Bir şampiyonluk hikayesi

Levent TEZEL

   Hepsi yalan bu gerçek. Sarı-yeşil Mağusa Türk Gücü, tarihinin 9. şampiyonluğuna, önemli bir başarı hikayesine imza attı. 30 haftalık periyotta elde ettikleri 24 galibiyetin yanı sıra attıkları 91 gol ve topladıkları 74 rekor puanla yakalanan bu başarıda hiç kuşkusuz başkanından yönetimine, teknik heyetinden futbolcusuna ve takımını içerde dışarıda destekleyen taraftarına kadar herkesin derece derece çok büyük payı vardır.

   Yapılan önemli transferlerle kurulan ve yıldızlardan oluşan bu takım, ilk başlarda kısa bir bocalama dönemi geçirse de sonrasında yakalanan ivme, oynanan iyi ve etkili futbol, yakaladıkları takım gibi takım olma başarısı ile mutlu sona ulaşmayı bildiler. Mağusa kentinin, Mağusalı’nın gururu oldular. Yenicami ile girilen amansız şampiyonluk yarışını puan puana bitirseler de ilk maçta aldıkları 3 farklı galibiyet ve ikinci maçtaki 3-3’lük kritik beraberlik ikili averajla da olsa çok istedikleri, çok bekledikleri şampiyonluğu getirdi. Hak ederek, çok isteyerek, inanarak, savaşarak ve hiçbir hafta ümitlerini kaybetmeyerek şampiyonluğa ve kupaya uzandılar.

   Geride kalan 29 hafta sonrasında sıra son maça, şampiyonluğa ulaşacakları maç olan Küçük Kaymaklı maçına gelmişti. Tribünleri dolduran binlerin yanı sıra başkanın, yöneticilerin, teknik heyetin ve futbolcuların yüzlerindeki heyecan ve stres açıkça okunuyordu. Maçın başlama düdüğü ile birlikte kazanmaları halinde şampiyonluğa ulaşacaklarının bilinciyle rakibini adeta boğan ve ceza alanına hapseden sarı-yeşilliler ilk yarım saat dolarken golü buldu. Gol zaten direnci pamuk ipliğine bağlı olan ve aklı fikri hafta arasında başlayacak kritik play-out mücadelesindeki Kaymaklı’nın teslim bayrağını çok erken çekmesini de beraberinde getirdi.

   Zaten öyle bir maçtı ki o iyi oynamış, bu iyi oynamış, şu olmuş, bu olmuş hepsi bir tarafa. Kazanmaları gerekiyordu kazandılar. Kaleci Yusuf başta olmak üzere savunmacılar Odibe, Halil, Orhan, kaptan Yasin, Yusuf Beyazi ve zaman zaman Erdoğ’un katkısı ile ligin en az gol yiyen savunması oldular.

   Orta alanda atom karınca Mehmet Gürlü, genç yaşına rağmen sanki yıllardır o mevkide oynarmış havasındaki Mehmet Erol, savaşçı özelliği ile Adil, enerjisi ile Arif ve takımın vurucu gücü Uğur, Halil Turan, Peter, Dino Peter, takıma ikinci yarı katılan Sadık Balarabe attıkları gollerle şampiyonlukta önemli pay sahibi oldular. Sonuçta hak ederek kazanılan şampiyonluk hikayesi maçın sonlarında taraftarın “federasyon kupayı buraya getir” tezahüratının gerçeğe dönüşmesi ile tarihi bir şampiyonluk hikayesi de yazılmış oldu.

YORUM EKLE