Başkasının insafına kalma

Bu yaşanmış hikayemizde evliliği süresince yaşadığı psikolojik ve fiziksel şiddeti bizimle paylaşan direnişçi bir kadın var. Yazımızda gerçek isimleri değil rumuz kullandığımızdan, hikayesini bizlerle paylaşan kişiden “Senem” olarak bahsedeceğiz…
   Yirmi yaşına kadar ailesinin yanında mutlu bir hayat süren Senem’in hayatı, uzakta yaşayan bir akrabasının oğluyla evlenmesiyle kabusa döner. Yaşadığı şiddet olaylarından dolayı hem fiziksel, hem de ruhsal sağlığı bozulan Senem, çocuklarından ayrı düşme korlusuyla her türlü şiddete katlanır. Gelin yaşadıklarını Senem’in ağzından dinleyelim:

 

Uzaktaki akraba
 

Kalabalık bir aile ortamında, sevgi dolu bir şekilde büyüdüm. Annem ve babam hiçbir çocuğu arasında ayırım yapmaz, hepimize eşit şekilde sevgilerini gösterirlerdi. Maddi durumumuz iyiydi, tüm kardeşlerim okudu, meslek sahibi oldu ve şimdi kendi işlerini yapıyorlar. Ben okumak istemedim, zamanında okulda öğretmenimden şiddet görünce, soğudum ve gitmek istemedim. 20 yaşıma kadar ailemin yanında, güvende ve mutlu bir hayatım oldu.
   Kaderim, uzakta yaşayan, ara ara ziyaretimize gelen bir akrabamızın oğluna beni istemesiyle değişmeye başladı. Oğlunu hatta diğer çocuklarını da hiç görmemiştim, ailemden de uzaklaşmak istemediğimden ilk önce reddettim. Annem de istemedi bu evliliği fakat babam bu akrabamızı çok sevdiği ve güvendiği için, beni el üstünde tutacaklarını ve mutlu olacağımı düşünüyordu.

 

Onların aklıyla hareket
 

Babama sevgim ve saygım sonsuz olduğundan, onun düşünceleri benim için çok değerliydi.  Bu süreçte evlenmeyi kabul ettim, kısa sürede düğün oldu ve ben ailemden uzaklara, yeni bir dünyaya adım attım. Düğünden önce evlendiğimizde ayrı eve çıkacağımız söylenmişti fakat verilen sözler ve yapılacağı söylenen hiçbir şey yapılmadı.
   Ailemin evinde el bebek gül bebek yaşayan ben, birden kaynana evinde, eşimin kardeşleri ile birlikte köle gibi yaşamaya başladım. Çok baskıcı bir aileydi, eşimde anne ve babasının ağzına bakıyor, onların aklıyla hareket ediyordu. Bu yüzden eşimle doğru dürüst, sağlıklı bir iletişim bile kuramıyordum. Bir şey dediğimde, mesela ayrı eve çıkma durumunu açtığım bir gün, kaynanamın hışmıyla, kocamın hepsinin önünde bile bana şiddet uyguladığı oldu.

 

Çok korkuyordum
 

Korkuyla yaşamaya başladım, kendi düşüncelerimi söylemek bile dayak nedeni olabiliyordu. Ailem aradığında, üzülmemeleri için iyi olduğumu söylüyor, durumumu belli etmiyordum. Benim de ailemin yanına gitmeme çeşitli mazeretler öne sürerek izin vermiyorlardı. Babama da bir şey yapmalarından korkuyordum. Hamile kaldığım dönem babam dayanamadı ve yanımıza geldi.
   Evin içinde olanları kendi gözüyle gördüğünden, ayrı ev tutulması için baskı yaptı. Böylelikle ayrı eve çıkmış olduk ama bu durum kaynanamın müdahalesine engel olmadı. Eşimden hem fiziksel hem de psikolojik şiddet görmeye devam ediyordum. Çocuğum doğduktan sonra, her şeyim, tüm dünyam o olmuştu. Çocuğuma olan bağımı anladıklarında bu sefer de çocuğumu vermemekle beni tehdit etmeye başladılar.

