Bir engelli sağlık hizmetine ulaşabilir mi

Zamanla büyütülen, üstü örtülen ve artık çıkmaza giren sorunlar var.
Sağlık başta olmak üzere, kamusal hizmetlere ulaşmak zor ve zahmetli.
Basit görülen ancak kronikleşmiş sorunlar, sistem, uygulama, fiziki altyapı yetersizlikleri.
Büyütülen, genişletilen, ek binalarla fiziki olarak güçlendirilen, ama yine de yeterli olmayan sağlık ocakları, hastaneler...
Özellikle nüfus artışına cevap veremeyen kamu hizmetleri, ciddi bir tıkanma yaşıyor.
Yetersiz kalan altyapılara bu etkeni de dâhil etmek kaçınılmaz.
Ki bu etken sadece sağlık konusunda değil, başta eğitim olmak üzere, pek çok konuda kamunun yetersiz kalmasına sebep oluyor.
Pandemi ortamında çok daha belirginleşti ki sağlık çalışanları, her türlü yetersizliğe rağmen bu sürecin kahramanları.
Bu sebeple, tüm sağlık çalışanlarını ayrı bir yere koyuyorum.
Bu ülkede yaşayan, bu ülkenin vatandaşı olan engelli bir insanın, hele de bir çocuğun, kamusal sağlık hizmetine ulaşması ne kadar mümkündür?
İnanın ki çok da mümkün değildir.
Yürümekte zorlanan, oturmak ve beklemek gibi konularda sıkıntılar yaşayan engelli bir çocuk, araç ve insan kalabalığı içinde, yetersiz hastane koşullarında, nasıl bir eziyet çekiyor, bir düşünün.
Taşımacılık, insan kalabalığı, randevu sistemindeki sıkıntılar, oturma, bekleme yerlerindeki yetersizlikler, binaya ulaşmadaki fiziki sorunlar, gerçek anlamda eziyet.
Tüm bunları sağlık çalışanlarının gayreti bir yere kadar kapatıyor, fakat söylediğim gibi onların çabası da bir yere kadar.
Engellilerle ilgili sorun ve sıkıntılar, sadece yollar, kaldırımlar, binalar değil, eğitimden, sağlığa, istihdamdan, sosyal yaşama katılmaya kadar zor.
Lefkoşa’ya yeni bir hastane yapılacak.
Projeyi henüz bilmiyoruz, umalım ki hem bina, hem de çevresel düzenleme olarak, eksiklikleri giderecek, kolaylıklar sağlayacak, her türlü düzenlemeyi içersin.
Güzelyurt ve Girne’de yarım kalan hastaneleri ve sebeplerini düşündükçe, Lefkoşa’ya yapılacak hastanenin önemi daha da artıyor.
İddialı olmamakla beraber, Lefkoşa hastanesinin, Güzelyurt ve Girne’de yarım kalan hastanelerden daha önce biteceğini düşünüyorum.
“Lefkoşa'ya yapılacak 500 Yataklı Devlet Hastanesi için ilgili arazinin KKTC Sağlık Bakanlığı’nca T.C. Sağlık Bakanlığı adına T.C. Lefkoşa Büyükelçiliği’ne devredildiğini açıkladı.”
Tabi ki tartışmalı bir durum.
Başka bir ülkede örneği var mı, bilmiyorum.
Pandemi hastanesinde olduğu gibi, yeni, cezaevi binasında yaşandığı gibi, KKTC yasalarına ve bağlı prosedürlere uygunluk elbette esas olmalı.
Ancak bu, konunun bir tarafı olmakla beraber, konunun bütününü etkilememeli.
Yasal bir sorun varsa, böyle bir yatırıma gölge düşürmemeli.
Bu tüm taraflar için geçerli.
Bu ülkede yaşayan her bireyin, birbirinden farklı olmadan, sağlık hizmetine ulaşması şart.
Devlet, özellikle dezavantajlı insanlarının ayağına sağlık hizmeti götüremiyorsa, bu insanların en kolay yoldan, sağlık hizmetine ulaşmasını sağlamakla mükelleftir.
Ülke şartları göz önüne alınarak, iyi bir hastane projesi, bugün için ihtiyaçtır.
Binanın bitmesi de, tek başına bir şey ifade etmez.
İnsan kaynağından, teknolojik altyapı ve elbette sağlıkçılara kadar şimdiden hazırlık yapılmalı.
Yoksa boş bir bina hem utancımız, hem de eksiğimiz olarak kalır.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75