“Barış ve Özgürlük Anıtı”nın perişan hali

“Değerlerimize sahip çıkmıyoruz” demekten bıktık...

Hep aynı şeyler, hep birbirine benzeyen ihmaller, ilgisizlikler...

Çevreye yönelik duyarsızlıkları kaç kez yazdık, o konuya değindiğimizde de mutlaka tarihi eserlerimize, tarihi değerlerimize yönelik duyarsızlığa da değiniyoruz.

Tarihi değerlerimize karşı ilgisizliği yazmaktan usanacak değiliz.

Yazmaya, yetkililerimizi ve halkımızı duyarlı olmaya çağırmaya devem edeceğiz.

Yavuz Çıkarma Plajı’nda yer alan ve Kıbrıs Barış Harekatı’nı simgeleyen anıtla ilgili birçok telefon aldık, birçok kişi tepkisini ortaya koydu.

“Barış ve Özgürlük Anıtı”, bakımsızlıktan yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya...

1974 yılında Kıbrıs’a ilk askeri çıkarmanın yapıldığı Barış Harekâtı’nda şehit olan askerler anısına yaptırılan “Barış ve Özgürlük Anıtı”nın içler acısı görüntüsü, ülkemize yakışmıyor.

Vatandaşlarımız, “Burası bizi utandırıyor” diyor.

Yavuz Çıkarma Plajı’ndaki anıtın her yerinin dökülüyor olması, beton parçaların tek tek yere düşmeye başlaması duyarlı vatandaşlarımızı isyan ettiriyor.

Yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olan anıt üzerinde derin çatlaklar oluştu, temelinde çökmeler oldu, zemindeki taşlar yerinden oynadı.

Buraya her hafta onlarca insan gidiyor, özellikle yaz aylarında ziyaretçiler daha da artıyor.

Birçok tur programının içerisinde “Barış ve Özgürlük Anıtı” da var.

Bu kadar çok insanın ziyaret ettiği ve Kıbrıs Türk toplumu açısından bu kadar önem taşıyan bir anıt neden bu kadar ihmal edilir ki?

Anıtı tamir ettirecek para da mı bulunamıyor?

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı bu kadar yakınken, böylesi önemli bir günde bu anıt böyle dökülecek mi?

Ülkeyi yönetenler bu durumdan şikayetçi değil mi?

Oraya gidip de anıtın dökülen halini görenlerin kendilerini ayıplamadığını mı düşünüyorlar?

Üstelik anıtın çevre temizliği de iyi değil.

KIBRIS’a konuşan Alsancak Belediye Başkanı Fırat Ataser, anıtın tamirat projesi için ihaleye çıkıldığını ve ihale projesinin onaylandığını belirtti.

Ataser, işlemlere başlamak için Türkiye ile hükümetin imzalayacağı mali protokol sonrası gelecek parayı beklediklerini ifade etti.

Ataser, anıtın tamiratı için gerekli olan meblağın gönderilmesi halinde, bir an önce renovasyon projesine başlanacağını ifade ederek, “Para gelir gelmez, anıtın tamiratı yapılacak” dedi.

Bir eksikliğimizi daha Türkiye ile yapılacak protokole endeksledik.

Anıtımızı tamir etmek için de Türkiye’den para bekliyoruz.

Anıt uzun süredir bakımsız, dünkü olay değil ki bu...

Anıtı zamana yayarak tamir etsek de böyle gelip sıkışmasak ya da tam dökülmesini beklemesek olmaz mı? Olmuyor işte… İlla ki dökülecek, yıkılmaya yüz tutacak...

Sayın Ataser’in verdiği bilgiye bakacak olursak, anıt bu yaz boyunca tamir edilemeyecek.

Yani buraya gelen kafileler,  “Barış ve Özgürlük Anıtı”nın perişan halini görecek ve bizi ayıplayacak.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle burada anma yapılmasın, buraya konuklar getirilmesin, bir şekilde burası es geçilsin çünkü rezil oluyoruz.

Artık söyleyecek söz de bulamıyoruz... Biraz bekleyelim bakalım;  tamirat uzayacak olursa anıtı yine gündeme getiririz.

YORUM EKLE