Bitmeyecek mi bu su baskınları?

Bu köşede defalarca aynı şeyleri yazdık ama tekrarlamakta fayda var…

Bu ülkede sorunlar maalesef kolay kolay çözülmüyor ya da çözülemiyor.

Olmuyor, yıllar geçiyor, yöneticiler değişiyor ama sorunlar son bulmuyor.

Ne merkezi hükümetin, ne de yerel yönetimlerin yetkisinde olan konulara çözüm bulunabiliyor.

Bu durum da ülke insanına moralsizlik olarak yansıyor.

İnsanlar, sorunlarının çözüldüğü oranda mutlu olur, huzur bulur.

Bu ülkenin gelmiş geçmiş yöneticileri de sorunları tam olarak çözmeyi başaramıyor.

Üzüntü verici ama gerçek olan bu…

Bugün üzerinde durmak istediğimiz konu, yağmurlardan sonra kentleri basan sular.

İnanın artık vatandaşlar da şikayet etmez oldu, çünkü sıkıldılar.

Hiçbir şeyin değişmemesi nedeniyle artık vatandaşlar da mücadeleyi bıraktı.

Bir vatandaşımız, Ortaköy’de gördüğü muhabirimizi, “Burada ne dolanıyorsunuz, gidin Çağlayan bölgesine, bizim mahalle sular içinde, araçlar Gençlik Gücü’ne yakın bir bölgede geçemiyor geri dönüyor” diye uyardı.

Muhabirimiz, “Neden bizi aramıyorsunuz?” diye sordu.

Adam, “Kaç defa yazacaksınız evladım? Daha önce aradık, birçok gazete yazdı da ne oldu?” dedi.

Her yağmurda mahalleyi su basıyor, araçlar geçemiyor, içine giren de çıkamıyormuş ama artık gazeteleri, televizyonları da aramıyor vatandaşlar, kabullenmişler.

Ne kötü bir şey bu?

“Nasıl olsa çözüm bulunamayacak” düşüncesi gerçekten kötü.

Tamam da bu yılgınlık, bu tepkisizlik de iyi değil…

Lefkoşa Organize Sanayi Bölgesi’nin bir bölümü yıllardır yağmur yağdı mı sular altında kalıyor.

Kaç belediye başkanı değişti, kaç içişleri bakanı, kaç hükümet ama sorun hep aynı.

Geçmişte merkezi hükümet de sorunu çözmeye çalıştı, bölgede bir kanal ya da yapay dere gibi bir şey bile yaptılar ama olmadı.

Bazı belediye başkanları, bazı bakanlar, gerekirse sosyal konutlardan konut bile yıkılabileceğini söyledi, su baskınını önlemek için.

Faydası olur muydu, su baskınlarıyla ilgisi var mıydı bilemiyoruz ama demek istediğimiz, sorunu çözeceğini söyleyenler, büyük büyük lâflar da ettiler.

Neden böyle?

Neden büyük kentlerimizde her yağmur yağdığında bazı bölgeleri sular basıyor?

Neden oraları tamir edilmiyor?

Neden her yağmur yağdığında kentlerin sokaklarında ne yürünebiliyor ne de araç kullanılabiliyor?

Toplum bu dertten neden kurtulamıyor?

Bu kentlerde yaşayan insanlar, bu halk daha ne kadar bu çilelere katlanacak?

Gerek yerel yönetimler gerekse merkezi hükümet artık bu sorunları çözmelidir.

Projeler yapılmalı, gerekirse bölgelerde radikal tedbirler de alınmalı.

Böyle gelmiş, böyle gitmemeli…

YORUM EKLE