Bilinmeyenleri Sibel Siber’den öğrenmek

Dr. Sibel Siber’den henüz kitapçı raflarına konulmadan yankı yaratan ve büyük merak uyandıran bir kitap: "Aynı Masada Yarım Asır / Tutanaklar ve Tanıklık." Bu kitabın tanıtımı 18 Ekim Cuma günü saat 18.30’da Lefkoşa Merit Otel’de yapılacak.
   Henüz kitapçı raflarına konulmadan kitapla ilgili  neden bu yankı ve neden bu merak?.. Çünkü toplumlararası görüşmelere dair gizli meclis oturumlarının kilit altındaki arşivlerde saklanan tutanakların en önemli bölümleri yazarının yorumlarıyla birlikte bu kitap üzerinden toplumsal belleğe havale ediliyor… Sadece bunlar değildir belgelenen… Sibel Siber çeşitli ortamlarda yaşadığı kimi önemli olayları da okurlarıyla paylaşıyor… Dahası, çeşitli konuşma,  söyleşi ve demeçlerindeki özel vurguları sayfalarında irdeliyor…
   Siyasal kariyerinde en yüksek oy oranıyla seçilmiş milletvekilliği, Başbakanlık, Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı, halkımızı ve ülkemizi dış platformlarda temsil etme ve Cumhurbaşkanı Vekilliği gibi doruklar bulunan Dr. Sibel Siber 391 sayfalık kitabında gizli tutanaklardan, tanıklıklarından ve kendi özel gözlemlerinden yola çıkarak yarım yüzyılın nice bilinmeyenini okurlarıyla paylaşıyor…
   Kitap kurdu Bülent Fevzioğlu'nun yayına hazırladığı bu belgeler hazinesi kitabı okumaya başladım ve okudukça "vay be" diyorum... Ama kitabı elinden alırken Sibel Siber'in benden istediği söze sadık kalarak bana “vay be” dedirten konuların irdelenmesini 18 Ekim’den sonraki yazılarıma bırakıyorum… Sibel Siber’in unutulmayacak bir kaynak belgesel hazırlayabilme konusundaki sorumluluk ve duyarlılığını ve de Fevzioğlu'nun teknik emeğini kutlarım...
                                                                ***
   1974’ün öncesinde ve sonrasında yaşanan onca deneyimden sonra yarım asırlık toplumlararası görüşmelere yeniden “perde” denilmeye hazırlanılan bu ortamda böylesi bir kitabın kamuoyuna sunulması duyarlı bir zamanlamadır… Ve çok enteresandır, çok önemlidir…
   1960 doğumlu Sibel Siber henüz 8 yaşında ilkokul ikinci sınıf öğrencisiyken Beyrut’da iki halkın liderleri Rauf Denktaş ve Glafkos Klerides arasında başlamıştı görüşmeler… Sibel Hanım, işte o günden bu yana, o kronik görüşmelerin devamı içinde büyüyen Kıbrıs Türk kuşağımızın bir mensubudur… Aradan 50 yıl geçti, Sibel Hanım ve akranları geldiler 59 yaşına… Ve o kronik görüşmeler hâlâ sonuçlandırılamadı… Kitabın sayfalarını karıştırdıkça neden bir sonuca varılamadığının belgesel yanıtlarıyla da yüzleşiyoruz…
   Sibel Siber bu kitabı hazırlamaya karar vermeden önce KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın “Boğaziçi Yayınları” arasında çıkmış 7 ciltlik anılarını da satır satır okuduğunu ve notlar aldığını söyledi bana… Görüşmelerin birçok gizli kalmış yönü Denktaş’ın yorum ve değerlendirmeleriyle o 7 ciltte vardır… Anladığım o ki, görüşmeler zincirinin Denktaş sonrası sürecini anlatmayı da kendine görev bilmiş Sibel Siber… Ona “gizli kalmış konuları ve hiç bilinmeyenleri kitabınızda açıklarken herhangi bir çekinceniz, duraksamanız olmadı mı?” sorusunu sorduğumda aldığım yanıt şuydu: “Merhum Denktaş’ın anılarının yayınlanmasına kadar gizli ve bilinmez kalmış çok şey vardı. Lider Denktaş bunları açıklama sorumluğunu göstermişse ondan sonra olanları açıklamak da bize düşer diye düşündüm…”