 

Her şey çocuğum için
 

Kimlik ve pasaportum da onların elindeydi. Babamın evine gitmek istiyorsam, çocuğumu bırakmak zorundaydım. İşkence gibi hayatım devam ediyordu ama çocuğum için her şeye katlanıyordum. Bu süreçte ruhsal sağlığımla beraber fiziksel sağlığım da bozuldu. Bir deri, bir kemik kalmıştım. Sürekli sinir krizleri geçiriyor, bayılıyordum. Doktor bayılmalarımın nedeninin psikolojik olduğunu söylüyordu.
   Babam yine ziyaretimize geldiğinde, beni çok kötü halde bulunca boşanmamı ve evimize geri dönmemi istedi. Ama buna cesaretim yoktu çünkü çocuğumu bana vermemekle tehdit ediyorlardı sürekli. Babam, eşim ve ailesiyle kavga etti ama bir çözüm üretemedi. Benim gidebileceğimi ama çocuğumu bırakmam gerektiğini söylüyorlardı. Biliyorlardı çocuğumu bırakamayacağımı. Babam bir avukatla görüştü, o dönem yasaya göre eşim boşanmak istemezse boşanmanın çok zor olduğu söylendi.
   Zaten çok korkuyordum eşim ve ailesinden. Tehlikeli insanlardı. Yapılabilecek, yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Çocuklarım için bu hayata katlanmak zorundaydım. Babam gözü arkada kalarak, geri döndü. Zaman içinde ikinci çocuğum oldu ve artık her şeyim onlar oldu. Yalnızca onlar için her türlü işkenceye katlanıyordum. İkinci çocuğum olmadan önce, sinirlerimin tamamen bozulduğu bir dönem intihara bile kalkıştım. Ama bir şey olmadı, bir şekilde kurtuldum.

 

Anlamak istemiyordu
 

Çocuklar büyümeye, ihtiyaçlar çoğalmaya başladı. Eşim hiçbir şekilde çocuklarla ilgilenmiyor, bir kucağına alıp sevmiyordu. Çok korkuyorlardı babalarından, böyle olmasını istemiyordum, ama babaları eve gelir gelmez hemen odalarına kaçıyorlardı. Çocukların psikolojisi için kocamla konuşmaya, onlarla ilgilenmesi gerektiğini anlatmaya çalışıyordum. Ama bir türlü anlamak istemiyordu.
   Kocam giderek daha az evde zaman geçirmeye ve daha az para vermeye başladı. Çocukların doğru dürüst giyecekleri kıyafetleri bile yoktu. Varlık içinde yokluk çekiyorduk. Yoksa eşimin kazancı iyiydi ama bizimle paylaşmak istemiyordu. Bir gün çocuklarım kendisinden bir şeyler istediğinde onların üzerine yürümeye, bana yaptığı gibi onlara da şiddet uygulamaya çalıştı. Kendimi onların önüne attım ve kocamı durdurmaya çalıştım.
   Bağrışma, ağlama içinde kocam çocuklarla beni dışarı attı. Birden kendimizi sokakta bulduk. Ne yapacağımızı bilemiyorduk, şaşkınlık içindeydik. Neyse ki durumumu, ne çektiğimi bilen bir komşum beni alıp, bir akrabamın yanına götürdü. Çocuklarım yanımda olduğu için birden kendime güvenim geldi. Bana yaptıklarını, çocuklarıma yapmasına asla izin veremezdim. Sonuçta o, bizi atmıştı evden. Akrabam sahip çıktı ve beraber polise gittik. Avukatla konuştuk.

