kartları borçlarından da rahatlıkla görmekteyiz.

İnsanlarımız, gereksinimlerini kredi kartları kullanımını artırarak, yani borçlanarak karşılamak zorunda kalmaktadırlar. Geçen yıl mart ayında, kredi kartları borçları 508.8 milyon TL iken, bu yıl mart ayında 687.2 milyon TL’ye yükselmiştir. Yani, bir yılda yüzde 35 yükselerek yaklaşık 180 milyon TL artmıştır. Yılsonuna kadar, daha da artacağı beklenmektedir.

Son tahlilde, yeni asgari ücret, bir an önce belirlenmelidir. Asgari ücretlilerin ve dar gelirlilerin hali perişandır. Ülkede pahalılık ve fakirleşme hızla artarken ve açlık sorunu varken, ekonomi ve sağlık sorunlar yumağı içindeyken, devlet ve hükümet yetkililerinin amacı ise, halkın umurunda olmayan, yapay gündemler yaratarak, ülkedeki esas meselelerin gündemde kalmasını engellemek olmamalıdır.

Buna karşı, vatandaşlar ve siyaset yapan diğer kesimler, halkın esas sorunlarının gündemde kalmasını, tartışılmasını ve çözülmesini mutlaka sağlamalıdır.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104