   İyi ki düşündü... Çünkü bu belgeler kitabını okuyacak olan herkes görüşmelerin geçmişine de, bugününe de ve geleceğine de daha değişik bir gözle bakabilme vizyonuna kavuşmuş olacaktır. Dr. Sibel Siber, onunla yaptığım ve yine bu sayfalarda yayımlanan bir söyleşimizde görüşmelerin bu gidişatının federasyonla buluşabileceğine asla inanmadığını belirtmişti. Elinin altında bu tutanaklar ve belgeler olan bir düşünür görüşmelerin 50 yıllık malum gidişatından hayırlı ne umabilir ki?!..
                                                                              ***
   Siyasal tarihimizin  yarım asırlık kapalı meclis tutanaklarından ilk kez çok önemli bilgi ve belgeleri gün ışığına çıkartan  gündemdeki kitabı yayına hazırlayan Bülent Fevzioğlu bu çalışmanın öyküsünü şöyle özetliyor:
   “Bu çok önemli TARİHSEL TUTANAKLARA (sanki hiç yokmuşlar gibi) yıllar yılı uzanılmamış, dokunulmamış, merak bile edilmeyerek onlarla  ilgilenilmemiştir…Ve siyasi tarihimize bir ‘KADIN ELİ’ değiyor sonra…Çok kısa süreli de olsa önce ‘BAŞBAKAN’, sonra ‘MECLİS BAŞKANI’ oluyor toplumsal kaderimizde…Kim?..Dr. Sibel SİBER…
   Dr. SİBER, Kıbrıslı Türkler adına bir İLK’i gerçekleştiriyor, MECLİS BAŞKANI olduğu o kısacık süreçte… Yıllar yılı anımsanmayan, ilgi görmeyen, aranıp sorulmayan, dikkate bile alınmadıklarından eski ve tozlu dosyalar içerisinde unutulan ‘KIBRIS TÜRK YÖNETİMİ – KAPALI MECLİS OTURUM TUTANAKLARI’na el uzatıyor, onları açıyor ve günümüze kazandırıyor siyasi tarihimizin bu çok önemli belgelerini…Müzakerelerin son 6 yılındaki, kendi kişisel tanıklığı ile birlikte...”
                                                                                              ***
   Dr. Sibel Siber’in bu kitabı yayımlamakta tabii ki çeşitli gerekçeleri vardır… Önsözünde ve yeri geldikçe sayfalarında bunları da açıklamaya çalışıyor… O gerekçelerden biri de olası bir çözümün en sağlıklı şekilde nasıl oluşabileceğini belgeler ve yaşanmışlıklar bağlamında araştırmaya dairdir. Bu konudaki görüşünü hem bana söyledi ve hem de kitabının arka sayfasına yazdırdı. Şöyle:   "Toplumların arasındaki uyuşmazlık, çözümle sonuçlandığında imzalar atılır ve 'barış anlaşması imzalandı' denir… Toplumlar adına liderlerin attığı imza, çözümün imzası olabilir. Ancak, barışın imzası yoktur. Çünkü barış, kâğıt üzerinde gerçekleşebilecek bir olgu değildir… Gönüllerde gerçekleşir ve imzası da halkın duygu ve düşüncelerindedir…"
   Kitabın sayfalarını çevirdikçe, içeriğe hiç dokunmadan bugünkü yazıma nokta olarak şu son iki cümleyi koyabileceğim sonucuna vardım: Siyasetçiler masada yarım asrı geçirdikleri halde barışın imzasını gönüllerindeki duygu ve düşüncelerle atabilecek halklar her iki tarafta da hâlâ yoktur… Türk ve Rum halkları siyasal bir çözüme hâlâ hazır değiller…

 

YORUM EKLE

banner107

banner96

banner108