Bitmeyen dert kaçak işçi

Bazı sorunları tekrar tekrar yaşıyor ve çaresini bulamıyoruz.

Aslında bunların, çaresi bulunamayacak kadar da çok zor işler olduğunu düşünmüyoruz.

Mesele, yeterli yasa, eleman ve etkin denetimden geçmektedir.

Tabii ki halkın, toplumun da duyarlı olması gerekmektedir.

Değinmek istediğimiz konu “kaçak işçi” sorunu.

Yıllardır bu sorunla uğraşıyoruz, nispeten geçmişe göre daha az kaçak işçi çalıştırma var ama yine de kökünü kazıyamıyoruz.

Dünkü “KIBRIS Ekonomi” ekimizde okudunuz; Çalışma Dairesi’nin 1 Ocak-30 Eylül tarihleri arasındaki dönemde yaptığı bin 281 özel nitelikli işyeri denetiminde bin 671’i Türkiye Cumhuriyeti uyruklu, 470’i ise üçüncü ülke uyruklu toplam 2 bin 141 çalışan kontrol edilirken, bunların 407’sinin (yüzde 19,01) kaçak çalıştırıldığı tespit edildi. Ocak-Eylül 2017 döneminde yapılan teftişlerde kaçakların toplam çalışan sayısına oranı yüzde 13,20 düzeyinde hesaplanmıştı.

Çalışma Dairesi’nin ‘Faaliyet Raporları’na göre, kaçak çalıştırılanların yüzde 77,15’i (314 kişi) Türkiye Cumhuriyeti uyruklu çalışanlardan, yüzde 22,85’i de (93 kişi) ise üçüncü ülke uyruklu çalışanlardan oluşuyor.

Bu oran geçen yılın eylül ayında TC uyruklular için yüzde 76,19, üçüncü ülke uyruklular için de yüzde 23,81 düzeyinde kayıtlara geçmişti.

9 aylık sürede yapılan denetimlerde, “Kaçak İşçi Çalıştırma ve İş Yasası’na aykırı hususlardan” dolayı 201 işverene, 1 milyon 379 bin TL’lik ceza kesildiği saptandı.

Tabii, 1.2 milyon TL’si çalışma izinsiz işçiden kaynaklanan cezaların sadece yüzde 24,56’lık kısmını oluşturan 338 bin 624 TL’si tahsil edilebildi. Bu da ayrı bir yazı konusu, bunu ayrıca tartışacağız.

Yılın üçüncü çeyreğine kadarki işçi denetimlerinde çok az da olsa KKTC uyruklu çalışanların kontrol edilen işyerlerindeki oranının arttığı belgelendi.

Eylül 2018 Raporu’na göre, kontrol edilen işyerlerindeki 2 bin 997 çalışanın yüzde 28,85’inin (856 kişi) KKTC uyruklu olduğu ortaya çıktı. Bu rakam bir önceki çeyrekte yüzde 27,8, geçen yılın aynı döneminde ise yüzde 26,38 oranındaydı.

Şimdi biz neden kaçak işçi sorunu ile baş edemiyoruz?

Neden denetim yapacak personeli artırmıyoruz?

Neden daha can yakıcı cezalar kesmiyoruz?

Neden kestiğimiz cezaları bile toplayamıyoruz?

Bunların cevaplarını bulduğumuz zaman, yaşanan bu sıkıntıyı da çözmüş oluruz herhalde.

Tabii işverenler de neden halen çağdaş davranmaz, neden yasalara saygılı olmaz, neden işçiyi sömürür, neden devlete karşı yükümlülüğünü yerine getirmez?

Çalışma yaşamıyla ilgili sivil toplum örgütleri de en az devlet kadar denetleyici olmalı, aralarındaki bu çürük elmaları ayırmalıdır.

Halkın kötüler nedeniyle genelleme yapmasının, tüm işverenlere önyargılı davranmasının önüne ancak böyle geçilebilir.

Hem devletin hem de sivil toplum örgütlerinin, hem yasal yollardan hem de bilinçlendirme çalışması yaparak bu sorunun üzerine gitmesi gerekiyor. Yasalara uymayanlar deşifre edilmeli, halk da yasa dışı işler yapan işverenleri, ürünlerini satın almayarak cezalandırmalıdır.

Yani “kaçak iş yaşamı” konusunda yapılacak çok iş vardır, yeter ki niyet edilsin…

YORUM EKLE