Bitmeyen şikayet konusu: Serbest Liman

Gazimağusa Serbest Liman Bölgesi, uzunca zamandan beridir şikayet konusudur.

Aslında Gazimağusa’da liman anlamında genel bir şikayet vardır.

Sorun, bugünün konusu değil, yıllardır sürüyor.

Gelmiş geçmiş hükümetler bu konuda eleştirildi ama hiçbir şey değişmedi.

Kendi adımıza, yani KIBRIS Gazetesi olarak bu konuyu defalarca haber yaptık.

Liman çalışanlarından bölge halkına kadar bu konuda şikayetçi olmayan kesim yok.

Herkes şikayetçi ama bu konuda gerekli adım atılamıyor.

Buralarının özelleştirilmek istendiği, o nedenle de para harcanmadığı ya da özelleştirme için zemin hazırlandığı iddiaları yıllardır söyleniyor.

Böyle bir niyet varsa bile, orasının bakımsız, döküntü kalmasına gerek yoktur.

Limanın insan sağlığını tehdit etmeyecek, çevre kirliliğine yol açmayacak bir yapıda olması gerekmektedir.

Sanırız, gözden kaçırılan budur, ülkemiz ve Mağusa halkı böyle bir limanı hak etmiyor.

Limanda sıkıntılar bitmek bilmiyor, daha doğrusu sorunlar çözülmüyor.

Bu konuda önceki gün Sendikal Platform, çok anlamlı ve zamanlaması önemli bir eylem yaptı.

Platform, Gazimağusa Serbest Liman Bölgesi’ndeki çevre kirliliğine dikkat çekmek için Gazimağusa Gümrük Şube Amirliği önünde basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, ‘Serbest Liman’ın ana işlevlerini yitirerek, kirli endüstri merkezi haline geldiği vurgulandı.

Gerçekten de serbest liman işlevini yitirmek üzeredir.

Serbest limanın kirli endüstri merkezi haline gelmesi arzu ettiğimiz bir şey olamaz.

DEV-İŞ Başkanı Hasan Felek’in Sendikal Platform adına basına açıklama yaptığı etkinliğe, bazı sendikaların başkan ve yetkilileri ile Gümrük Şube Müdürlüğü çalışanları da katıldı.

Bölgede yaşanan çevre kirliliğine ve sağlıksız çevre koşullarına dikkat çektiler.

Hasan Felek, böyle devam edilmesi halinde Gazimağusa için büyük bir çevre felaketi yaratılacağını belirtti.

Felek, ‘Serbest Liman’ın hemen yanı başında bulunan Karakol İlkokulu’nda eğitim gören çocukların kirlilikten etkilenmesini önlemenin her duyarlı insanın görevi olduğunu ifade etti.

Hasan Felek’e hak vermemek elde değil. KIBRIS Gazetesi olarak biz bu konuya defalarca değinip, yetkilileri uyardık.

GÜÇ-SEN Başkanı Derviş Dağman da dünyanın hiçbir yerinde böyle bir serbest liman olmadığını belirterek, çevrenin temizlenmesi ve ‘Serbest Liman’ın düzgün hale gelmesi için mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.

Desteklerinden ötürü Sendikal Platform ve Mağusa Kent ve Ekoloji Platformu’na teşekkür eden Dağman, “Bugün burada Gazimağusa ve ülke halkını da yanımızda görmek isterdik” dedi.

Derviş Dağman da çok haklı… Toplum olarak sosyal medyada verdiğimiz tepkiyi maalesef pratikte ortaya koyamıyoruz, eylem olarak ortaya dökemiyoruz.

Yapılan şikayetlere baktığımızda çok daha fazla insanın orada bulunması ve tepki koymasını bekliyor insan.

Umarız ileride bu duyarlılık daha da büyür ve pratik olarak insanlar sokakta bunu ortaya koyar.

Mağusa Kent ve Ekoloji Platformu adına açıklama yapan Erol Emin de “sendikalar para için eylem yapar” algısının Sendikal Platform’un bu duyarlılığı ile toprağa gömüldüğünü, sendikaların Gazimağusa halkı ve liman çalışanlarının sağlığı için eylem yaptığını kaydetti.

Emin, GÜÇ-SEN’in 2006 yılından beri limandaki dökme yüklerin hayatı tehdit ettiğini ısrarla vurguladığını belirterek, liman çalışanlarının dökme çimentoların havaya yaydığı kimyasalları her gün solumak zorunda kaldıklarını söyledi.

Erol Emin’in söyledikleri de çok doğru... KIBRIS Gazetesi dökme yük meselesini defalarca haber yaptı, bu korkunç olayı fotoğraflarla yansıttı. Liman çalışanlarının ve halkın tepkilerini ortaya koydu. Her hükümet dönemi çözümlenemeyen bir sorun olarak halen karşımızda duruyor.

Erol Emin haklı olarak; “Hükümet, limanın rehabilite edilmesi gerektiğini söylüyor. Dozerler yeni çimento dolum tesisi için icraat yapıyor. Hükümetten tık yok” diyor.

Emin daha da sert konuşarak, limanda siyaset ve ticaretin ittifak kurduğunu ve hükümetlerin de bu ittifaktan korktuğunu iddia ediyor. Erol Emin, Ekonomi ve Enerji Bakanı’na çağrı yaparak, ‘Serbest Liman’daki çevre kirliliğine son verilmesini istedi.

Limanda siyaset ve ticaretin ittifak kurduğu ve hükümetlerin bundan korktuğu iddiası çok ciddidir ve buna inanmak bile istemiyoruz.

Diyeceğimiz o ki; “Serbest Liman” ile ilgili feryatlar çok haklıdır. Hükümetler de bu sorunu çözmek zorundadır. Geçmiş hükümetler sorunu çözmedi ya da çözemedi, yenisi çözsün...

YORUM EKLE