Baş edemediğimiz sorunlardan birisi: İş kazaları

Ülkemizdeki bazı sorunların son bulacağına inancımızın kalmadığını söylemiştik geçmiş haftalarda.

Neydi bunlar?

Çevre kirliliği…

Evet, bize göre çevre kirliliği ve çevre katliamına son veremeyeceğiz.

Durum bize, bırakın çözmeyi bu sorunun daha da büyüyeceğini gösteriyor.

Başka hangi sorunları çözemeyeceğiz?

Mesela trafik kazalarını...

Hem yönetenlerin, hem de halkın şu andaki anlayışıyla trafik kazalarına da son vermemiz, hatta azaltmamız mümkün değil.

Trafik kazaları konusunda da, ne altyapıyı düzeltecekmişiz gibi duruyor ne de halkın kurallara uyma niyeti var. Denetimsizlik zaten her alanda ciddi sorunumuzdur.

Peki, kamuyu düzeltecek, verimli hale getirecek miyiz?

Biz bu konuda da kötümseriz.

Yılan hikayesine dönen “Kamu Reformu Yasası” geçse bile, uygulanabileceğinden şüphemiz var.

Bu ülkede yasalar geçiyor ama uygulanamıyor, popülizm her şeyim önüne geçiyor. O nedenle kamu reformu da bizi fazla heyecanlandırmıyor.

Şimdi örnekleri daha fazla artırırsak, hiçbir şeye inancımız yokmuş gibi bir izlenim ortaya çıkacak.

Meseleyi aslında iş kazalarına getirmek istiyorduk.

Yukarıda saydığımız ve düzeleceğine inanmadıklarımız arasında iş kazaları da var.

İş kazaları konusunda eğitim yok, bilinç yok, yeterince denetim yok.

Devletin iş kazaları konusunda aldığı tedbirler yetersiz.

Devlet iş kazalarının tekrarlanmaması için caydırıcı olamıyor.

Tez zamanda cezaların artırılması, daha fazla denetçi personel istihdam edilmesi gerekmektedir.

Tabii ki bir de bilinç lazım…

İş yaşamında herkes, önce kendisini, kendi sağlığını düşünmelidir.

Çalışanlar neden bu kadar canını düşünmeden hareket ediyor, neden yaşamını riske ediyor anlamak mümkün değil.

Tüm uyarılara ve meydana gelen ciddi iş kazalarına rağmen insanların tedbir almadan çalışıyor olmasına akıl erdiremiyoruz.

Dün Mehmetçik ve Karşıyaka’da meydana gelen 2 iş kazasında biri ağır 2 kişi yaralandı.

Kazalarda ihmal olduğu anlaşılıyor.

7 metreden düşerek ağır yaralanan kişinin, olay esnasında yanında emniyet halatlı yeleği olduğu, ancak asbestli çatıyı söktüğü esnada söz konusu yeleği takmadan çalıştığı öğrenildi.

Emniyet halatlı yeleği yanında tutacağına taksaydı, bu kaza meydana gelmeyecekti.

Emniyet halatlı yeleği takmak ona zarar değil fayda getirecekti.

İş yaşamındaki tüm insanların anlaması gereken budur; tedbirinizi alın, tedbirinizi almaktan çekinmeyin, ihmal etmeyin.

Tehlikeli iş kollarında fazla özgüvenli olmak doğru değildir.

Alacağımız tedbirlerle hayatımızı korumak varken, canımızı tehlikeye atmanın ne anlamı var ki?

Diyeceğimiz o ki; devlet daha fazla tedbir almalı, hatta yasal düzenleme yapmalı, çalışan da kendi tedbirini sağlamalı, kendisini koruyacak ne varsa onları takmaktan ve giymekten vazgeçmemeli.

Aksi takdirde her iş kazası olduğunda kullandığımız sözleri kullanacağız ama sorun devam

YORUM EKLE