Balık ve balıkçılık

Ada ülkesiyiz farkında mısınız?

Mutlaka farkındasınızdır da meselemiz “balık” ve “balıkçılık” olduğu için ada ülkesi olduğumuza dikkat çektik.

Peki dört tarafı denizlerle çevrili bu ülkede yeterince balık tüketiyor muyuz?

Balığı daha hesaplı bir fiyata yiyebiliyor muyuz?

Bu ada ülkesinde normalde balığa gömülmemiz gerekiyor ama durum maalesef öyle değil.

Balıkçılarımız elinden geleni yapıyor ama tüketim bir ada ülkesinde olması gerektiği kadar değil.

Geçmişte bazı araştırmalar basına yansımıştı, bir ada ülkesi olarak yeterince balık tüketmediğimiz yönünde…

Balık tüketmeli, türlü türlü yemeklerini yapmalıyız ama öyle bir kültür geliştiremedik.

Bugüne kadar yapmamışsak, bundan sonra olmayacak diye bir kural yok.

Ada ülkesinde balıkçıların, balıkçılığın önü açılmalı, sorunlardan kurtulmalı, daha fazla balık çıkarılmalı, fiyatı daha ucuz olmalı, her eve balık girmeli…

Bu öyle birkaç günde olacak iş değil tabii…

Ciddi bir yatırım ve bir proje çerçevesinde süreç meselesi.

Nereden mi geldi aklımıza bunlar?

Balıkçıların, devletin ilgisizliğinden yakındığı, bu nedenle de birçok sorun yaşadıklarını açıklaması üzerine aklımıza bunlar geldi.

Neredeyse sorunsuz bir sektör yok, işte balıkçılar da ses verdi.

KKTC Balıkçılar Birliği Başkanı Kemal Atakan, balıkçıların sorunlarının hep hasıraltı edildiğini söylüyor.

Atakan, Gemikonağı ve Mağusa barınaklarının iyileştirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Ayıca, denizdeki besin kaynaklarını tüketen balon balıklarının da acilen toplatılması gerekiyormuş.

Kayıtlı balıkçılara sigorta bedelleri ve mazot destekleri 2018’de ödenmemiş.

Gerekli denetimler olmadığı için de amatör balıkçılar balık ticareti yapıyormuş.

Atakan, “Balık sezonu başlıyor. Bir balıkçı elinde avucunda parası olmazsa nasıl teknesini restore edip balığa çıkacak?” diye de soruyor.

Hükümeti balıkçılığı ve genel olarak üreticileri yok etmeye çalışmakla suçlayan Kemal Atakan, çiftçiler, hayvancılar, kamyoncular, otobüsçüler gibi başkente araçlarıyla gelemeyeceklerini, çünkü teknelerinin tekerleğinin olmadığını söylüyor.

Atakan, belki teknelerle, gemilerle başkente gelemeyeceklerini belirtiyor ama kokmuş balık getirip, bakanlığın önüne dökebilecekleri tehdidinde bulunuyor.

Yani başka sektörlerde olduğu gibi balıkçılıkta da ciddi sorunlar var.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali de Mağusa Barınağı’nın 2 milyon TL’lik bir ödeneği bulunduğunu, keşif ve projesinin hazır olduğunu, projenin hayata geçmesi için bakanlıklarının gerekli girişimleri yaptığını söyledi.

Şahali, Gemikonağı barınağı ile ilgili de gerekenin yapılması yönünde çalışmaları olduğunu ifade ederek ekonomik kriz nedeniyle bütçede ciddi anlamda açık oluştuğundan ödemelerin geciktiğini kaydetti.

Yani konu gelip yine “parasızlığa” dayanıyor.

Paramız hiçbir şeye yetişmiyor, üretici kesim birçok sorun yaşıyor.

Sektör sorunlar içinde yüzüyor, biz de kalkıp, “Neden ada ülkesinde daha fazla balık çıkarmıyoruz, neden insanımız daha fazla balık tüketmiyor?” diye soruyoruz.

Mevcut durumu koruyamıyorken, biz daha fazlasını istiyoruz.

İstemeliyiz ama daha fazlasını istemek hakkımız, bunu yerine getirmekle yükümlü olanlar da daha fazla çaba göstermeli.

 

YORUM EKLE