 

Başkasına mahkum olma
 

Boşanma süreci uzun bir süre aldı ama sonuçta boşandık. Yasalar değişmiş, artık boşanmayı iki tarafın da istemesi gerekliliği ortadan kalkmış. Şimdi çocuklarımla beraber, güvende, huzurlu bir hayatımız var. Çocuklarımın da psikolojileri düzeldi, geleceğe dair umutları var artık. Ben de okula gittim ve meslek sahibi oldum. 
   İnsan hiçbir şekilde başkasına mahkum, mecbur kalmamalı. Başkasının insafına kalındığında, insan her türlü şiddete maruz kalabiliyor. Ben çocuklarım için her türlü işkenceye katlandım. Ne yapmam gerektiğini, kimden yardım almam gerektiğini bilmiyordum. İnsanın yasal haklarını bilmesi çok önemli. Evi terk ettikten sonra kadınlara yardım eden birçok dernek ve kurumun varlığını öğrendim. Çaresiz durumda kalan kadınlara ücretsiz hukuk ve psikolojik destek veriyorlar.
   Eğer benzer durumu yaşıyorsanız, daha geç olmadan, çocuklarınızın psikolojisi daha da bozulmadan bu hayattan kurtulmaya çalışmanızı, kadın derneklerinden, sosyal hizmetlerden yardım almanızı tavsiye ederim.

 

ÖNERİ KÖŞESİ
 

Geçici velayet, ara nafaka ve konut kullanımı


   Avukat Cansu Nazlı, hikayesini bizlerle paylaşan Senem’in yaşadıklarıyla ilgili olarak hukuksal bilgilendirmelerde bulunuyor:
   Ev içi şiddet durumunda polis şikayeti ve koruma emri müracaatlarıyla ilgili bilgilendirmeleri önceki yazılarda gerçekleştirdiğimiz için burada ihtilaflı boşanma davalarında dava süresince geçerli olmasını talep edebileceğimiz geçici velayet, ara nafaka ve oturulan konutun kullanımına dair müracaatları aktarmak istiyorum.
   Boşanmak isteyen pek çok kadının gerek karşı tarafla yaşadığı anlaşmazlıktan gerekse ihtilaflı boşanma davalarında yargılamanın uzun sürmesinden gözü korkmakta ve bu süre zarfında nerede kalınacağı, tek başına nasıl geçinileceği, çocukla ilgili endişeler bu olayda olduğu gibi tedirginlik yaratmaktadır.
   Burada ihtilaflı bir boşanma davası sürecine giren bir kişinin, özellikle olaydaki gibi şiddet gibi bir sebep de bulunuyorsa koruma emri dışında başvurabileceği çeşitli hukuki yollar vardır.

 

Geçici velayet ve ara nafaka
   Bunlardan bir tanesi geçici velayet ve ara nafakadır. Nihai karar üretilmesi için boşanma davasında velayet ve nafaka talebinde bulunulsa da, boşanma dava süresince çocuğunuzun sizin velayetinizde olması ve karşı tarafın bu süre zarfında küçüğün ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik nafaka vermesi mahkemeden talep edilebilir. Bu yolla mahkemeden alınan geçici emir ile boşanma davanız sürerken aile düzeninizin belirlenmesini sağlayıp geçinmekle ilgili probleminizi nispi olarak çözebilirsiniz.
 

Ortak kullanımda olan aile yuvasında barınma talebi
   Bu uzun ve yorucu süreçte nerede yaşayacağınız da endişe edilen konuların başında gelir. Velayeti üzerinde bulunduran taraf olarak çocukla birlikte aile yuvası olarak kullanılan konutta boşanma davası süresince oturmayı mahkemeden yine bir geçici emir talep ederek isteyebilirsiniz.
    Burada evlilik süresince edinilmiş malların ortaklığı rejimi esas olduğundan her iki tarafın da ev üzerinde hakkı bulunmaktadır ve nihai karar boşanma kararıyla beraber mahkemece belirlenecektir. Ancak burada bahsedilen geçici emir evin boşanma davası süresince kullanımına ve bu zorlu süreçte barınma sorunun aşılmasına yöneliktir.

 

YORUM EKLE