Bakan olduğu zaman kendini devletin ve yasanın üzerinde görenler

   Siyasete soyunup milletvekili, bakan ve hatta başbakan olma hayali olanların kanaatimce sahip olmaları gereken temel nosyon devlet ve hükümet ayrımıdır.
   Milletvekili olanların yetkili oldukları alanın Cumhuriyet Meclisi ve yasama olduğunu, hükümette yer alan bakanın ise devletin temel fonksiyonlarından biri olan yürütme ile yetkilendirildiğini öncelikle kendisine siyasetçi diyenlerin bilmesi şarttır.
   Elbette yürütme ve yasama dışında devlet, kuvvetler ayrılığı ilkesinden hareketle bir erke daha sahiptir. O da yargıdır.
   Geleneksel olarak devlet yasama, yürütme ve yargı erkinden oluşurken günümüzün daha bilimsel ve kapsamlı kuramsallaştırmasına göre devlet yasama, yürütme ve denetim fonksiyonlarından oluşur. Dolayısıyla, geleneksel yargı erki de denetimin içinde yer alır. Şöyle ki, denetim, yargısal denetim, idari denetim ve mali denetim fonksiyonlarını içermektedir. Denetim işlevini Mahkemeler, Sayıştay, Ombudsman, Yargıtay, Danıştay, Rekabet Kurulu, YÖK ve YÖDAK gibi kurum ve kuruluşlar üstlenmektedir.
   Öncelikle devlette neden kuvvetler ayrılığı olması gerektiğini anlamaya çalışalım. Devlet kavramının oluşumunda yürütme ve denetim fonksiyonunun ayrılmasının temel dayanağı yürütmenin yapacağı haksızlık, yolsuzluk ve adaletsizliğe karşı sistemin sigortası olarak görülmesi idi. Çünkü bir devleti meşru kılan temel unsur adaleti temsil etmesidir. İşte hükümet edenlerin adaletsizliği karşısında bağımsız hareket eden başta yargı olmak üzere denetim kurumları halkın ihtiyaç duyduğu adalet olgusunu tekrar tesis eder.  Bu yapıda kısaca “Demokratik Hukuk Devleti” olarak isimlendirilir.
   Kuvvetler ayrılığının bulunduğu KKTC gibi demokratik hukuk devletlerinde denetim organlarının verdiği kararlar yürütme organlarının onayına tabi değildir. Ülkemizde Denetim kurumlarının aldığı kararlar için istinaf mercii sadece ve sadece Yüksek İdare Mahkemesidir(YİM). Örneğin, Rekabet Kurulu’nun verdiği karara Ekonomi Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu’nun verdiği karara Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ve YÖDAK’ın verdiği karara Eğitim Bakanlığı müdahale edemez ve onların kararlarını onaylayan ve/veya değiştiren hukuk dışı bir davranış sergileyemezler.
   Ülkemizde maalesef uzun yıllar milletvekili ve birkaç kez bakanlık yapanlar dahi gerek bilinçli gerekse bilinçsiz ihtiraslarına yenik düşerek bir denetim kurulunun verdiği kararın -yasa dışı olarak, onay mercii gibi davranarak yeni kararlar üretmeye ve hatta denetim kuruluna talimat vermeye dahi cüret edebiliyor.
   Üstüne üstlük ilgili bakan evrensel denetim ilkelerine aykırı davranarak denetim kurulunu oluşturan üyelerden daha alt statüdeki üyelerden oluşan komisyon kurarak ilgili denetim kurulunun kararını sorgulamayı ve alternatif karar üreterek denetim kuruluna talimat vermeye dahi kalkışıyor.
   Elbette ilgili bakanın yasaya aykırı bu tavrı başta Ombudsman olmak üzere ilgili kurumların bilgisine getirilmiştir.
   Demokratik hukuk devletlerinde özellikle yürütmenin denetim erkine müdahalesi ve/veya erkler arasında problem/çatışma olduğunda bunu ortadan kaldırmaya yetkilendirilmiş bir kuruma dikkatinizi çekmek istiyorum.
   Bu kurum tartışmasız Cumhurbaşkanlığı’dır.
   Anayasal olmasa de temayüllere uygun olarak KKTC’de Cumhurbaşkanının başlıca meşguliyeti Kıbrıs sorununa ilişkin görüşme sürecini yürütmektir. Hakkını yemeyelim, Cumhurbaşkanı aynı zamanda gölge çevre bakanı (Temiz Düşün Projesi) ve örtülü ödeneğin üstünü örtmek açısından da başarı işlere imza atmaktadır.
   Ancak, Cumhurbaşkanı maalesef asli görevini unutmuş gibi bir intiba yaratmaktadır.  Bu sebepten, bunu hatırlatmakta fevkalade yarar görmekteyiz.
   KKTC Anayasasının 102. Maddesine göre Cumhurbaşkanının Yetki ve Görevleri aşağıdaki gibidir.
   1- Cumhurbaşkanı Devletin başıdır.  Bu sıfatla, Devletin ve toplumun birliğini ve bütünlüğünü temsil eder.
   2- Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Anayasasına saygıyı, kamu işlerinin kesintisiz ve düzenle yürütülmesini ve Devletin devamlılığını sağlar.
   3- Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi adına Cumhuriyet Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığı’nı temsil eder.
   4- Cumhurbaşkanı, bu Anayasa ve yasalarla kendisine verilen diğer yetkileri kullanır ve görevlerini tarafsız olarak yerine getirir.
SON SÖZLER:
   *Devlet olgusuna sahip çıkmak hamaset ile değil kuvvetler ayrılığını hazmetmek ile olur.
   *Demokrasiyi ve adaleti içselleştiremeyenler ne demokrat ne de adil olabilirler.

 

YORUM EKLE

banner96